Sezaryenle doğum için kullanılan anestezitekniklerinin yenidoğanın serebral ve renaloksijenizasyonu üzerine olan etkilerininkarşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÜLKÜ ARSLAN

Danışman: Nilgün KAVRUT ÖZTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Esktrauterin hayata uyum sürecinde yenidoğan organ sistemlerinde birçok fizyolojik değişiklik olmaktadır. Bu adaptif değişiklikler, doğum şekli ve doğumda uygulanan anestezi yönetimi gibi faktörlerden etkilenebilir. Near infrared spektroskopi (NIRS) doku oksijenizasyonunun sürekli ve non-invaziv olarak izlenmesine olanak sağlayan, yenidoğanda kullanımı giderek artmakta olan bir yöntemdir. Bu çalışmada elektif sezaryen operasyonlarında anestezi yöntemi olarak genel ve spinal anestezinin yenidoğanın serebral ve renal oksijenizasyonu üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Metod: S.B.Ü. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi etik kurulundan izin alınarak sezaryen altında elektif olarak doğumu gerçekleşecek olan, 18 yaş üstü, Amerikan Anesteziyoloji Derneği (ASA) I-III grubu, gestasyonel yaşı 37-41 hafta arasında olan toplam 60 gebe çalışmaya dahil edildi. Olgular spinal anestezi uygulanan grup (Grup 1; n: 30) ve genel anestezi uygulanan (Grup 2; n: 30 ) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Gebelerin preoperatif ve intraoperatif ortalama arter basınçları (OAB), kalp hızı (KH), arteryel oksihemoglobin saturasyonları (SpO2) intraoperatif kanama miklarları ve doğum sonrası yenidoğanların 1. ve 5. dk Apgar skorları, preduktal postduktal arteryel oksihemoglobin saturasyonları (SpO2), perfüzyon indeksleri, kalp hızları, vücut ısıları, serebral ve renal rejyonal oksijen saturasyonları (rSO2) kaydedildi. Her iki grubun verileri istatiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Her iki grubun serebral ve renal rSO2 değerleri arasında tüm zamanlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Grup 1 ve Grup 2 için; serebral rSO2 değerlerinin 10. dakikadan itibaren renal rSO2 değerlerinin ise 15. dakikadan itibaren anlamlı olarak yükseldiği ve serebral rSO2 değerlerinin renal rSO2 değerlerine göre yaşamın ilk 60 dakikasında anlamlı olarak düşük olduğu tespit edildi. Serebral rSO2 değerleri ile preduktal SpO2, renal rSO2 ile postduktal SpO2 değerleri arasında pozitif korelasyon saptandı. Serebral ve renal rSO2 değerleri ile vücut ısısı arasında da pozitif bir korelasyon olduğu tespit edildi. Sonuç: Sezaryenle doğumda kullanılan genel ve spinal anestezi yöntemlerinin, yenidoğanların serebral ve renal oksijenasyonu üzerine benzer etkileri bulunmaktadır. Her iki anestezi yönteminde de yenidoğanların hem serebral hem de renal rSO2 değerlerinin zaman içinde yükseldiği ve yenidoğanların serebral rSO2 değerleri ile preduktal SpO2, renal rSO2 değerleri ile postduktal SpO2 değişimleri arasında korelasyon olduğu ayrıca hem serebral hem de renal rSO2 değerlerinin vücut ısısı değişimleri ile korele olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Genel anestezi; rejyonal anestezi; near infrared spektroskopi; rejyonal serebral oksijen saturasyonu; rejyonal renal oksijen saturasyonu; yenidoğan.