Meme kanseri hastalarında tarama kolonoskopisinin yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAZ TAYYAR TUNÇ

Danışman: Cebrail AKYÜZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Meme kanseri hastalarında sağkalımın uzamasıyla birlikte sekonder primer kanser riski giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, meme kanseri tanısı olan kadınlarda tarama kolonoskopisi ile saptanan kolorektal polip, adenom ve kolorektal kanser prevalansını değerlendirmek; bu bulgular ile klinik, patolojik ve genetik özellikler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem Bu prospektif, tek merkezli çalışmaya meme kanseri tanısı almış 216 kadın hasta dahil edildi. Tüm hastalara tarama kolonoskopisi uygulandı. Demografik özellikler, tümör patolojisi, moleküler alt tipler, Ki-67 proliferasyon indeksi, komorbiditeler, genetik analiz sonuçları ve aile öyküsü kaydedildi. Kolonoskopide saptanan polip ve maligniteler histopatolojik olarak değerlendirildi. Adenom saptanma oranı (ADR) ve neoplazi saptanma oranı (NDR) hesaplandı. Neoplazi ve kolorektal kanser gelişimi ile ilişkili risk faktörlerini belirlemek amacıyla univaryant ve multivaryant lojistik regresyon analizleri yapıldı. Bulgular Hastaların medyan yaşı 54 yıl idi. Kolonoskopi sonucunda ADR %14,3, NDR %21,7 ve invaziv kolorektal kanser oranı %7,4 olarak saptandı. Neoplazi gelişimi ile ileri yaş, hipertansiyon, artmış vücut kitle indeksi, Luminal A moleküler alt tip ve aile öyküsü univaryant analizlerde ilişkili bulundu; multivaryant analizde yalnızca ≥52,5 yaş bağımsız risk faktörü olarak kaldı. Kolorektal kanser gelişimi açısından ise multivaryant analizde yalnızca Ki-67 proliferasyon indeksi anlamlı bulundu. Sonuç Bu çalışma, meme kanseri tanılı kadınlarda kolorektal neoplazi ve kolorektal kanser prevalansının dikkate değer düzeyde olduğunu göstermektedir. Özellikle ileri yaş ve yüksek proliferatif aktiviteye sahip meme tümörlerinde kolonoskopik taramanın bireyselleştirilmesi önem taşımaktadır. Bulgularımız, bu özel hasta grubunda kolorektal tarama stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini düşündürmektedir.