Yenidoğanda indirekt hiperbilirubinemi ile ilişkili risk faktörlerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUTKU BAYLAN
Danışman: Ayşegül ZENCİROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Sarılık yenidoğanlarda en sık görülen ve hala önemini koruyan klinik bulgulardan biridir. Genellikle selim seyirli olmakla beraber nadiren ciddi nörolojik sekeller ve ölüme neden olabildiği için erken tanı ve tedavi önemlidir. Bu çalışmada gebelik yaşı ≥35 hafta olan yeni doğmuş bebeklerde major kan grubu (Rh/rh, ABO, subgrup) uygunsuzlukları sıklığının, sarılık nedeniyle yatış oranlarının ve İHB yatış nedenlerininsaptanması amaçlandı. Materyal ve Metod: Prospektif, kesitsel, tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmaya Ocak 2018-Temmuz 2018 tarihlerinde SBÜ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları SUAM Kadın Doğum kliniğinde doğan ve gebelik yaşı ≥35 hafta olan yeni doğmuş bebekler alındı. Kan grubu kaydedilmeyen, sepsis ve major anomalisi olanlar alınmadı. Anne kan grupları, anti D İmmunglobulin öyküsü ve indirekt Coombs testi (İCT) kaydedildi. Kord kanından kan grubu ve direkt Coombs testi (DCT) çalışıldı. Bebeklerin sarılık izlemi AAP Bhutani nomogramı ve Türk Neonatoloji Derneği (TND) sarılık rehberine göre yapıldı. Bebeklerden 12'şer saat aralıklarla transkutan bilirubinometre ile ölçüm yapıldı. Yenidoğanların demografik özellikleri (cinsiyet, doğum şekli, doğum ağırlığı, gebelik haftası), postnatal 12, 24, 36, 48, 72. saat TkB değerleri (varsa eşzamanlı serum bilirubin düzeyleri), takipleri ve yatış gerekenlerde nedenleri ve tedavileri kaydedildi. Kan grubu uygunsuzluğu olan ve olmayan hastalar bilirubin değerleri ve klinik izlem açısından karşılaştırıldı. Kan grubu uygunsuzluğu olanlar ayrıca ABO uygunsuzluğu ve Rh uygunsuzluğu olarak ayrılarak karşılaştırıldı. Yatış için öngördürücü parametreler araştırıldı. Bulgular: Toplam doğan 536 yenidoğanın 14'ü kriterlere uygun değildi. Çalışmaya alınan toplam 522 bebeğin 266'sı (%51) kız, 256'sı erkekti (%49). Ortalama gebelik süresi 39,0±1,27 (35-42) hafta, ortalama doğum ağırlığı 3293,1±419,0 (1940-4440) gram'dı. Bebeklerin 467'si (%89,5) term, 55'i (%10,5) geç pretermdi. Kan grubu uygunsuzluğu 102 (%19,5) hastada belirlendi. Bunların 30'u (%29,4) Rh, 63'ü (% 61,7) ABO, 9'u (% 8,9) Rh+ABO uygunsuzluğu idi. Sadece ABO uygunsuzluğu olanların 43'ü (%68,2) AO, 20'si (% 31,8) BO uygunsuzluğu idi. Tüm annelerin İCT negatifti. Uygunsuzluğu olan 102 hastanın 5'inde (%4,9) DCT pozitifti ve hepsi ABO uygunsuzluğuydu. Hastaların 24'ünde (%4,6) yatış gerekmişti. Yatış oranı; uygunsuzluğu olanlarda (11/102; %10,8), olmayanlara (13/420; %3,1) göre anlamlı yüksekti (p:0,002); rh (2/30; %6,7) ve ABO uygunsuzluğu olanlarda (8/63; %12,7) benzerdi (p:0,492). Geç pretermlerin yatış oranı (9/55;%16,4), term bebeklere (15/467;%3,2) göre 5,9 kat (%95CI:2,445-14,218) daha fazlaydı. Hastaneye yatışı öngörmede en belirleyici faktörler; gebelik haftasındaki her bir haftalık düşüş (p:<0,001), kan grubu uygunsuzluğu (p:<0,001) ve 12. saat bilirubin düzeyinin 3,55 mg/dl'den yüksek olması idi(p:0,013). Yatan hastaların 11'inde (%45,8) uygunsuzluk saptanırken, hastaların 18'sinde (%75) erken anne sütü sarılığı (EASS) primer ve/veya ek neden olarak belirlendi. Sonuç: Çalışmamızda kan grubu uygunsuzluğu yaklaşık beşte bir oranında saptandı. Yatış sıklığı yaklaşık yirmide birdi. ABO uygunsuzluğu sıklığı daha fazlaydı. Yeni doğmuş bebeklerin sarılık açısından doğum sonrası izlemleri için transkutan bilirubinometre kolay, ucuz, ağrısız non-invaziv değerli bir yöntemdir. Ölçümlerin bazı kısıtlılıklarına karşın, ölçümler esnasındaAS alımının değerlendirilmesi, anne-bebek uyum sürecinin izlenmesi gibi imkânlar da verir. Bhutani nomogramı, yenidoğan sarılığının izleminde çok yol gösterici olmakla birlikte dikkatle kullanılmalı, özellikle başta uygunsuzluk ve gebelik yaşı olmak üzere tüm risk faktörleri dikkatle irdelenmelidir. Geç preterm bebekler İHB açısından büyük bir risk taşır ve gebelik haftası düştükçe risk daha da artar, izlemlerinde term bebek gibi değerlendirme yanlışına düşülmemelidir. Her yenidoğan taburculuk öncesi ve sonrasında sarılık ve yeterli anne sütü (AS) alımı açısından dikkatle izlenmelidir. Pretermlerin yeterli AS alımı sağlanana kadar taburculuklarının ertelenmesi, daha sonra İHB nedeniyle yatış sıklıklarını azaltabilir. Rh uygunsuzluğu olan annelerin prenatal takiplerinin standartlara uygun bir şekilde yapılmasının rh uygunsuzluğuna bağlı hemolitik hastalığı azaltabilir. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, İndirekt hiperbilirubinemi, ABO uygunsuzluğu,Rh Uygunsuzluğu