Edinsel immün yetmezlik sendromu tanılı hastalarda tüberküloz sıklığı, tedavi sonuçları, sekel ve mortalite oranlarının değerlendirilmesi ve COVİD-19 ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA ENSAROĞLU

Danışman: Şemsi Nur KARABELA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Tüberküloz (TB), Human Immunodeficiency Virus (HIV) ile yaşayan bireylerde her dönemde görülebilen, immünsupresyonun derinleşmesiyle sıklığı artan, yüksek morbidite ve mortaliteye yol açan en önemli fırsatçı enfeksiyonlardandır. Her iki hastalığın tanı ve tedavi süreçleri, sağlık sistemi ve toplum sağlığı üzerinde büyük yük oluşturmaktadır. Coronavirus Disease 2019 (COVID-19) pandemisi, sağlık sistemi üzerindeki bu yükü artırmıştır. Bu çalışmada, HIV/TB koenfeksiyon sıklığının belirlenmesi, tedaviye yanıtın değerlendirilmesi, sekel gelişimi ve mortalite oranlarının analiz edilmesi, COVID-19 pandemisinin bu sonuçlara etkilerini göstermek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2015 ile Ocak 2024 arasında Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğimizde takip edilen HIV tanılı bireyler taranmış, aktif TB koenfeksiyonu saptanan hastalar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastaların demografik bilgileri, laboratuvar ve görüntüleme bulguları ile tedavi kayıtları hasta dosyaları ve dijital kayıt sistemlerinden elde edilmiştir. Ayrıca, COVID-19'un hasta yönetimi üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla, pandemi öncesi ve pandemi döneminde tanı alan olgular karşılaştırılmıştır. Bulgular: HIV/TB koenfeksiyonu, 2.845 HIV ile yaşayan birey arasında 108 hastada (%3,8) saptandı. Hastaların %83'ü erkek, yaş ortalaması 42,4 yıl, CD4⁺ T lenfosit ortalaması 130 hücre/mm³'tü. TB tanısı olguların %38,9'unda bakteriyolojik olarak konuldu. En sık pulmoner TB (%50) tespit edilirken ekstrapulmoner TB içerisinde en sık santral sinir sistemi (SSS) TB (%17,6) ve TB lenfadenit (%15,7) saptandı. TB sonrası sekel hastaların %21,8'sinde gelişirken mortalite oranı %27,8'sinde belirlendi. Olguların %71,3'ü yatarak takip edildi; COVID-19 sonrası yatarak tanı alma oranı, istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). SSS-TB tanısı, CD4⁺ T lenfosit sayısı, Anti-HCV seropozitifliği ve malignite varlığı, mortalite açısından istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç: HIV/TB koenfeksiyonunda immün yetmezlik, hastalığın seyrini değiştirmekte ve kesin tanı oranlarını azaltmaktadır. Koenfeksiyon varlığında gözlenen sekel dağılımı, HIV'in immün yanıt üzerindeki çift yönlü etkisini yansıtmaktadır. HCV seropozitifliği ve malignitenin mortaliteyle olan ilişkisi, bu tanıları alan hastaların klinik yönetiminde daha dikkatli değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Pandemi döneminde artmış yatarak takip oranı ve SSS-TB sıklığı, bu dönemde tanıda gecikmeler ile sağlık hizmet sunumundaki geçici aksaklıklarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Antiretroviral Tedavi, COVID-19, HIV, Koenfeksiyon, Mortalite, Sekel, Tüberküloz