Polikistik over sendromlu hastalarda AMH değerinin serbest androjen indeksi ve serum serbest testosteron düzeyleri ile korelasyonunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM AKÇA ŞENSOY

Danışman: Semra KAYATAŞ ESER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda primer olarak PKOS'li hastalar ve normal over yapısına sahip kontrol grubu arasında AMH, total testosteron ve serbest testosteron düzeyleri ile serbest androjen indeksinin (FAİ) karşılaştırılması amaçlandı. AMH ve serbest testosteron ölçümünün yapılamadığı laboratuvarlarda, serbest androjen indeksinden faydalanarak, klinik tanı ve over rezervi hakkında bilgi sahibi olunup olunamayacağının araştırılması hedeflendi. Çalışma prospektif izlem çalışması olarak planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya etik kurul onayının alınmasından itibaren üç aylık periyodda Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi infertilite polikliniklerine başvuran 18-45 yaş arası polikistik over sendromu tanısı almış 45 hasta ile aynı yaş grubunda normal over yapısı ve rezervine sahip 45 kadın dahil edildi. Hasta ve kontrol grupları anamnez, klinik muayene, ultrason ve AMH ölçümlerine göre belirlendi. Hastaların ilk vizit sırasında demografik bilgileri kaydedilip boy ve kilo ölçümü yapılarak (Vücut ağırlığı (kg) / boy (m2) ) formülüne göre 'Vücut kitle indeksi' (BMI) hesaplandı. Bel çevresi ölçümü yapıldı. Hirsutizm skoru Modifiye Ferriman-Gallwey skorlama sistemine göre değerlendirilerek 8'nin altındaki skor normal, 8'in üzerindeki skor patolojik olarak kabul edildi. Açlık serum FSH, LH, E2, PRL, TSH, serbest testosteron, total testosteron ve SHBG düzeyi çalışıldı. Total testosteron SHBG'ye bölümü 100 katsayısı ile çarpılarak serbest androjen indeksi(FAİ) hesaplandı. Her iki grup biyokimyasal ölçümler açısından istatistiksel olarak kıyaslanarak AMH ile androjen ölçümlerinin korelasyonu değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya alınan kişilerin yaşlarına bakıldığında PCOS grubunda ortalama yaş 30, kontrol grubunda ise 33.4'tü. İki grup arasında boy, ağırlık, BMI(kg/ m²) ve bel çevrelerinin benzer olduğu saptandı (p>0.05). Hormonal parametreler karşılaştırıldığında hastaların bazal FSH, LH, LH/FSH oranı, PRL ve TSH değerlerinde kontrol grubuna göre anlamlı farklılık gözlenmedi. PKOS grubundaki E2 düzeyinin, kontrol grubuna göre daha düşük olduğu görüldü (p=0.002). Ayrıca polikistik over sendromlu hastalarda hesaplanan Ferriman-Galwey skoru kontrol grubuna göre anlamlı oranda daha yüksekti (p=0.008). Beklendiği üzere, PKOS olgularının %66'sında adet düzensizliği görülürken bu oran kontrol grubunda %28'di (p=0.001). Gruplar arasında yapılan karşılaştırmada AMH düzeyinin PKOS grubunda anlamlı olarak yüksek olduğu gözlendi (4.24 ± 3.12 vs 2.29 ± 1.91, p=0.001). Total testosteron ve SHBG düzeyleri gruplar arasında değişiklik göstermezken; serbest testosteron düzeyi PKOS grubunda daha yüksek ölçüldü (p=0.014). SHBG'nin PKOS grubunda daha düşük ölçülmesine karşın, total testosteron düzeyinin SHBG'ye oranlanarak ölçülmesiyle hesaplanan serbest androjen indeksi iki grup arasında benzerdi (2.20 ± 1.66 vs 2.49 ± 4.78, p=0.2). Sonuç: PKOS'de anrojenlerin kanda yükselmesi, ovulasyonu bozarak sendromun belirti ve bulgularının şiddetlenmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla doğru ölçümleri ve takipleri hastalığın tanı ve tedavisinde kritik öneme sahiptir. Günümüzde normal folikül gelişimi için gerekli olan androjen seviyesi yüksekliğinin fertilite için gerekli oosit büyüme ve olgunlaşmasında da önem arz ettiği hipotezi giderek daha fazla kabul görmektedir. AMH'nin androjenlerle ilişkisi pek çok çalışmanın verilerinde indirekt olarak bildirilmiş ancak net bir korelasyon ortaya konmamıştır. Çalışmalarda serumda endojen kaynaklı androjen artışının granuloza hücrelerinde AMH sekresyonunu artırdığı bildirilmiş ve ayrıca androjen replasmanı yapılan hastalarda AMH seviyesinin anlamlı olarak arttığı gözlenmiştir. Araştırmamızın sonucunda, testosteronun hem serbest hem de total düzeyinin PKOS grubunda AMH ile pozitif korelasyon göstermekte olduğu, ancak bu korelasyonun kontrol grubunda sadece total testosteron ile mevcut olup; serbest testosteron ile korelasyon olmadığı saptandı. Araştırmamızdaki veriler, androjen artışının granuloza hücrelerinde AMH sekresyonunda artışa neden olduğunu savunan çalışmaları desteklemekte; normoandrojenik PKOS'lu hastalara göre hiperandrojenik olanlarda AMH'nin daha yüksek bulunduğu çalışmalarla da paralellik göstermektedir. Sonuç olarak; çalışmamızda polikistik over sendromlu hastalarda AMH seviyesinin normal over yapı ve rezervine sahip hastalara oranla yüksek olduğu, testosteronun hem serbest hem de total düzeyinin AMH ile pozitif korelasyon gösterdiği, AMH düzeyi arttıkça estradiolün de arttığı bulunmuştur. Ancak primer amaç olarak belirlediğimiz, over rezervi tayininde androjenlerin kullanılmasını önermek için yeterli veriye ulaşılamamıştır. AMH ile androjenler arasındaki ilişkinin daha net anlaşılması ve mekanizmanın normal ve PKOS'li hastalarda nasıl işlediğinin ortaya çıkarılması için daha geniş ölçekli, randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Çalışmamızın PKOS'de AMH disregülasyonunun kronolojisini ortaya çıkarılması için yapılacak moleküler çalışmalara baz olacağı inancındayız., Anahtar kelimeler: Polikistik over sendromu, AMH, testosteron, serbest androjen indeksi