Covid-19 tanılı hastalarda depresyona yatkınlık
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DURMUŞ FERDİ SARICA
Danışman: Murat ALTUNTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Dünya genelinde yaygın bir pandemi oluşturan Covid-19 salgını yaşamı ciddi anlamda tehdit etmeye devam etmektedir. Aslında beklenmeyen bir zamanda, Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaleti Wuhan kentinden başlayan bu hastalık hakkında var olan bilgiler her gün değişirken, hastalığın hızlı bulaşma şekli, hasta ve ölüm sayılarının sürekli artması sebebiyle var olan panik ve endişe bir tür korkuya dönüşmüş durumdadır. Yukarıdaki bilgiler ışığında Covid-19 hastalığının mortalite ve morbidite üzerindeki olumsuz etkilerinden kaynaklı depresyon görülme sıklığı üzerine etkisi olduğunu düşünmekteyiz. Amaç: Covid-19 hastalığının depresyon görülme sıklığı üzerine olası etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Materyal ve Metod: Araştırma İstanbul Güngören Hekimbaşı Salih Efendi Aile Sağlığı Merkezi'ne 01.10.2020-31.12.2020 tarihleri arasında aile hekimliğimizce evde izlem takibi yapılan Covid-19 hastalarına tarafımızca oluşturulan sosyodemografık veriler içeren form ve Türkçe geçerlilik güvenilirlik çalışması yapılmış olan Beck Depresyon Ölçeği 201 kişiye yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Bu çalışmada istatistiksel analizler SPSS 24.0 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Toplanan verilerin özetlenmesi ve genel çerçevesinin yorumlanabilmesi için betimsel analiz yapılmış, frekans dağılımları incelenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metotların (ortalama, standart sapma) yanı sıra Shapiro – Wilk normallik testi ile değişkenlerin dağılımına bakılmış, normal dağılım gösteren değişkenlerin ikili grupların karşılaştırmasında bağımsız t testi kullanılmıştır. Üçlü grupların karşılaştırılmasında Anova ve Bonferonni testleri kullanılmıştır. Sonuçlar, anlamlılık, p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza %44,28'si (n=89) erkek, %55,72'i (n=112) kadın olmak üzere toplam 201 kişi katılmıştır. Olguların; %70,6 (n=142) ile en fazla 18-49 yaş grubu bireylerden oluştuğu gözlenmiştir. Medeni durumu; %64,7 (n=130) ile en fazla evli bireylerin oluşturduğu görülmüştür. Eşinden ayrı yaşayanların depresyon düzeyi evlilere göre daha yüksektir. Maddi gelir dağılımına bakıldığında; %47,8 (n=98) ile en fazla 2501-5000 TL gelire sahip kişilerden oluşurken 2500 TL ve altı maddi geliri olanların %31,8 (n=64) diğer tüm gruplarla kıyaslandığı zaman depresyon düzeyi daha yüksek bulunmuştur. Tedavi görenler arasında en viii yüksek oranda %68,7 (n=138) ile evde tekli ilaç ile tedavi alanlar bulunmaktadır. Hastanede tedavi görenlerin (servis + yoğun bakım) %14,9 (n=30) depresyon düzeyleri diğer gruplara kıyasla anlamlı olarak bulunmuştur. Eğitim düzeyi; %46,8 (n=94) ile en fazla ilköğretim mezunu, bunları sırası ile lise %24,9 (n=50) lisans mezunları %22,9 (n=46) ve yüksek lisans mezunları %3 (n=6); izlemektedir. Eğitim düzeyi arttıkça depresyon düzeyinin düştüğü gözlemlenmiştir. Sonuç: Covid-19 hastalığının, hastaların mortalite ve morbidite üzerindeki olumsuz etkilerinden kaynaklı depresyon ve sıklığı üzerine etkisi olduğunu düşünmekteyiz. Hedefimiz elde edilen veriler ile aile hekimlerinin Covid-19 hastalarında depresyon risk değerlendirilmesinin önemine dikkat çekmektir Anahtar kelimeler: Covid-19 hastalığı, Aile Sağlığı Merkezi, Depresyon,