Hastanemizde primer AML tedavisi alan hastaların genel sağ kalım veprogresyonsuz sağ kalımının tek merkezli deneyimi ve dünya litaratürüyle karşılaştırması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEFA MERT AYGUR

Danışman: Didar YANARDAĞ AÇIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Akut miyeloid lösemi (AML), erişkinlerde görülen en sık akut lösemi türü olup heterojen genetik ve klinik özellikler göstermektedir. Tedavi yanıtı ve sağkalım üzerinde yaş, komorbiditeler, genetik değişiklikler ve uygulanan tedavi protokolleri belirleyici olmaktadır. Bu çalışmada amacımız, hastanemizde primer AML tanısıyla tedavi edilen hastaların genel sağ kalım (OS) ve progresyonsuz sağ kalım (PFS) sürelerini değerlendirmek, bu sonuçları klinik ve demografik değişkenlerle ilişkilendirmek ve bulgularımızı mevcut literatürle karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, retrospektif kohort tasarımındaki bu çalışmaya 2015–2025 yılları arasında primer AML tanısıyla indüksiyon tedavisi uygulanmış toplam 129 hasta dahil edildi. Veriler hasta dosyalarından, kemoterapi ve nakil kayıtlarından elde edildi. Demografik, laboratuvar ve genetik parametreler ile tedavi özellikleri kaydedildi. Sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemiyle yapıldı, gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde bağımsız örneklem t-testi, Mann–Whitney U, kikare/ Fisher kesin ki-kare, Pearson/Spearman korelasyon ve uygun çok kategorili testler (ANOVA, Kruskal–Wallis) kullanıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 52,1±16,9 yıl olup %64,3'ü erkekti. İndüksiyon tedavisi olarak hastaların %87,6'sı idarubisin+sitarabin, %12,4'ü azasitidin+venetoklaks almıştı. Genel sağ kalım ortalama 15,0±15,6 ay, progresyonsuz sağ kalım ise 12,0±14,1 ay olarak bulundu. Yaş gruplarına göre yapılan analizde 40 yaş altındaki hastalarda PFS (14,2 ay vs. 7,3 ay; p=0,011) ve OS (17,3 ay vs. 10,1 ay; p=0,006) anlamlı derecede daha uzun bulundu. Benzer şekilde 60 yaş altı grupta genel sağ kalım süresi anlamlı olarak uzundu (16,2 ay vs. 8,5 ay; p=0,048). Nakil yapılan hastaların sağkalım analizinde PFS (26,3 ay vs. 8,8 ay; p<0,001) ve OS (30,2 ay vs. 11,6 ay; p<0,001) belirgin şekilde daha uzun saptandı. Cinsiyetler arasında sağkalım süreleri açısından fark izlenmezken, erkeklerde hemoglobin (p=0,020), hematokrit (p=0,033) ve ALT (p=0,036) düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekti. VKİ kategorileri, diyabet varlığı ve komorbidite varlığı ile sağkalım arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, AML'de sağkalımın özellikle yaş ve nakil durumu ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Daha genç yaş grubundaki hastalar ile kök hücre nakli yapılanlarda sağkalım anlamlı düzeyde uzamaktadır. Cinsiyet, VKİ ve komorbiditelerin sağkalım üzerine belirgin etkisi olmadığı görülmüştür. Bulgularımız, mevcut literatürde bildirilen sonuçlarla uyumludur ve ülkemizde AML tedavi yaklaşımlarının etkinliğine ışık tutmaktadır.