Çocuklarda serum demir ve çinko düzeyi ile febril konvülziyon arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZNUR BULUT

Danışman: Özlem BOSTAN GAYRET

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Febril konvülziyon (FK) çocukluk çağında en sık gözlenen konvülziyondur. Tüm çocukların %2-4'ünde görülmektedir. Febril konvülziyon çocuklarda en sık gözlenen konvülziyon tipi olmasına rağmen etyopatogenezi tam olarak bilinememektedir. FK etyopatogenezinde en çok suçlanan üç temel faktör ateş, genetik yatkınlık ve yaştır. Daha sonrasında tetikleyici faktör olarak demir, çinko ve immünglobulin eksikliği ile sitokin ve interferon mekanizmasının üzerinde durulmuştur. Çalışmamızın amacı febril konvülziyon ile serum demir ve çinko düzeyi arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Materyal ve Metod: Prospektif ve kesitsel olarak planlanan bu çalışmaya, Ağustos 2020 ile Mayıs 2021 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Bağcılar SUAM Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran 5 ay-5 yaş aralığındaki çocuklar alınmıştır. Hasta grubuna febril konvülziyon ile çocuk acil servise başvuran ve daha sonra bir ay içerisinde çocuk poliklinik kontrolüne gelen 53 çocuk; kontrol grubuna nöbet öyküsü veya başka hastalığı bulunmayan ve rutin kontrol amaçlı polikliniğe başvuran 53 sağlıklı çocuk dahil edilmiştir. Çocukların detaylı fizik ve nörolojik muayeneleri yapıldıktan sonra tüm olguların yaş, cinsiyet gibi demografik özellikleri, şikayeti, hikayesi, özgeçmişi (önceden geçirilmiş nöbet öyküsü vb.), soygeçmişi (ailede FK ve epilepsi öyküsü vb.), kullandığı ilaçlar, başvuru sırasındaki ateşi, nörolojik ve diğer fizik muayene bulguları olgu rapor formuna kaydedildi. Daha sonrasında her hasta bir ay sonra poliklinik kontrolüne çağırılarak tam kan sayımı, serum demir, demir bağlama kapasitesi, ferritin, serum çinko ve diğer rutin biyokimya tahlilleri alındı. Elde edilen sonuçlar istatistiksel yöntemlerle analiz edildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan çocukların 61'i (%57,5) erkek ve 45'i (%42,5) kızdır. FK geçiren çocuklarda erkek/kız oranı 1.21/1 bulundu. İlk kez FK geçirme yaş aralığı 7 ile 60 ay arasında değişmekte olup, yaşları ortalaması 19,6 aydır. İlk 2 yılda FK görülme oranı ise %58,9'dur. Olguların birinci derece akrabalarda FK görülme sıklığı %15,1, ailesinde epilepsi görülme sıklığı %7,5 bulunmuştur. En sık saptanan enfeksiyon %71,7 oranla üst solunum yolu enfeksiyonu olarak bulundu. Hasta grubunun %83'ü ilk kez FK geçirmekte iken, %17'si iki veya daha fazla kez FK geçirmekteydi. FK geçiren grupta kontrol grubuna göre serum demir ve serum çinko değerleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (Sırasıyla p:0,000; p:0,000; p<0,05). Sonuç: Febril konvülziyon gelişimi serum demir ve çinko düzeyleri ile yakından ilişkilidir. Bu parametrelerin belirli bir eşik değerin altına düşmesi ile FK'nın tetiklendiği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Febril Konvülziyon, Demir Eksikliği, Çinko Eksikliği.