Hafif kognitif bozukluk tanısı ile takip edilen 65 yaş ve üzeri hastalarda uygunsuz ilaç kullanımının geriatrik sendromlarla ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HANIM İREM AKTAŞDOĞAN
Danışman: Gözde ŞENGÜL AYÇİÇEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hafif kognitif bozukluk (HKB) tanılı yaşlı bireylerde polifarmasi ve uygunsuz ilaç kullanımı (UİK) sık görülmekte ve geriatrik sendromlarla ilişkili olabilmektedir. Bu çalışmada, HKB tanılı 65 yaş ve üzeri geriatrik hastalarda UİK ile geriatrik sendromların varlığı ve şiddeti arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, kesitsel ve analitik olarak planlanan çalışma Ankara Etlik Şehir Hastanesi Geriatri Polikliniğinde yürütülmüş; DSM-5 ölçütlerine göre HKB tanılı, ≥65 yaş 160 hasta dahil edilmiştir. UİK değerlendirmesi STOPP/START kriterleri (v3) ile yapılmış; en az bir STOPP ve/veya START kriteri karşılanması UİK varlığı olarak kabul edilmiştir. Kapsamlı geriatrik değerlendirme kapsamında fonksiyonellik (Katz, Lawton–Brody), biliş (SMMT, Mini-Cog), duygudurum (GDS, PHQ-2), beslenme (MNA), sarkopeni (SARC-F, el sıkma gücü), fiziksel performans (Otur–Kalk, Kalk–Yürü), kırılganlık (CFS), uyku (UŞİ) ve inkontinans değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde iki grup karşılaştırmaları ve yaş ile Charlson Komorbidite İndeksi için düzeltilmiş ikili lojistik ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmış, p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 160 hastanın yaş ortalaması 78,29±6,05 yıl olup %67,5'i kadındı. UİK olan grupta el sıkma gücü daha düşük (17,26±6,94 vs 19,00±6,94 kg; p=0,049) ve Otur–Kalk testi süresi daha uzundu (20,15±6,60 vs 17,68±5,06 sn; p=0,009). UİK ile depresif belirti yükü (PHQ-2: 1,43±0,71 vs 1,12±0,86; p=0,017) ve uykusuzluk şiddeti (UŞİ: 7,49±4,78 vs 5,23±5,14; p=0,002) daha yüksek bulunurken, işitme sorunu UİK grubunda daha sık saptandı (%28,8 vs %15,0; p=0,035). Yaş ve komorbidite yükü için düzeltilmiş ikili lojistik regresyonda, UİK varlığı uykusuzluk (UŞİ≥8) riskini artırdı (OR=2,64; %95 GA: 1,37–5,11; p=0,004); buna karşılık kognitif bozukluk (SMMT<24) ile UİK arasında ters yönlü ilişki izlendi (OR=0,42; %95 GA: 0,21–0,84; p=0,014). Düzeltilmiş doğrusal regresyon analizinde UİK varlığı UŞİ puanı (B=2,31; p=0,004), Otur–Kalk süresi (B=2,28; p=0,017) ve PHQ-2 puanı (B=0,30; p=0,022) ile anlamlı ilişkiliydi. Sonuç: HKB tanılı yaşlı bireylerde UİK yaygındır ve özellikle uyku bozukluğu, depresif belirti yükü, fiziksel performans göstergeleri ve duyusal işlevlerle ilişkili bir klinik örüntü gösterebilmektedir. Bulgular, geriatrik hasta yönetiminde STOPP/START gibi sistematik araçlarla düzenli ilaç gözden geçirme ve ilaç optimizasyonunu merkeze alan bütüncül yaklaşımların önemini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Hafif kognitif bozukluk, yaşlı, uygunsuz ilaç kullanımı, STOPP/START, geriatrik sendromlar, uykusuzluk.