Kronik yara hastalarında yara sıvısı örneklerinin inflamasyonu değerlendirmek amacıyla inflamatuar parametreler açısından karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LARA KAVASOĞLU

Danışman: Hikmet Erhan GÜVEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Diyabetik ayak yaraları ve bası yaraları, ileri yaş, diyabet, obezite ve immobilite ile ilişkili olarak sık görülen; yüksek morbidite, mortalite ve sağlık yükü oluşturan kronik yara tipleridir. Kronik yaralarda süregen inflamasyon ve immün yanıt bozuklukları iyileşmenin gecikmesine neden olur. Kompleman sistemi inflamatuvar süreçte temel role sahip olup, farklı yara etiyolojilerinde kompleman aktivasyon profillerine ilişkin veriler sınırlıdır. Bu çalışma literatürde yara sıvısı ile yapılan ilk çalışma olup diğer çalışmalar serumdan inflamatuar ve biyokimyasal çalışmalar yapılmıştır. Prospektif tasarımı ve yenilikçi çalışma dizaynı nedeniyle çalışmanın literatüre yeni bir çerçeve açağı öngörüldü. Amaç: Bu çalışmada, negatif basınçlı yara tedavisi (NBYT) uygulanan kronik yaralarda, diyabetik ayak yarası ve bası yarası etiyolojilerine göre inflamasyon ve kompleman ilişkili biyobelirteç farklılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: NPWT uygulanan toplam 140 hasta retrospektif olarak incelenmiştir (diyabetik ayak: n=109; basınç yarası: n=31). NBYT sıvısından C3, C4, CRP, prokalsitonin, nötrofil, monosit, albümin, elektrolitler ve CRP/Albümin (CAR) ile Total Protein/Albümin (TPA) oranları analiz edilmiştir. Gruplar arası farklılıklar, Spearman korelasyon analizleri ve bası yarası gelişimini öngören lojistik regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Diyabetik ayak yarası grubunda nötrofil-dominant inflamasyon gözlenmiş olup; monosit düzeyleri WBC, nötrofil, C3 ve C4 ile anlamlı negatif korelasyon göstermiştir (p<0,001). Bası yarası olan hastalarda ise CRP'nin C3 ve C4 ile pozitif ilişkisi (p<0,05) saptanmış; kompleman aktivasyonunun kronik inflamasyonla ilişkili olduğu değerlendirilmiştir. CAR değerleri basınç yarası grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,027). Lojistik regresyon analizinde erkek cinsiyetin basınç yarası gelişimine karşı koruyucu olduğu (OR=0,26; p=0,005), monosit (OR=1,07; p=0,024) ve CRP artışının (OR=1,02; p=0,025) ise bağımsız risk faktörleri olduğu belirlenmiştir. Modelin doğruluğu %81,4, açıklayıcılığı Nagelkerke R²=0,233'tür. Sonuç: Her iki yara tipinde inflamasyon belirgin olmakla birlikte immün yanıt paternleri farklıdır. Diyabetik ayak yaralarında enfeksiyona bağlı nötrofil baskınlığı ön plandayken; bası yaralarında kompleman aracılı kronik inflamasyon daha belirgindir. CAR, inflamatuvar yük ve klinik ciddiyet ayrımında yararlı bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. Etken patofizyolojik mekanizmaların tanınması, yara tipine özgü tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.