Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna eşlik eden karşıt olma karşı gelme bozukluğu veya yavaş bilişsel tempo olan olguların emosyonel labilite ve aile işleyişleri açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇEM ŞAR

Danışman: Fatma Sibel DURAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: DEHB, erken çocukluk döneminde başlayan, dikkat dağınıklığı, hareketlilik, ve dürtüsellik kombinasyonlarıyla karakterize bir nörogelişimsel bozukluktur. Karşıt olma karşıt gelme bozukluğu, kurallara uymama, meydan okuma ve düşük toleransla öfke kontrolü kaybı ile belirlenir. Yavaş bilişsel tempo, gündüz düşleri, uyanıklık zorlukları ve düşük enerji gibi belirtilerle tanımlanan bir dikkat bozukluğudur. Duygu düzenleme güçlükleri, bu psikopatolojilerde semptom olarak görülerek riskli davranışları artırabilir, aile, toplumsal ve akademik işlevselliği olumsuz etkileyebilir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), DEHB'ye eşlik eden Karşıt Olma Karşıt Gelme Bozukluğu (KOKGB) ve YBT komorbiditeleri ile kontrol grubunun duygu düzenleme güçlükleri ve aile işleyişindeki farklılıklar değerlendirilerek, duygu düzenleme güçlüğünün aile işlevlerine etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu bilgiler, prognostik faktörleri belirleyerek uygun müdahale stratejileri geliştirmek açısından önem taşımaktadır. Yöntem: Çalışmamız yeni tanı almış ve son 6 ay içinde psikotrop ilaç kullanmamış 7-12 yaş aralığındaki DEHB, DEHB+KOKGB, DEHB+YBT ve sağlıklı çocuklardan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan çocukların ebeveynlerine, Sosyodemografik Veri Formu, CBCL, Barkley'in Çocuk Dikkat Anketi, Yıkıcı Davranım Bozuklukları için DSM-IV'e Dayalı Tarama ve Değerlendirme Ölçeği, Duygu Ayarlama Ölçeği, Aile Çocuk İlişkileri Ölçeği (Anne formu), Aile Değerlendirme Ölçeği,Uyku Değerlendirme Ölçeği uygulanmıştır. Katılımcılara ayrıca Çocukluk Çağı Depresyon Ölçeği ve Duygu Düzenleme Güçlükleri ölçeği uygulanmıştır. Çalışmaya 7-12 yaş arasındaki kız ve erkek çocuklardan oluşan 40 DEHB, 40 DEHB+KOKGB, 40 DEHB+YBT olgusu ile birlikte 35 sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel analizi SPSS programının 21.0 versiyonu kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler, kesikli ve sürekli sayısal değişkenler için ortalama ± standart sapma veya ortanca şeklinde ifade edilmiş, kategorik değişkenler için ise vaka sayısı ve (%) şeklinde sunulmuştur. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-kare ve Fisher çapraz tablo istatistikleri kullanılmıştır. Parametrik özellikteki verilerin normal dağılım gösterdiği durumlarda Student t-testi ve ANOVA, normal dağılıma uymayan non-parametrik verilerin karşılaştırılmasında ise Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Post Hoc Tukey analizi ile çoklu gruplar arasındaki karşılaştırmalar yapılmıştır. Değişkenlerin dağılımı göz önünde bulundurularak ölçümler arası korelasyon, Sperman's Rho Test ve Pearson test kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, p<0.05 istatistiksel anlamlılık düzeyinde kabul edilmiştir. Aracılık ilişkilerine Mediatör Modeline İlişkin Bootstrapping yöntemiyle bakılmıştır. Bulgular: Gruplar arasındaki klinik özelliklere yönelik analizde, DEHB+KOKGB grubunun okul öncesi eğitim oranının diğer gruplara göre düşük olduğu ve ebeveynlerin yüksek öğrenim düzeyinin ise belirgin şekilde yüksek olduğu görülmüştür. ADÖ'de DEHB+KOKGB grubunda toplam skor, Problem Çözme alt ölçeği ve genel işlevler skorları diğer gruplara kıyasla anlamlı derecede yüksektir. PARQ skorlarına göre DEHB+KOKGB grubunda total skor ve Düşük Sıcaklık-Sevgi alt ölçeği belirgin şekilde daha yüksektir. Duygu Düzenleme Güçlüğü ve Duygu Ayarlama Ölçeği'nde DEHB+KOKGB grubu, diğer gruplara göre yüksek skorlar göstermektedir, özellikle dürtü skoru ve değişkenlik olumsuzluk skorları dikkat çekicidir. Duygu ayarlama alt ölçeğinde DEHB+YBT grubunda farklılık saptanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Çalışmanızda DEHB+KOKGB grubunda okul öncesi eğitim oranının düşük olduğu, bu durumun davranış sorunlarını arttırabileceği düşünülmektedir. Aile işleyişine bakıldığında, sonuçlar DEHB+KOKGB grubunda diğer gruplara kıyasla anlamlı olarak aile işlevselliğini düşük olarak göstermektedir. Ayrıca, DEHB+KOKGB grubunda duygu düzenleme güçlüklerinin diğer gruplara göre anlamlı yüksek olduğu belirlenmiştir. Duygu düzenleme sorunlarının DEHB'li olgularda hiperaktivite ve dürtüsellik semptomlarıyla ilişkili olduğu ve DEHB ile KOKGB'nin bir arada bulunma sıklığının duygu düzenleme problemleriyle ilişkilendirildiği vurgulanmıştır. Aile işleyişi ve duygu düzenleme arasındaki korelasyona bakıldığında ise DEHB ve DEHB+YBT grubu benzer olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, çalışmanız literatürle uyumlu olarak DEHB ve belirlenen komorbid durumların öne çıkan belirgin klinik özellikleri ve aile işleyişini detaylı bir şekilde ele almıştır. Duygu düzenleme güçlükleri, aile işlevselliği, eğitim seviyeleri gibi faktörlerin DEHB ve komorbid durumlarındaki etkileşimini ortaya koyan bu çalışma, klinik uygulamalara önemli katkılar sağlayabilir.