Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde intraalveolar yayılım (STAS) ve lenfovasküler invazyonun prognoza etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CAN KUTLAY

Danışman: Selim Şakir Erkmen GÜLHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Akciğer kanseri, kanserler içinde ölümün en sık sebebidir (1). Akciğer kanserinde prognozu belirleyen en önemli faktör tümör (T) lenf nodu (N) metastaz (M) evresidir. Tümörün intraalveolar hava boşluklarında yayılımı (STAS) 2015 yılında tanımlanmış, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) akciğer kanseri sınıflamasında yer alan kanserin nüks etmesiyle ilişkilendirilen yeni bir invazyon paternidir (2). T evresinin değerlendirilmesinde tümör boyutu, sayısı, çevre doku ve organların invazyonu dikkate alınırken STAS ve lenfovasküler invazyon (LVİ) T evresinin kriterleri arasında yer almamaktadır. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) nedeniyle opere olmuş STAS (+) olgularda onkolojik yaklaşımı belirlemek ve LVİ'nin metastaz riskinin artırdığını göstermek amacıyla hastaları bu parametrelere göre gruplayarak olguların nüks ve sağkalım verilerini literatür eşliğinde tartışıldı. Gereç ve Yöntem 2012 ve 2016 yılları arasında T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde skuamoz hücreli karsinom, adenokarsinom ve adenoskuamoz karsinom tanıları ile opere olmuş çalışma kriterlerini sağlayan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların sosyodemografik ve klinik özellikleri, adjuvan tedavileri, nüks ve sağkalım süreleri kayıt edildi. Tümörler, 2015 DSÖ sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Patolojik evrelemede 8. TNM evreleme sistemi kullanıldı. Hastalar 60 ay süreyle takip edildi. Olgulara ait tümörü temsil eden 3.5 µ kalınlığında kesilmiş dokular Hematoksilen-Eozin boyası ile boyanarak ışık mikroskobu altında (Olympus BX53) bir patolog tarafından histopatolojik olarak tekrar incelemeye alındı. Tümörü temsil eden tüm kesitlerde lenfovasküler invazyon arandı. STAS, tümöre bitişik akciğer dokusunda x100, x200 ve x400 büyütmelerde Kadota ve arkadaşlarının(2), Warth ve arkadaşlarının (3), Ohe ve arkadaşlarının (4) kriterleri doğrultusunda arandı. Tümör dışı parankimde, stromada, lenfatik ve vasküler boşluklar içerisinde bulunan tümör hücreleri STAS olarak kabul edilmedi. Olgular STAS ve LVİ saptanma durumlarına göre gruplandırıldı. Bulgular Çalışmaya 48'i (%13.7) kadın 352 hasta dahil edildi, yaş ortalamaları 59.9 idi. Hastalara %54 oranında en sık üst lobektomi uygulandı. 175 hasta skuamoz hücreli karsinom, 165 hasta adenokarsinom, 12 hasta adenoskuamoz karsinom tanısı aldı. Yaş, lenf nodu metastazı, evre parametreleri ile hastalıksız sağkalım (HS) ve genel sağkalım (GS) arasında ilişki saptandı. STAS'ın tüm histolojik tiplerde ve evrelerde HS ve GS'yi azalttığı izlendi. STAS, HS'yi 5.8 kat GS'yi 4.6 azaltarak çalışmada prognozu en kötü etkileyen parametre oldu. STAS'ın solid ve tek hücre tiplerinin ikisinin de HS ve GS'yi azalttığı görüldü. Solid tipin HS'yi tek hücre tipine göre 4 kat azalttığı saptandı. STAS ile plevral invazyon ve evre arasında korelasyon saptandı. STAS'ın lokal nüksü ve uzak metastazı artırdığı izlendi. LVİ'nin genel hasta popülasyonunda HS'yi azalttığı izlenirken GS'yi istatistiksel düzeyde etkilemediği görüldü. Olgular histolojik tanılarına göre gruplandığında sadece adenokarsinom tanılı hastalarda HS ve GS'yi azalttığı izlendi. LVİ saptanan olgularda daha çok lenf nodu metastazı izlendi ve evrenin daha yüksek olduğu görüldü. Sonuç Opere edilmiş KHDAK'lerde STAS, her evrede hastalığın nüks etmesine sebep olarak prognozu olumsuz etkileyen yakın zamanda tanımlanmış bir invazyon paternidir. STAS'ın preoperatif ve peroperatif tespit edilebilmesiyle, cerrahi plan revize edilerek rezidü tümör adalarının bırakılmasının önüne geçilebilir. STAS'ın tümör sınırına uzaklığı, tipleri, kaç alanda taranması gerektiği gibi kriterler standardize edilmeli ve frozen incelemesine uyarlanarak rutin klinik uygulamada STAS aranmalıdır. Lenfovasküler invazyon lenf nodu metastazlarını ve evreyi artıran bir parametredir, STAS ve lenfovasküler invazyon TNM evrelemesine dahil edilmelidir.