Koroner kalsiyum skoru ile sistemik inflamatuvar indeksler ve antropometrik ölçümlerin ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜKRE BABACAN

Danışman: Yalçın HACIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı koroner kalsiyum skoru (KKS), sistemik inflamatuar indeksler ve antropometrik ölçümler arasındaki ilişkileri incelemektir.. Gereç ve Yöntem: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji, Dahiliye ve Aile Hekimliği polikliniğine 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasında 1 yıllık süreçte göğüs ağrısı, çarpıntı ve benzeri semptomlar ile başvuran, koroner BT anjiyografi çekilen, bir nedenle koroner BT anjiografiden 3 ay sonra veya 3 ay önce hemogram, CRP, lipit profiline bakılan 1254 bireyin kardiyovasküler risk faktörleri ve antropometrik ölçüm verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Dahil edilme ve dışlama kriterlerine uyan 115 bireylerin serum hemogram, CRP , lipit profili, antropometrik ölçüm verileri Koroner Kalsiyum Skorları (KKS) , kardiyovasküler risk faktörleri, kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçlar kaydedilmiştir.Olguların KKS ile sistemik inflamatuar indeksler, antropometrik ölçümler ve yaş,cinsiyetleri arasındaki korelasyonlar incelenmiştir. Analizlerde SPSS 28.0 programı kullanılmıştır. Sonuçlarda istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilen değer P 0.05). Boyun çevresi ölçümleri açısından gruplar arasında a, 0–99 skor grubunun boyun çevresi anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. %79,1'inde (n=91) diyabet tanısı bulunmamaktadır ve KKS grupları arasında KKS 0–99 grubunun bel çevresi(p = 0.002) BMI (p = 0.014), boyun çevresi (p = 0.010) ve BRI (p = 0.013) için de anlamlı olarak daha yüksek ortalamalara sahiptir. Bireylerin %44,3'ü (n=51) hipertansiyon hastasıydı CRP, SII, Monosit/HDL, bel çevresi, BMI ve BRI açısından KKS grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p > 0.05). Özellikle Monosit/HDL oranında KKS grupları arasında fark eğilimi görülse de (p = 0.066) bu fark anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. Boyun çevresi, KKS grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p = 0.035). Post hoc (Tukey) analizi sonucunda, KKS 1–99 grubunun boyun çevresi ortalamasının, KKS 0 grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur (B > A). Bireylerin %55,7'sinde (n=64) hipertansiyon saptanmamıştır CRP, SII ve Monosit/HDL oranı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p > 0.05). Ancak Monosit/HDL oranı açısından elde edilen p = 0.061, anlamlılık sınırına yakın bir eğilim göstermektedir. Statin kullanımına ilişkin olarak ise bireylerin %41,7'si (n=48) statin kullandığı kaydedildi, CRP, SII, monosit/HDL oranı, bel çevresi, BMI, boyun çevresi ve BRI değişkenlerinde KKS grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (tüm p > 0.05). %58,3'ü (n=67) ise statin kullanmamaktaydı . SII , bel çevresi ve boyun çevresi açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p = 0.016, p = 0.002 ve p 100 KKS grubunun değeri, 0 ve 0–99 gruplarına göre anlamlı derecede yüksektir (C > B > A). Bel çevresi yine >100 KKS grubunda belirgin olarak yüksektir (C > B > A). Boyun çevresi en yüksek ortalamalar 0–99 grubunda gözlenmiş olup, sıralama B > C > A şeklindedir. CRP, monosit/HDL oranı, BMI ve BRI açısından ise gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır ( p > 0.05), ancak bazı parametrelerde istatistiksel olarak sınırda değerler dikkat çekmektedir (örneğin, BMI için p = 0.077, BRI için p = 0.067).Bireylerin %55,7'si (n=64) sigara kullanmadığı kaydedilmiştir. CRP, SII, monosit/HDL oranı ve BRI açısından KKS grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır ( p > 0.05). Ancak, özellikle SII ve BRI parametrelerinde KKS 100+ grubunda daha yüksek ortalamalar gözlenmiştir. Bel çevresi açısından anlamlı fark bulunmuş (p = 0.003); KKS 0-99 grubunun ortalaması (X̅ = 107,55 cm), KKS 0 grubuna (X̅ = 94,61 cm) ve KKS 100+ grubuna (X̅ = 104,71 cm) göre anlamlı derecede yüksektir (B > C > A). BMI açısından fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p = 0.021). KKS 0-99 grubunun ortalama BMI değeri (X̅ = 31,53 kg/m²), KKS 0 grubuna göre anlamlı olarak yüksektir (B > A). Boyun çevresi değişkeni açısından fark istatistiksel olarak en güçlü şekilde belirlenmiştir (p C > A). Bireylerin %44,3'ünün (n=51) ise sigara kullandığı kaydedilmiştir ve CRP, SII, Monosit/HDL oranı, bel çevresi, BMI, boyun çevresi ve BRI açısından KKS grupları arasında yapılan karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır ( p > 0.05). En dikkat çekici eğilim, CRP düzeylerinde gözlenmiş; KKS 0-99 grubunda ortalama CRP düzeyi (X̅ = 7,76 mg/L), hem KKS 0 grubuna (X̅ = 3,01 mg/L) hem de KKS 100+ grubuna (X̅ = 5,37 mg/L) göre daha yüksek bulunmuştur. Ancak bu fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (p = 0.267). Sonuç: Bu çalışmada, koroner kalsiyum skoru (KKS) ile inflamatuvar ve antropometrik parametreler arasındaki ilişki, diyabet, hipertansiyon, statin ve sigara kullanımı gibi klinik değişkenler bağlamında değerlendirilmiştir. Genel olarak, SII, bel çevresi ve boyun çevresi gibi göstergelerin KKS ile anlamlı ilişkiler gösterdiği saptanmıştır. Özellikle statin kullanmayan ve sigara içmeyen bireylerde bu parametreler, KKS ≥100 olan grupta anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Statin kullanımının, inflamatuvar belirteçler üzerindeki baskılayıcı etkisi nedeniyle bu ilişkiyi zayıflatabileceği; buna karşın sigara içmeyen bireylerde abdominal obezite ve boyun çevresi gibi antropometrik göstergelerin KKS ile daha belirgin ilişki gösterdiği gözlenmiştir. Sigara içen bireylerde, CRP düzeylerinde eğilim olsa da istatistiksel anlamlılık sağlanamamıştır. Diyabet ve hipertansiyon alt gruplarında ise KKS ile inflamasyon arasında anlamlı fark izlenmemiştir. Sonuç olarak, bu bulgular inflamasyon ve santral obezite göstergelerinin, özellikle statin kullanmayan ve sigara içmeyen bireylerde subklinik aterosklerozun bir göstergesi olan KKS ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum, koroner arter hastalığı risk sınıflamasında inflamatuvar ve antropometrik parametrelerin dikkate alınmasının klinik fayda sağlayabileceğini düşündürmektedir. Diyet, fiziksel aktivite ve hastane kayıtlarında yer almayan diğer olası risk faktörlerinin eksikliği, bu bulguların yorumlanmasında sınırlayıcı olabilir. Daha kapsamlı klinik ve yaşam tarzı verilerini içeren ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Koroner Kalsiyum Skoru (KKS), Agatston skoru, SII, CRP,MHO,BRI, BMI, bel çevresi, boyun çevresi