Bariatrik cerrahi sonrası oluşan gebeliklerdeki obstetrik sonuçların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MİNA ERBIYIK
Danışman: Mucize ERİÇ ÖZDEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bariatrik cerrahi, morbid obeziteye karşı en etkili tedavi yöntemi olarak kabul görmektedir. Bu çalışma ile gebelik öncesi bariatrik cerrahi geçiren kadınlardaki obstetrik sonuçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Elde edilecek bilgiler ile uygun doğum öncesi bakımının planlanması ve sağlanması hedeflenmiştir. Materyal ve Metod: Bu retrospektif olgu-kontrol çalışması, Ocak 2022 ile Ocak 2024 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Poliklinikleri'ne başvuran bariatrik cerrahi geçiren gebeler (olgu grubu, n:125) ile benzer yaş, parite ve gebelik öncesi VKİ'ye sahip olan bariatrik cerrahi geçirmemiş gebeler (kontrol grubu, n:250) arasında yapılmıştır. Çoğul gebelikler çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmada iki grubun obstetrik sonuçlarının değerlendirilmesi ve karşılaştırılması hedeflenmiştir. Bulgular: Kontrol grubu ile kıyaslandığında, yenidoğan doğum kilosunun olgu grubunda anlamlı şekilde düşük (sırayla p=0,04 ve p=0,01) olduğu saptanmıştır. İki grup kıyaslandığında olgu grubunda LGA bebek oranı anlamlı düşük bulunmuş olup, SGA bebek oranında da yükseklik saptansa da istatistiksel olarak anlamlılık bulunmamıştır (LGA için p=0,006). HT oranı olgu grubunda anlamlı derecede düşük çıkmıştır (p=0.001). Buna karşın DM, FGR ve fetal yapısal anomali varlığı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (sırasıyla p=0,322, p = 0.370 ve p=0.520). Olgu grubunda term (≥37 hafta) doğum oranı belirgin olarak daha yüksek iken, preterm (<37 hafta) doğum oranı anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p = 0.003). PTD haftalara göre gruplandırıldığında; geç PTD (34 ile 36+6 hafta arası) ve orta PTD (28-33+6 hafta arası) oranları olgu grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur (sırayla p = 0.023 ve p=0.014). Kontrol grubunda sezaryen ile doğum oranının olgu grubuna göre daha yüksek olduğu ve olgu grubunda ise vajinal doğum oranının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. (p=0,04). Sezaryen endikasyonlarında (acil/elektif) iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark viii saptanmamıştır (p=0.137). Postpartum komplikasyon oranında iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p=0,62). Olgu grubunda cerrahi sonrası kilo alımı ilk 12 ay ve sonrası ile kıyaslandığında, cerrahiden sonraki ilk 12 ay içerisinde gebe kalan olgularda yetersiz kilo alımı oranı daha yüksek iken,12 ay ve sonrasında gebe kalanlarda aşırı kilo alımı oranı anlamlı şekilde artmıştır (p=0.022). Cerrahiden sonraki ilk 12 ay içerisinde gebe kalan olgularda GİS semptomları (özellikle karın ağrısı ve ishal) daha yüksek sıklıkta gözlenmiştir (karın ağrısı için p=0.011 ve ishal için p=0.079). Cerrahiden sonraki gebe kalma süresi ile fetal yapısal anomali, HT, DM, FGR, PTD ve postpartum komplikasyon görülme oranları kıyaslandığında istatistiksel anlamlı bir fark saptanmamıştır (fetal yapısal anomali için p=0.49, HT için p=0.72, DM için p=0.83, FGR için p=0.180, PTD için p=0.845, postpartum komplikasyon için p=0.365). Tartışma ve Sonuç: Obezite, sıklığı giderek artmakta olan evrensel bir sorundur. Dolayısıyla, bariatrik cerrahinin uygulanma sıklığı da giderek artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bariatrik cerrahi geçirmiş gebelerin sayısında anlamlı artış beklenmektedir. Çalışmamız, ülkemizde bariatrik cerrahi geçirmiş gebelerde yapılmış en kapsamlı araştırma olup aynı zamanda obstetrisyenler tarafından gerçekleştirilmiş ilk çalışmadır. Amacımız, sayısı giderek artan bu özel gebe grubunun yönetimine ışık tutacak deneyime sahip olup, yeni araştırmalara katkı sağlayacak veriler elde etmektir.