Yüksek/orta riskli differansiye tiroid kanserli olgularda yüksek doz adjuvan I-131 tedavi ve sonuçları: Tek merkez deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYZA BEDİ ALPAY

Danışman: Engin ALAGÖZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, yüksek/orta riskli differansiye tiroid kanserli olgularda yüksek doz radyoaktif iyot tedavisinin sonuçlarını değerlendirerek buna etki eden parametreleri belirlemeyi ve tedavi yaklaşımında yol gösterici sonuçlar elde etmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kasım 2016-Şubat 2024 tarihleri arasında kliniğimize radyoaktif iyot tedavi kararı için yönlendirilen hastalar retrospektif olarak taranmış, dahil edilme ve dışlanma kriterleri kapsamında 325 orta ve yüksek riskli hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalara postoperatif dönemde ATA 2015 kılavuzuna uygun şekilde başlangıç risk sınıflaması yapılmıştır. Hastaların patoloji raporlarına, başvuru anındaki ve takiplerindeki bulgularına hastanenin PACS, FONET sistemi ve arşivdeki dosyalar üzerinden erişilmiştir. Tedavi dozları kliniğimiz tedavi konseylerinde risk sınıflamaları dikkate alınarak ampirik sabit doz yöntemine göre belirlenmiştir. Hastaların tedavi yanıtları değerlendirilirken, 6. ay ve son takipleri sırasındaki yanıtları ATA 2015 kılavuzuna göre gruplandırılarak 6. ay yanıt ve son yanıt olmak üzere iki yanıt grubu oluşturulmuştur. Bulgular: Çalışmamızdaki orta riskli grupta 195 (%60), yüksek riskli grupta 130 (%40) hasta bulunmaktadır. Hasta grubumuzdaki 261 hastaya (%80,3) tek doz radyoaktif iyot (RAI) tedavisi uygulanırken, 64 hastaya (%19,7) tekrarlayan dozlar uygulandı. Tek doz uygulanan hastalara verilen ortanca doz 150 mci, tekrarlayan doz alan hastalara uygulanan ortanca doz 350 mci olmuştur. Hastaların 210'u kadın, 115'i erkek hastalardan oluşmaktadır. Primer patolojileri incelendiğinde %92,3'ünde papiller tiroid kanserine, %1,9'unda foliküler tiroid kanserine ve %5,8'inde diğer differansiye tiroid kanseri tiplerine rastlanmıştır. 6. ay ve son takipteki yanıt üzerinde cinsiyetin anlamlı etkisi olduğu izlendi (p<0,001 ve p=0,004). Erkeklerde her iki takipte de yanıt vermeme oranı daha yüksektir. Uygulanan çok değişkenli analizlerde erkek cinsiyette olmanın lokal nüks riskini 1,08; son takipte yanıt vermeme riskini 11,78 kat arttırdığı saptandı. Lokal nüks görülme ve 6. ay ile son takip sırasında yanıt vermeme riskinin RAI dozu ve sayısı ile ilişkili olduğu bulundu. Uygulanan doz ve tekrar sayısı arttıkça risk artmaktadır. Ekstranodüler uzanım varlığı, metastatik odak ix çapı artışı da lokal nüks görülme ve yanıt vermeme riskiyle anlamlı şekilde ilişkili olup riski arttırmıştır. Lenfovasküler invazyon varlığı, risk grubu, T ve N evresi, tüm vücut tarama bulguları tümör çapı, lokal nüks, 6. ay ve son takip sırasındaki yanıt vermeme durumuyla anlamlı şekilde ilişkili bulundu. Perinöral invazyon ve postoperatif USG bulguları lokal nüks görülme riskiyle istatistiksel açıdan anlamlı ilişkili bulundu. Perinöral invazyon varlığında ve postoperatif pozitif USG bulguları olan hastalarda lokal nüks anlamlı şekilde daha yüksek orandaydı. Kesme değerleri ROC analizi ile elde edildi. Son yanıtta yanıt vermeyi ayırt etmede postoperatif Tg için kesme değer 1,38, preablatif Tg için 4,01; postoperatif Tg/TSH oranı için 0,36, preablatif Tg/TSH oranı için 0,06 bulundu (p<0,001). 6. ay yanıtta yanıt vermeyi ayırt etmede postoperatif Tg için kesme değer 1,38, preablatif Tg için 4,35; postoperatif Tg/TSH oranı için 0,37, preablatif Tg/TSH oranı için 0,05 bulundu (p<0,001). Sonuç: Cinsiyet, lenfovasküler invazyon, lenf nodu metastaz durumu, uygulanan cerrahi tipi, tedavi sonrası tüm vücut tarama bulguları, T ve N evreleri, risk sınıflaması, tümör çapı, metastatik lenf nodu sayısı, metastatik odak çapı, lokal nüks, postoperatif ve preablatif dönemde kaydedilen Tg ve Tg/TSH oranları, verilen RAI dozu ve sayısının hastaların takibi sırasında tedavi yanıtı tahmininde anlamlı etkisi olduğu saptanmıştır. Bu parametrelerin tedavi yanıt tahmininde prognostik değeri olduğu izlenmiştir. Cinsiyet, postoperatif USG bulguları, tedavi sonrası tüm vücut tarama bulguları, metastatik lenf nodu ve metastatik odak çapı, sayısı, preablatif, postoperatif ve 6. ay takibi sırasında kaydedilen Tg ve Tg/TSH oranı, verilen RAI dozu ve uygulama sayısı lokal nüks tahmininde etkili bulunmuş olup bu risk faktörlerine sahip hastalar nüks riski açısından gözlem altında tutularak ultrasonografik takipleri düzenli olarak yapılmalıdır. Hastaların 6. ay ve son takipleri sırasındaki yanıt kategorileri arasında azımsanamayacak orandaki değişiklik dolayısıyla takip sırasında dinamik risk sınıflamasına göre risk grupları güncellenerek tedavi yönetim planları güncellenmelidir. Anahtar Kelimeler: Differansiye tiroid kanseri, radyoaktif iyot tedavisi, adjuvan tedavi, tüm vücut tarama, tedaviye yanıt