Sedasyon altındaki bronkoskopi işlemlerinde üç farklı oksijenizasyon stratejisinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜLEYMAN TAŞ

Danışman: Hija YAZICIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Ameliyathane dışı anestezi (ADA) uygulamarı içinde Fiberoptik bronkoskopi (FOB) ve Endobronşiyal ultrasonografi (EBUS) sıklıkla kullanılan ve hasta tolerasının az olduğu işlemlerdir. Bu işlemler genellikle hasta konforunu ve toleransını artırmak ve komplikasyon oranlarını azaltmak amacıyla sedasyon altında yapılmaktadır. Sedasyon altında yapılan bu işlemlerde hava yolunun bronkoskopist ile ortak kullanımı ve hava yoluna erişim zorluğu nedeniyle hava yolu güvenliği ve oksijenizasyon son derece önemli hale gelmektedir. Hastayı hipoksiden ve bu durumdan dolayı oluşacak komplikasyonlardan korumak için sedasyon sırasında hasta ihtiyacına uygun olarak oksijenizasyon stratejileri belirlenmelidir. Çalışmamızda FOB veya EBUS yapılan hastalarda işlem sırasında kullanılan üç farklı oksijenizasyon stratejisi (Nazal kanül, Yüksek akışlı nazal oksijen (HFNO) ve Modifiye nazal airway (MNA)) arasından en etkili ve güvenli yöntemin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli prospektif klinik çalışmaya Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Bronkoskopi Ünitesinde 1 Nisan 2023 ile 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında, 18 yaş üzeri FOB veya EBUS yapılacak 276 hasta dahil edildi. Çalışmaya katılmak istemeyen, gebe olan, anestezik ilaçlara kullanım kontrendikasyonu olan, hemodinamik olarak stabil olmayan, periferik damar hastalığı olan, entübe olan, trakeostomisi olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. İşlem öncesi değerlendirme döneminde yaş, cinsiyet, boy, vücut ağırlığı, VKİ, ASA sınıflaması, yapılacak işlem, ek hastalık ve sigara kullanım durumu kaydedildi. Ayrıca hastalara STOP-BANG anketi ve FRAIL kırılganlık ölçeği yapıldı ve skorları kaydedildi. Hastalar kullanılan oksijenizasyon yöntemine göre Grup NK, Grup MNA ve Grup HFNO olarak gruplandırıldı ve sırasıyla 6 L/dk, 12 L/dk ve 60 L/dk % 100 O2 uygulandı. İşlem sırasında gelişen desatürasyon, şiddetli desatürasyon, gözlenen en düşük SpO2 değeri, O2 akış artırma, çene itme manevrası uygulama, orofarengeal airway uygulama, %100 O2 ile maske ventilasyon, entübasyon, işlem sırasında ve sonrasında gelişen komplikasyonlar, yapılan işleme ara verme zorunluluğu, işlemin tamamlanmadan sonlandırılması kayıt edildi. Sedasyon düzeyi BİS monitörü ile 60-80 arası olacak şekilde takip edildi . Derlenme ünitesi takiplerinde ise MAS kullanıldı, 9 puana ulaşan hastalar taburcu edildi. Bulgular: NK, MNA ve HFNO grupları arasında sosyodemografik özellikler, klinik özellikler, FRAIL Kırılganlık Skoru ve STOP-BANG Skoru açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Kilo ile desatürasyon gelişme durumu arasında anlamlı fark bulundu (p 0.05). Desatürasyon gelişme durumu ile diabetes mellitus, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, KOAH, astım, akciğer kanseri, diğer akciğer hastalıkları arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Yaş ile şiddetli desatürasyon gelişme durumu arasında anlamlı fark bulundu (p 0.05). Şiddetli desatürasyon gelişme durumu ile diabetes mellitus, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, KOAH, astım, akciğer kanseri, diğer akciğer hastalıkları arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). STOP-BANG Skoru ile desatürasyon gelişme durumu arasında anlamlı fark bulundu (p 0.05). Şiddetli desatürasyon gelişme durumu ile Kırılganlık, STOP-BANG ve ASA Skorları arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). İşlem öncesi ölçülen SpO2 değerlerinde anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). İşlem sırasında ölçülen en düşük SpO2 değerinde anlamlı fark bulundu (p 0.05). İşlem sırasında desatürasyon gelişme durumu açısından gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). Desatürasyon en yüksek Grup NK da , en düşük Grup MNA da idi. İşlem sırasında şiddetli desatürasyon gelişme durumun açısından gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). Şiddetli desatürasyon en yüksek Grup NK da, en düşük Grup MNA da idi. İşlem sırasında O2 akış artırma ihtiyacı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). O2 akış artırma ihtiyacı en yüksek Grup NK da , en düşük Grup MNA da idi. İşlem sırasında çene itme manevrası uygulama ihtiyacı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). Çene itme manevrası uygulama ihtiyacı en yüksek Grup NK da , en düşük Grup MNA da idi. İşlem sırasında orofarengeal airway uygulama ihtiyacı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). orofarengeal airway uygulama ihtiyacı en yüksek Grup NK da, en düşük Grup MNA da idi. İşlem sırasında desatürasyon kaynaklı işleme ara verme zorunluluğu açısıdan açısından gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.05). Grup MNA da işleme ara verme zorunluluğu bulunmadı. Yapılan çok değişkenli regresyon analizlerinde; NK (OR: 15.65; 95% CI: 7.36-33.2) ve HFNO grubunun (OR: 4.06; 95% CI: 2.03-8.12) MNA grubana göre desatürasyon açısından daha riskli olduğu görüldü. STOP-BANG skoru yüksek olan grubun düşük olan gruba göre (OR: 5.71; 95% CI: 1.59-20.5) desatürasyon açısından daha riskli olduğu görüldü. VKİ (OR: 1.07; 95% CI: 1.004-1.15) değeri yüksekliğinin desatürasyon açısından daha riskli olduğu gözlendi. Yapılan çok değişkenli regresyon analizlerinde; NK (OR: 31.71; 95% CI: 9.30-108.13) ve HFNO grubunun (OR: 11.37; 95% CI: 3.26-39.63) MNA gruba göre şiddetli desatürasyon açısından daha riskli olduğu görüldü. VKİ (OR: 1.08; 95% CI: 1.01-1.15) değerinin şiddetli desatürasyon açısından risk faktörü olduğu görülürken Yaş ve STOP-BANG skorunun şiddetli desatürasyon açısından bağımsız bir risk faktörü olmadığı gözlendi. Sonuç: ADA uygulamarında özellikle de derin sedasyon gereken bronkoskopik işlemlerde desatürasyon ve sonrasında yapılan müdahale sayısını belirgin şekilde azaltan Modifiye nazofarengeal oksijen araçlarının daha başarılı olduğunu gördük. İşlem sırasında gelişen desatürasyon ve sonrasında yapılan müdahale ihtiyacı yaş, kırılganlık, ASA sınıflaması, akciğer hastalığı, sigara kullanımı gibi nedenlerle değişmeyip, OSAS riski ve VKİ yüksekliği ile artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Fiberoptik bronkoskopi (FOB), Endobronşiyal ultrasonografi (EBUS), yüksek akış nazal oksijen (HFNO), modifiye nazofarengeal airway (MNA)