Koroner anjiyografi veya elektif perkütan koroner girişim yapılan demir eksikliği anemisi olan hastalarda intravenöz demir karboksimaltoz tedavisinin kontrast madde nefropatisi gelişimi üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE SÜNBÜL

Danışman: Tahsin BOZAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Koroner arter hastalığı (KAH) dünya genelinde birçok insanı etkilemekte ve görülme yaşı gün geçtikçe küçülmektedir. Dünyada ölümlerin en sık nedeni halen koroner arter hastalıklarıdır (1). KAH tanı ve tedavisinde altın standart yöntem konvansiyonel anjiyografidir (KAG) (2). Koroner anjiyografinin önemli komplikasyonlarından biri kontrast madde nefropatisidir (KMN). KMN gelişiminde en önemli faktör böbrek fonksiyonlarının bozukluğudur. Anemi birçok çalışmada kontrast nefropati için risk faktörü olarak belirlenmiştir. Biz de bu çalışmamızda demir eksikliği anemisi olan hastalarda demir tedavisinin KMN gelişimi üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. MATERYAL VE METOD: Çalışmaya kardiyoloji kliniğine başvuran, demir eksikliği anemisi olan, elektif olarak KAG veya perkütan koroner girişim (PKG) planlanan, ejeksiyon fraksiyonu (EF) <%50 olan toplam 100 hasta prospektif olarak dahil edildi. Hastalar işlem öncesi demir tedavisi alan ve almayan olmak üzere 50'şer kişilik iki gruba randomize edildi. Demir tedavisi alan gruba işlemden 5-10 gün önce intravenöz 1000mg demir karboksimaltoz verildi. Çalışmaya alınan hastaların demografik, biyokimyasal ve ekokardiyografik parametreleri, KAG veya PKG sırasında kullanılan kontrast madde miktarı ve işlem ile ilgili özellikler kaydedildi. İşlemden 48-72 saat sonra böbrek fonksiyon testleri tekrar değerlendirildi. Anemi; kadınlar için hemoglobin değeri <12g/dL, erkekler için <13g/dL olarak tanımlandı. KMN; kontrast madde verildikten 48-72 saat sonra bakılan kreatinin değerinde 0,5mg/dL ve/veya bazal değere göre %25 oranında artış olarak tanımlandı. BULGULAR: Çalışmaya katılan hastalardan demir tedavisi alanlarla almayanlar arasında genel demografik özellikler açısından anlamlı fark izlenmedi. Sadece vücut kitle indeksi demir tedavisi almayan grupta anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi (29,8 vs 27,2; p<0,01). Tüm hastaların %18'inde (18 hasta) KMN gelişti. Demir tedavisi almayan 13 hastada (%26) KMN gelişirken, demir tedavisi alan 5 hastada (%10) KMN gelişti (p=0,03). KMN gelişen hastalarda ortalama Mehran risk skoru 6,6; KMN gelişmeyenlerde 7,2 olup gruplar arası anlamlı bir fark izlenmemiştir (p=0,49). KMN gelişen ve gelişmeyenler hastalar değerlendirildiğinde; demografik özellikler açısından anlamlı fark izlenmedi. KMN gelişimini predikte etme açısından risk faktörleri tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. İşlem sırasında kullanılan kontrast madde miktarı / kreatinin oranı (OR:1,008 (GA:1,0003-1,01); p=0,049) ve demir tedavisi uygulamasının (OR: 0,30 (GA:0,09-0,97); p=0,044) hem tek değişkenli hem de çok değişkenli analizde KMN gelişimini öngördüğü saptandı. SONUÇ: Kullanılan kontrast madde miktarının kreatinin değerine oranı ve demir tedavisi uygulanmaması KMN gelişimi için bağımsız prediktörlerdir. Demir eksikliği anemisi olan hastalarda intravenöz demir tedavisi KMN insidansını azaltmaktadır.