Birinci basamakta 65 yaş üstü hastalarda stopp versiyon-2 kriterlerinin polifarmasiye etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU ÖĞDEM
Danışman: Süleyman ERSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Dünya genelinde giderek artan yaşlı nüfus, ortaya çıkan hastalıklar nedeniyle çoklu ilaç kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Çok sayıda eşzamanlı ilaç kullanımı olarak bilinen polifarmasi yaşlılarda aşırı doz komplikasyonları ve ilaç reaksiyonları sonucu hastaneye yatış ve mortalite nedeni olan hayati bir durumdur. Birinci basmak sağlık hizmetlerinde görev yapan aile hekimleri çoklu ilaç kullanımından kaynaklanabilecek sorunları takip edebilir ve çözüm üretebilirler. Ancak birinci basamakta çalışan klinisyenlerin bu konuda yeterli bilgi ve duyarlığının olması önemlidir. Klinisyenlerin çoklu ilaç kullanımındaki risklerin belirlenmesi ve potansiyel ilaç etkileşimlerinin ortaya konması için pratik kriterler ve programlar geliştirilmiştir. Bu programlar potansiyel olarak uygun olmayan ilaçları, eksik reçeteleme bilgilerini ve ilaca bağlı gelişebilecek zararlı etkileri belirtmede klinisyene yardımcı olabilir. Ancak bu programların birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Biz de bu çalışmamızda birinci basamakta 65 yaş üzeri hastalarda polifarmasiyi önlemek, varsa gereksiz ilaç kullanımını azaltmak ve ilaç ilaç etkileşimlerini saptayarak hastalarımız için uygun dozda, uygun miktarda, en az ilaç kullanımını sağlamak ve polifarmasi sıklığını tespit etmeyi amaçladık. Aynı zamanda bu çalışmada STOPP versiyon 2 kriterlerinin hastalarımız üzerinde etkinliğini görmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma İstanbul ili Kadıköy ilçesinde Kadiköy 3 nolu Aile Sağlığı Merkezinde 01 Ocak 2023 –01 Mayıs 2023 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 65 yaş üzeri 332 hasta dahil edilmiştir. Hastaların bazı sosyodemografik bilgileri ile kullandıkları ilaçların grupları, sayıları, ve kronik hastalıklarına ait bilgiler alınarak STOPP versiyon-2 kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin %66'sında polifarmasi olduğu belirlenmiş, bu bireylerin kullandığı medyan ilaç sayısı altı (ortalama: 6,08±3,22; aralık: 0-16) olarak saptanmıştır. Yaşlı bireylerin %56'sında uygunsuz ilaç kullanımı bulunmuştur. UİK oranının 75 yaş ve altındaki yaşlı bireylerde %51,4, 76-85 yaş arasında %59,8 ve 85 yaş üzerinde %67,6 idi (p>0,005). UİK oranlarının ilk-orta okul mezunlarında %75 düzeylerinde bulunduğu ve lise ve üniversite mezunlarına göre anlamlı yüksek olduğu saptanmıştır. UİK oranlarının düşük gelirli olanlarda orta veya yüksek gelirli olanlara göre anlamlı yüksek olduğu gözlenmiştir. Kronik hastalığı olanlarda UİK oranı kronik hastalığı olmayanlara göre anlamlı yüksek bulunmuştur. Kalp yetmezliği olan 15 hastanın tümünde uygunsuz kullanım saptanmıştır. Koroner arter hastalığı olan yaşlılarda UİK oranı diğer yaşlılara göre yüksek bulunmuştur (p<0,005). Diyabeti olanlarda UİK oranı diyabeti olmayanlara göre yüksek saptanmıştır (p<0,005). Hipertansiyonu olanlarda UİK oranı hipertansiyonu olmayanlara göre yüksek bulunmuştur (p<0,005). STOPP uygulanma öncesi kullanılan ortalama ilaç sayısı 6,08'den 4,82'ye, medyan ilaç sayısı 6'dan 5'e, kullanılan maksimum ilaç sayısı 16'dan 12'ye, polifarmasi oranı %66'dan %50,3'e ve ileri düzey polifarmasi oranı %15,1'den %3,9'a düştüğü saptanmıştır. Yaşlılarda kanıta dayalı klinik endikasyon olmadan herhangi bir ilaç reçeteleme oranının %19,9 olduğu görülmüştür. Komplike olmayan peptik ülser ve erozif peptik özofajit tedavisinde PPI'ların tamdozda 8 haftadan uzun süre kullanımı (doz azaltımı veya kesilmesi endikedir) oranının 17,8 ve tedavi süresi iyi tanımlanmış bir durumda tavsiye edilen süre ötesinde herhangi birilaç reçeteleme oranının %15,4 olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak çalışmamızda yaşlı hastalarda polifarmasi oranının çok yüksek olduğu, bunun sonucunda birçok faktörle ilişkili olarak UİK oranının yüksek olduğu saptanmıştır. Özellikle kronik hastalıkları olan yaşlı bireylerin reçetelendirmesinin aile hekimlerinin kontrolünde yapılmasının ve yakından izlenerek STOPP kriterlerine göre düzenlenmesinin UİK oranını ve buna bağlı olarak komplikasyon gelişme riskini düşüreceği kanaatindeyiz.