Mezenterik lenfadenopati tespit edilen hastaların prospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEKİR YÜKCÜ
Danışman: Dildar Bahar GENÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil, Genel Pediatri, Pediatri Yandal, Çocuk Cerrahi Polikliniklerine herhangi bir şikayetle başvuran hastalarda yapılan batın görüntülemelerinde mezenterik lenfadenopati saptanan hastaların; epidemiyolojik özelliklerinin, öykü, klinik ve laboratuvar bulgularının ve etiyolojik dağılımının prospektif olarak izlenmesi ve malignite riski açısından değerlendirilmesidir. Hastalar ve Yöntem: Haziran 2016- Aralık 2016 tarihleri arasında batın görüntülemelerinde mezenterik lenfadenopati saptanan 1 ay- 18 yaş arasında olan 106 hasta çalışmaya alındı. Çalışmaya alınan hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve radyolojik özellikleri prospektif olarak kayıt altına alındı. Bulgular: Mezenterik lenfadenopatili 106 olgunun 59'u (%55,7) erkek, 47'si (%44,3) kız olup yaşları 0,8 - 16,4 yıl (ortanca yaş 7,4) arasında değişmekteydi. Başvuru ünitelerine göre değerlendirildiğinde %60,4 çocuk acil polikliniğinden, %32,1 çocuk yandal polikliniklerinden, %5,7 çocuk yatan servislerinden, 2'si %1,9 çocuk cerrahisi polikliniğinden yönlendirildiği saptanmıştır. Hastalar geliş şikayetlerine göre incelendiğinde en çok karın ağrısıyla başvurdukları tespit edilmiştir. Olgularımızın %84,9'unda fizik muayeneleri normaldi. Laboratuvar parametreleriyle lenf nodunun uzun aksı, kısa aksı ve lenf nodu uzun aks/kısa aks oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı. En büyük lenf nodların uzun akslarının ortalaması 13,4 mm ± 3,8 mm (6- 25 mm), kısa aksların ortalaması 6,3 mm ± 1,7 mm (3- 10 mm) idi. Bütün olguların lenf nodları ovoid şekilliydi. Antibiyotik verilen ve verilmeyenlere takipleri sırasında çekilen batın ultrasonografide izlenen lenfadenopati boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Mezenterik lenfadenopati çocukluk çağında farklı şikayetlerle yapılan ultrasonlarda sık rastlanılan bir bulgudur. İzole mezenter lenfadenopatili olguların çoğunluğunda altta yatan ciddi hastalık yoktur. Bu hastalarda ayırıcı tanıda ilk sırada malignite düşünülmemeli ve muayene bulguları normal, şikayetleri sebat etmeyen olgularda gereksiz tetkik istenmemelidir. Çoğu olguda antibiyotik kullanımından bağımsız olarak görüntülemede lenf bezleri gerilemektedir. Son olarak aileler lenf bezlerini vücudun normal organları olduğunu bilmemektedirler. Bu konuda aile hekimlerine ve genel pediatri uzmanlarına görev düşmektedir.