Yenidoğan döneminde hiperbilirübinemi nedeni ile hastanede yatarak fototerapi alan hastalarda karboksihemoglobin düzeyinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RABİA ALAY
Danışman: Fatma NARTER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yenidoğan sarılığı, yenidoğan döneminin sık karşılaşılan sorunlarından birisidir. Hayatın ilk günlerinde sıklıkla karşılaşılan yenidoğan sarılığı gerekli tedavi uygulanmadığı takdirde bilirubinin nörotoksik etkisi nedeniyle bazen istenmeyen ölümlere ve uzun dönem nörolojik sekellere yol açabilen bir durumdur. Amacımız primer tanısı indirekt hiperbilirubinemi olan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatırılarak izlenen geç preterm ve term yenidoğanların kan COHb düzeyini saptamak, COHb düzeyleri ile bilirubin düzeyleri arasındaki korelasyon varlığını bulmak, etyolojide hemoliz varlığına göre COHb düzeyi değişkenliğini yansıtabilmektir. Çalışmamızda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesine 1 Eylül 2011 ile 1 Eylül 2017 tarihleri arasında indirekt hiperbilirubinemi nedeniyle yatırılan 701 olgu incelendi. Term ve geç preterm yenidoğanların doğum tarihi, cinsiyeti, doğum kilosu, doğum şekli, gestasyon haftası, postnatal yaş, yatış kilosu, tartı kaybı yüzdesi, yatış öncesi beslenme şekli (anne sütü, anne sütü+formula, formula), anne yaşı, annenin parite sayısı, akraba evliliği öyküsü , ailede sarılık öyküsü; yatış total bilirubin, direkt bilirubin düzeyi anne kan grubu, bebek kan grubu, direkt Coombs testi, yatış eritrosit sayısı, yatış hemoglobin, hematokrit ve retikülosit düzeyi, kan gazı COHb düzeyi, G6PD düzeyi; verilen tedavi şekli (fototerapi/kan değişimi/IVIG), fototerapi süresi ve yatış süresini içeren klinik bilgi ve parametreleri kaydedildi. Çalışmamızda ortalama COHb düzeyimiz % 1,09±0,71 saptanırken direkt Coombs ABO uygunsuzluğunda, G6PD eksiklik ve ağır eksikliğinde ortalama COHb düzeylerinin artmış olduğu saptandı (sırasıyla %1,74, %1,23, %1,80). COHb düzeyi %1,5 ve üzeri olan grupta, yatış hemoglobin, eritrosit düzeyleri anlamlı derecede düşük saptandı. Retikülosit düzeyi ise anlamlı derecede yüksek saptandı. COHb düzeyi %1,5 ve üzeri olan grupta, çok ciddi hiperbilirubinemi (≥25 mg/dl) varlığı istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu. COHb düzeyi %1,5 ve üzeri olan grupta, fototerapiye ilave olarak kan değişimi ve/veya IVIG tedavisi varlığı istatiksel olarak daha yüksek bulundu (%0 vs %5,75). COHb düzeyi %1,5 ve üzeri olan grupta ortalama yatış süresi ve fototerapi süresi istatiksel olarak yüksek bulundu (3,4 vs 4,2 gün/18,5 vs 24,7 saat) COHb düzeyi % ≥ 1,5 olanlarda direkt Coombs pozitifliği, ailede sarılık öyküsü varlığı, direkt Coombs (+) ABO uygunsuzluğu oranı istatiksel olarak yüksek bulundu (p= 0,0001). Ayrıca G6PD eksiklik ve ağır eksikliğinde, ailede sarılık öyküsü varlığında COHb'nin % ≥ 1,5 olma oranı yüksek bulundu. Sonuç olarak kan gazı incelemesinde saptanan COHb'nin yüksek hemoglobin döngüsünün erken bir belirteci olarak kullanılabileceğini ve bu şekilde yenidoğanlarda bilirübin değerlerinin hızlı yükselmesini dolayısıyla hemolizin erken tespit edilebileceğini düşündük. COHb değeri yüksek olgularda ciddi sekel olabilecek seviyelerde hiperbilirübineminin oluşabileceği ve kan değişimi gereksinimi olabileceği yatış süresinin daha uzun olabileceği hatırda tutulmalıdır.