COVID-19 pandemi (Mart 2020-Aralık 2021) döneminde İstanbul İli 3.basamak hastanelerde çalışmakta olan aile hekimi asistanlarında tükenmişlik sendromu sıklığının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP TEKDEMİR

Danışman: Mustafa Reşat DABAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ: Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, sağlık personeli beden ve ruhen güçlerini önemi yüksek seviyede göstrerek sağlık bakım hizmeti vermektedirler. COVID - 19 salgını devam ederken, sağlık bakım sektöründe meydana getirdiği çöküntü nedeniyle mevzubahis olan hastane sağlık ekibindekiler üzerinde önemli bir tükenmişlik tehlikesi meydana getirmektedir. İnsan yaşamının söz konusu olduğu sağlık bakım hizmetinde, görev alan sağlık bakım hizmeti veren çalışanların tü- kenmişlik tehlikesi en çok olan grup olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmamızda aile hekimlerinin tükenmişlik seviyeleri araştırılmış olup, COVID 19 pandemisi devam ederken bu tükenmişlik seviyeleri üzerine neticesini tanımlamak amaçlanmıştır. GEREÇ YÖNTEM: Bu çalışma prospektif, tek merkezli, gözlemsel, kesitsel, tanımlayıcı çalışma olarak tasarlanmış bir anket çalışmasıdır. Çalışmaya başlanmadan önce T.C. Sağlık Bakanlığı Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi İlaç Dışı Klinik Araştırmaları Etik Kurulu'ndan 23.02.2022 tarihinde 36- 2022 karar numarası ile onay alınmıştır. Çalışmaya İstanbul ili 3.basamak hastanelerde çalışmakta olan Aile hekimi asistan doktorları' nda tükenmişlik sendromuN sıklığının araştırılması için örneklem %90-95 güven aralığında 198 kişi ile belirlenmiş olup anket çalışması yapılmıştır. Anket öncesinde yazılı ve sözlü onam alınarak 198 aile hekimi asistanı çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma anketi 08.01.22 tarihinde örneklem büyüklüğünün büyük çoğunluğuna ulaşılmıştı. 5 gün sonunda anket çalışması tamamlandı. İstatistiksel analiz için SPSS 15.0 for Windows programı kullanılacaktır. İstatistiksel alfa anlamlılık seviyesi p < 0,05 olarak kabul edilecek. BULGULAR: Çalışmamıza katılım sağlayan 223 aile hekimi arasından dahil olma kriterlerine uyan 198 aile hekimi çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 30, 0±5, 3 (min: 24 - max: 55 yıl ) idi. Katılımcıların meslekte süre ortalamsı 4 , 6 ± 5 , 1 (min : 0 – max : 30 yıl) idi. Katılımcıların % 67, 7 'i ( n: 151) kadın , %32, 3 'I (n: 72) erkek, idi. Katılımcıların % 48 ' i ( n: 107 ) bekar, % 49, 8 ' i ( n: 111 ) evli, % 2.2 ' si ( n: 5 ) boşanmış idi.Katılımcıların % 77, 6 ' sı ( n: 173 ) çoçuk sahibi değil, % 22 , 4 ' si( n : 50 ) çocuk sahibi idi. Katılımcıların % 79, 8'inin ( n: 178 ) kronik bir hastalığa sahip olduğu, % 20, 2 ' sinde ( n: 45 ) kronik hastalığı olmadığını belirtmişlerdi. Katılımcıların % 77, 6 ' sı ( n : 173 ) düzenli kullanmış olduğu kronik hastalık ilacı olduğunu, katılımcıların %22,4'side (n:50) düzenli bir kronik hastalık ilacı kullanmadığını belirtmişlerdir. Katılımcıların % 40, 8 ' i ( n : 91 ) pandemi sırasında psikiyatrik destek ( görüşme , tedavi ) alma ihtiyacında artış gösterdiğini belirtirken, % 59, 2 ' si pan- demi döneminde psikiyatrik destek alma ihtiyacı artışı olmadığını belirtmiştir. Katılımcıların % 25 , 1' i ( n : 56 ) pandemi döneminde antidepresan gereksinimi olduğunu belirtirken, % 74 , 9' u ( n: 167 ) pandemi döneminde antidepresan ger- eksinimi olmadığını belirtmiştir. Katılımcıların % 51 , 1 ' I ( n: 114 ) son 2 hafta içinde covıd kliniklerinden bi- rinde ( pandemi poliklinik, servis, yoğun bakım, acil ) aktif görev aldığı belirtirken, katılımcıların % 48, 9 ' u ( n : 109 ) son 2 hafta içinde covıd kliniklerinde aktif görev almadığını belirtmiştir. Katılımcıların % 12 , 6 ' sı ( n: 28 ) pandemi döneminde sigara adet / gün sayısında değişiklik artışı olduğunu belirtirken, katılımcıların % 87 . 