Kalp kapak cerrahisinde Del Nido ve standart kan kardiyoplejisi seçiminin sol ventrikül fonksiyonuna etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OKAN ERSAN
Danışman: Rezan AKSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kalp cerrahisinde miyokardın korunması, ameliyat öncesi ve sonrası kalp fonksiyonlarının devamlılığı için kritik olup, bu amaçla en yaygın kullanılan yöntem kardiyopleji uygulamasıdır. Bu çalışmanın amacı, kalp kapak cerrahisi geçiren erişkin hastalarda Del Nido ve standart kan kardiyoplejisi uygulamalarının postoperatif sol ventrikül fonksiyonu üzerindeki etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışma, tek merkezli, tanımlayıcı ve prospektif tasarımla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 2024-2025 yılları arasında İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde kalp kapak cerrahisi geçiren toplam 52 hastayı kapsamaktadır. Katılımcılardan 23'üne kan kardiyoplejisi, 29'una ise Del Nido kardiyoplejisi uygulanmıştır. Preoperatif ve postoperatif sol ventrikül fonksiyonları Strain ekokardiyografi ile değerlendirilmiştir. Operasyon süresince kardiyopleji uygulama aralıkları ve doz sayısı, kan gazı değerleri, bypass ve aortik klemp süreleri, yoğun bakım ve hastane yatış süreleri ile postoperatif komplikasyonlar kayıt altına alınmıştır. Veriler, SPSS 22.0 programında, parametrik olmayan testlerle analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 52 hasta dâhil edilmiştir. Kan kardiyoplejisi uygulanan grupta yaş ortalaması 58,2±13,51 yıl iken, Del Nido kardiyoplejisi uygulanan grupta bu değer 54,58±15,63 yıl olarak saptanmış, yaş ve cinsiyet açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Preoperatif dönemde kronik hastalıklar, hemogram ve biyokimya parametreleri açısından anlamlı fark gözlenmemiştir (p>0,05). Ejeksiyon fraksiyonu (EF) ve strain değerleri gruplar arasında anlamlı fark göstermemiştir (p=0,795 ve p=0,978). Atriyal fibrilasyon (AF) sıklığı da anlamlı farklılık göstermemiştir (p=0,525). İndüksiyon öncesi ve aortik klemp sonrası kan gazı analizlerinde anlamlı fark saptanmazken (p>0,05), aortik klemp sırasında ölçülen bikarbonat (HCO₃) ve potasyum(K) düzeylerinde anlamlı fark izlenmiştir (p=0,046 ve p=0,012); HCO₃ Del Nido grubunda, K ise kan kardiyoplejisi grubunda daha yüksek bulunmuştur. Aortik klemp ve kardiyopulmoner bypass (KPB) süreleri gruplar arasında benzer bulunmuştur (p=0,672 ve p=0,329). Postoperatif dönemde malign aritmi, yeni gelişen AF, kalıcı pace ihtiyacı, kan gazı değerleri, hemogram ve biyokimya parametreleri, akut böbrek yetmezliği (ABY), 15 diyaliz, serebrovasküler olay (SVO) ve inotrop gereksinimi açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Re-operasyon oranı, hastane ve yoğun bakım kalış süreleri ile geç dönem mortalite oranlarında da gruplar benzer bulunmuştur (p>0,05). Postoperatif EF ve strain değerlerinin grup içi karşılaştırılmasında, kan kardiyoplejisi uygulanan grupta EF değerinde anlamlı bir değişim saptanmazken, strain değerinde anlamlı artış izlenmiştir (p=0,006). Bu grupta 6 hastada strain düşmüş, 17 hastada ise artmıştır. Del Nido kardiyoplejisi grubunda ise hem EF hem de strain değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişim gözlenmiştir (p<0,05). EF değişkeninde 22 hastada negatif, 2 hastada pozitif değişim olurken, 5 hastada sabit kalmıştır. Strain değişkeninde 4 hastada düşüş, 25 hastada artış saptanmıştır. Sonuç: Çalışma bulguları, her iki yöntemin benzer klinik etkinliğe sahip olduğunu, ancak Del Nido kardiyoplejisinin daha uzun etki süresiyle ek doz gereksinimini azalttığını ve postoperatif EF ve Strain değerlerinde daha belirgin değişim sağladığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Del Nido, Kalp, Kapak, Kan, Kardiyopleji