Çocukluk çağında 1992 ve 2015 jones kriterlerine göre akut romatizmal ateş'in değişen yüzü ile klinik sonuçlarımız


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEGÜM YAVRUM

Danışman: Ayşe Esin KİBAR GÜL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocuklar ve genç yetişkinlerde edinsel kalp hastalıklarının önde gelen nedenlerinden biri olan Akut romatizmal ateş (ARA)'de romatizmal kapak tutulumunda (RKH) erken dönemde ekokardiyografi (EKO) kullanımı ile subklinik kardit sıklığında artma saptanmıştır. Bu çalışmada kliniğimizde ARA/RKH tanısı ile izlenen hastaların demogra¬fik ve klinik bulguları, EKO tekniğinin tanıdaki önemini, tedaviye yanıtları ve prognozlarının değerlendi¬rilmesi amaçlandı. Yöntemler: Ocak 2010-Aralık 2017 tarihleri arasında Çocuk Kardiyoloji Kliniği'nde klinik bakı ve EKO yapılan, Jones ölçütleri ile (1992,2003 ve 2015) ARA tanısı konulan 6-17 yaş arası (ortalama 11,7±2,3 yaş, K/E oranı:1,2) 160 hasta geriye dönük değerlendirildi. İstatistiksel analiz: SPSS Statistics 22.0 for Windows Evaluation Version programı kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Olguların en sık kış (%31,3) ve ilkbahar (%27,5) aylarında başvurduğu görüldü. Hastaların önemli bir kısmı 10 ile 13 yaş grubunda (%60) idi. En sık başvuru yakınması eklem yakınmaları idi (%70,6). En sık görülen major bulgular kardit (%64,4) ve artirit (%68,7)iken en sık görülen minör bulgular ateş(%16,4) ve artralji(%7,5)idi. Artrit saptanan 110 hastanın %63,6'sında poliartrit, %22,7'sinde poliartralji, %15,4'ünde monoartrit vardı. Karditli olguların %.29,4'ünde subklinik kardit saptandı. Ekokardiyografide en sık saptana kapak tutulumları %44,4'ünde aort yetersizliği (AY) ve mitral yetersizliği (MY) birlikteliği ve %18,8'inde izole mitral yetmezlik idi. Olguların47'sinde (%45,2) hafif, 47'sinde (%45,2) orta ve 10'nunda (%9,6) ağır şiddette kardit görüldü. Tanı anında major bulgulardan en sık kardit ve artrit (%35) ile kardit ve kore birlikteliği (%19,4) saptandı. 2015 ve sonrasında monoartirit ve poliartralji bulgularında anlamlı artma saptandı (p<0.05) ve bunlara sırasıyla %29,4 ve %52,2'sinde subklinik kardit eşlik etmekte idi. Ortalama 3,0±1,9 yıl olan izlem süresince romatizmal kalp hastalığı (RKH)'nın %68,2'iınde kapak bulgularında gerileme görüldü. Bu hastaların %70,4'ünde ilk 1 yıl içerisinde düzelirken sonraki 5 yıllık izlemde bu oran %4,2 saptandı. Hafif karditli olgularda (n=47) orta ve ağır karditli olgulara göre izlemde RKH'ında gerileme oranı (sırasıyla %51 ve %80,7) anlamlı düşük bulundu (p=0,003). Klinik karditli olguların %61,8'ine (n=34) steroid ve naproksen, %12,7'sine (n=7) steroid ve salisilat, subklinik karditli olguların %29,8'ine (n=14) yalnızca naproksen, %21,3'üne (n=10) steroid ve naproksen tedavileri en sık uygulandı. Salisilat alan olgularda yan etki görülme oranı (%23,1) naproksen tedavisi alanlara göre (%2) anlamlı derecede daha yüksek bulundu. ARA'lı olguların %30'unda tekrarlayan atak gözlendi ve bu hastalarda en sık kardit (%60'ı orta ve ağır kardit) ve artiritin eşlik ettiği saptandı. İzlemde klinik karditi olan hastaların %83,3'ünde (n=45), subklinik karditi olan hastaların %55,6'sında (n=25) kapak bulgularında gerileme gözlendi. Bu ikisi arasında istatiksel anlamlı fark bulundu (p=0,005). Ağır karditli iki olguya (%1,3) takiplerinde cerrahi kapak onarımı yapıldı. Steroid tedavisi alan ve almayan grup arasında izlemde RKH oranı arasında anlamlı farklılık bulunmadı. Hastalarımızın %88,8'i (n=142) profilaksiye uyum göstermiştir. Sekonder proflaksiye uyum gösteren olgularda rekurrens oranı %5,5 olup proflaksiye uyumsuz olgulara göre bu oran (%23,5) anlamlı düşük bulundu. Sonuç: Çalışmamızda subklinik karditli olguların poliartralji ve monoartirit ile birlikteliğinin özellikle 2015 ve sonrasında anlamlı yüksek olması dikkat çekicidir. Kliniğimizde EKO'nun ARA şüphesi olan hastalarda rutin kullanılması nedeniyle kardit sıklığının ve özellikle subklinik karditli olguların sayısının incelenen tüm yıllarda arttığı ve subklinik karditli olguların da kalıcı RKH riski taşıdıkları saptanmıştır. Çalışmamızda sekonder proflaksi uyumsuzluğunun rekürren ARA gelişiminde önemli belirleyici faktör olduğu görülmüştür. Bu nedenle subklinik karditlerin tanınması ve sekonder proflaksiye erken başlanması erişkin yaştaki RKH olan birey sayısının azalmasını sağlayabilir. Anahtar kelimeler: Akut romatizmal ateş, kardit, artirit, subklinik kardit