Akut apandisit hastalarının histopatolojik sonuçları ile acil servisteki laboratuvar ve görüntüleme sonuçları arasındaki ilişkinin analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, DİYARBAKIR GAZİ YAŞARGİL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESAT BARUT

Danışman: Songül DOĞAN ARAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Acil servis başvurularında ilk sırada ağrı şikayeti yer almakta ve bunlar arasında karın ağrısı şikayetlerin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Dünyada akut karının en sık nedenlerinden biri akut apandisit kabul edilmekte ve halen en sık yapılan acil abdominal cerrahi apendektomidir. Sebebi bilinmemekle birlikte hastalık multifaktoriyel kabul edilmektedir. Tanı koymak ise deneyimli acil hekimleri ve genel cerrahlar için bile zor olup yanlış tanı oranı yüksektir ve bu oran %20-30 arasında değişmektedir. Çalışmamızda akut apandisit tanısı konulan hastaların anamnez ve fizik muayenesinden sonra tanıya destek amaçlı acil serviste elde ettiğimiz laboratuvar parametreleri ve görüntüleme sonuçlarının tanıda ne derece faydalı olduğunu tespit etmeyi, bu sonuçların histopatolojik sonuçlarla ilişkili olup olmadıklarını ortaya koyarak literatüre katkıda bulunmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız tek merkezli, retrospektif, tanımlayıcı, kesitsel, klinik gözlemsel çalışma olarak planlandı. Çalışmamıza hastane veri sistemi (HBYS) üzerinde yapılan retrospektif tarama sonucunda, 01.01.2018-01.01.2021 tarihleri arasında acil servisimizden akut apandisit tanısıyla genel cerrahi servisine yatırılarak apendektomi yapılan 18 yaş üstü 639 hasta dahil edildi. 18 yaş altı bireyler ve konservatif izlenerek ameliyat edilmeyen hastalar çalışma dışı bırakıldı. Bu hastaların yaş, cinsiyet, başvuru mevsimi, başvuru esnasındaki laboratuvar parametreleri, ultrasonografi/batın tomografi bulguları ve histopatolojik sonuç verileri toplandı. Elde edilen veriler karşılaştırılarak verilerin birbirleriyle olan ilişkileri analiz edildi. BULGULAR VE SONUÇ: Çalışmamıza dahil edilen 639 hastanın %89,8'inin (n=574) biyopsisi pozitifti. Hastaların %72,5'i (n=463) flegmenöz, %10,5'i (n=67) perfore, %3,3'ü (n=21) gangrenöz, %2,8'i (n=18) süpüratif, %0,8'i (n=5) kataral olarak saptandı. Negatif apendektomi oranı %10,2 (n=65) bulundu. Biyopsi negatif hastaların ise 20'sinde apendiks vermiformis, 18'inde lenfoid hiperplazi, 13'ünde fibroz obliterasyon, 2'sinde mukosel, 1'inde apendisyal divertikül, 2'sinde enterobius vermicularis enfestayonu, 1'inde aktinomikozis, 3'ünde serrated polip (1'i hiperplastik polip, 2'si sesil serrated lezyon), 5'inde neoplazi saptandı. Histopatolojik olarak akut apandisit saptanan hastalarda erkek/kadın oranı 1.56:1 bulundu. Negatif apendektomi(NA) oranları ise kadınlarda erkeklere göre daha yüksek 3 bulundu. Ayrıca çalışmamızda yaş arttıkça komplike apandisit saptanma sıklığının arttığını saptadık. Çalışmamızda histopatolojik olarak akut apandisit tanısı alan hastalar en çok kış, en az yaz mevsimlerinde acil servisimize başvurdular. WBC(lökosit) ortalama değeri histopatolojik olarak akut apandisit olan hastalarda olmayanlara göre daha yüksekti. Ayrıca WBC ortalama değeri komplike apandisitlerde basit apandisitlere göre de daha yüksek bulundu. NEU(nötrofil) ortalama değeri histopatolojik olarak akut apandisit saptanan hastalarda olmayanlara göre daha yüksekti. Ayrıca NEU ortalama değeri KA (komplike apandisit) grubunda BA (basit apandisit) grubuna göre de daha yüksek bulundu. LYM (lenfosit) ortalama değerinde NA (negatif apandisit) ve PA (pozitif apandisit) grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. Fakat BA grubunda KA grubuna göre LYM ortalama değeri daha yüksekti. PLT (platelet) ortalama değeri NA grubunda PA grubuna göre daha yüksekti. Fakat BA ve KA grupları arasında PLT ortalama değerinde anlamlı fark bulunamadı. NLR (nötrofil/lenfosit) ortalama değeri PA grubunda NA grubuna göre daha yüksekti. Ayrıca NLR ortalama değeri KA grubunda BA grubuna göre de daha yüksek bulundu. PLR (platelet/lenfosit) ortalama değerinde PA ve NA grupları arasında anlamlı fark tespit edilemedi. Fakat KA grubunda PLR ortalama değeri BA gurubundan daha yüksek bulundu. CRP (c-reaktif protein) ortalama değeri NA hastalarında 22,22±38,81, BA hastalarında 34,52±49,32, KA hastalarında 70,05±91,13 olarak bulundu. Değerler anlamlı olmasına rağmen CRP değerinin tek başına değil de diğer laboratuvar parametreleriyle beraber değerlendirildiğinde daha kıymetli olabileceği düşüncesindeyiz. Serum bilirubin düzeylerinde NA ve PA grupları arasında anlamlı fark bulunamadı. Fakat Serum bilirubin ortalama düzeyleri KA gurubunda BA grubuna göre daha yüksek bulundu. Çalışmamızda ayrıca Glikoz ve Albümin parametrelerini inceledik. Glikoz ortalama değerinde NA ve PA grupları arasında anlamlı farklılık yoktu. Fakat KA grubunda glikoz ortalama değeri BA grubuna göre daha yüksek bulundu. Albümin ortalama değerinde NA ve PA grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. Fakat albümin ortalama değeri KA grubunda BA grubuna göre daha düşük saptandı. Sodyum ortalama değerinde ise NA, BA ve KA grupları arasında anlamlı fark bulunamadı. Çalışmamızda ayrıca USG (ultrasonografi) ve BT (bilgisayarlı tomografi) bulgularının anlamlılık düzeylerini NA, BA ve KA grupları arasında karşılaştırarak inceledik. Çalışmaya dahil edilen 639 hastanın %95,8'ine (n=612) USG uygulanıp, %4,2'sine (n=27) USG 4 uygulanmadı. USG'de ölçülen apendiks çapı azaldıkça histopatolojik olarak negatif apandisit saptanma sıklığının artmakta olduğunu bulduk. Ayrıca ölçülen apendiks çapı arttıkça histopatolojik olarak KA saptanma sıklığının da arttığını bulduk. USG'de mezenterik kirlenme olmayan hastalarda negatif apandisit saptanma sıklığı artmaktaydı. Buna rağmen mezenterik kirlenme varlığı BA ve KA grupları arasında anlamlı bulunamadı. USG'de Serbest sıvı ve Lenfadenopati bulgularının varlığı NA ve PA grupları arasında anlamlı değildi. Ayrıca Serbest sıvı ve Lenfadenopati bulgularının varlığı BA ve KA grupları arasında da anlamlı değildi. Çalışmamıza dâhil edilen 639 hastanın %33,6'sına (n=215) BT tetkikleri uygulanıp, %66,4'üne (n=423) BT tetkikleri uygulanmadı. BT'de ölçülen apendiks çapı azaldıkça negatif apandisit saptanma sıklığının artmakta olduğunu bulduk. Fakat ölçülen apendiks çapının BA ve KA grupları arasındaki ilişkisi anlamlı değildi. BT'de mezenterik kirlenme olmayan hastalarda histopatolojik olarak negatif apandisit saptanma sıklığının artmakta olduğunu bulduk. Ayrıca mezenterik kirlenme olan hastalarda histopatolojik olarak KA saptanma sıklığı artmış bulundu. BT'de Serbest sıvı ve Lenfadenopati bulgularının varlığı NA ve PA grupları arasında anlamlı değildi. Lenfadenopati bulgularının varlığı BA ve KA grupları arasında anlamlı değildi. Fakat BT'de serbest sıvının saptanma sıklığı KA grubunda BA grubuna göre daha yüksek bulundu. ANAHTAR KELİMELER: Akut Apandisit, Apendektomi, Acil Servis, Laboratuvar parametreleri, Görüntüleme sonuçları, Histopatolojik sonuçlar