4 ' ü ( n: 195 ) pandemi döneminde sigara adet / gün değişiklik artışı belirtmedi. Katılımcıların % 77 ' si( n: 172 ) pandemi döneminde yoğun bakım da hiç çalışmadığını, % 10, 8' i ( n: 24 ) 1 ay yoğun bakımda çalıştığını, % 4, 9' u ( n: 11 ) 1- 3 ay yoğun bakımda çalıştığını, % 7, 2' si ( n: 16 ) 3- 5 ay yoğun bakımda çalıştığını belirtirtti. Katılımcıların % 26, 9' u ( n: 60 ) pandemi döneminde acil serviste hiç çalışmadığını belirtirken, % 35' i ( n : 78 ) 0- 1 ay pandemi döneminde acil serviste çalıştığını, % 20, 2' si ( n : 45 ) 1-3 ay acil serviste çalıştığını, % 17,9 u ( n: 40 ) 3- 5 ay acil serviste çalıştığını belirtti. Katılımcıların % 19, 3 ' ü ( n: 43 ) pandemi döneminde oluşturulan covıd klin- iklerinde toplam 1-3 ay , katılımcıların % 10, 8' i ( n: 24 ) covıd kliniklerinde toplam 3-5 ay, katılımcıların % 12, 1' i ( n: 27 ) pandemi döneminde oluşturulan covıd klin- iklerinde toplam 5-7 ay , katılımcıların %19, 3'ü ( n: 43 ) toplam 7-9 ay, katlımcıların % 38, 6 ' sı ( n : 86 ) 9 ay - 1 yıldan fazladır pandemi döneminde oluşturulan covıd kliniklerinde çalıştığını belirtmiştir Maslach tükenmişlik ölçeği duygusal tükenme alt boyutunda 22, 2 ± 8, 4 ( xii min 0 – max 36 puan ), duyarsızlaşma alt boyutunda 9, 2 ± 4, 5 ( min 0 - max 20 pu- an ), kişisel başarıda azalma hissi alt boyutunda 18, 2 ± 5, 5 ( min 0 - max 32 puan ) puan dağılımına sahiptir. Duygusal tükenme meslekte kıdem derecesi ile negatif yönde, pandemi döne- minde çalışma yeri acil servis ve süresi ile pozitif yönde, duyarsızlaşma meslekte çalışma süresi ile negatif yönde, kişisel başarıda azalma hissi yaş, meslekte çalışma süresi, pandemi döneminde diğer çalışma yeri ve süresi ile pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişkili saptandı (sırası ile p=0,021 p=0,003 p=0,022 p=0,001 p=0,001 p=0,015). Meslekte kıdem derecelerinde duygusal tükenme puanlarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,007). Diğer (başasistan,öğretim görevlisi)duygusal tükenme puanı asistan ve uzmanlara göre düşüktü (p=0,003 p=0,0166). Çocuğu olmayanların kişisel başarıda azalma hissi puanı alanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (p=0,025). Kişisel başarıda azalma hissi puanı azaldıkça tü- kenmişlik artmaktadır. Kullandığı ilaç olanların duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarıda azalma hissi puanları ilaç olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmadı (p=0,016 p=0,009 p=0,014). Pandemi sırasında herhangi bir psikiyatrik destek alma ihtiyacınızda artış olmayanların duygusal tükenme, duyarsızlaşma puanı olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (p<0001 p=0,009). Pandemi dönemi başladığında ve devam ederken antidepresan gereksinimi olmayanların duygusal tükenme, duyarsızlaşma puanı olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (her ikiside p<0001). Pandemi döneminde sigara adet/gün sayısında değişiklik artışı olanlarda duygusal tükenme, duyarsızlaşma puanı olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. (p=0,005 p=0,022). Pandemi döneminde acil serviste çalışma durumlarında Duygusal tükenme pu- anlarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı p=0,032). Pandemidöneminde acil serviste 3-5 ay çalışanların Duygusal tükenme puanı hiç çalışmayanlara göre istatis- tiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,012). Pandemi döneminde diğer servislerde çalışma durumlarında Duyarsızlaşma, Kişisel başarıda azalma hissi puanlarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı p=0,008 p=0,048).Duyarsızlaşma 0-1 ay çalışanlarda hiç çalışmayanlara ve 1-3 ay çalışanlara göre, Kişisel başarıda azalma hissi 3-5 ay çalışanlarda hiç çalışmayanlara göre istat- istiksel olarak anlamlı yüksekti (p= 0,006 p=0,001 p=0,030). Pandemi döneminde oluşturulan covıd klinik (yoğun bakım, acil servis, diğer çalışma yeri...) çalışma toplam süresi gruplarında Duygusal tükenme puanında istat- istiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,042). Pandemi döneminde oluşturulan covıd kliniğinde 5-7 ay çalışanların Duygusal tükenmepuanı 1-3 ay çalışanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,006). SONUÇ: COVID-19 pandemisinde görev yapan sağlık çalışanları, has- talığa yakalanma ve bulaştırma riskleri ile karşı karşıya oldukları gibi, travma ve stresör ile ilişkili ruhsal bozukluklar açısından da risk altındadırlar Sağlık çalışanlarında % 20-80 oranında tükenmişlik, yorgunluk, anksiyete görülmektedir Pandemi dönemlerinde sağlık çalışanlarının travma sonrası stress bozukluğu, anksiyete, depresyon, uykusuzluk ve madde kullanım bozuklukları semptomları geliştirebileceğini bildirilmiştir