Konjenital hiperinsülinizm tanılı olguların genotip ve fenotip özelliklerinin belirlenmesi, genotip ve fenotip uyumunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKNUR ATALAY

Danışman: Semra ÇETİNKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Konjenital hiperinsülinizm; hem ailesel hem de sporadik olarak gelişebilen, genetik heterojen bir hastalıktır. Olgular; yenidoğan döneminde veya bebeklik döneminde tanı alabilirler. Seyri geçici veya kalıcı olabilir. Hipoglisemi yönetimi özellikle yenidoğan döneminde büyük önem taşıyan, kalıcı nörolojik sekellere ve epilepsiye neden olabilen önemli bir durumdur. Olgularda tanı ve tedavinin izlemi, ilaç dozlarının uygun şekilde ayarlanması; nöromotor gelişim, hastalığa ve tedaviye bağlı komplikasyonların yönetimi için önemlidir. Bu nedenle yaklaşık 25 yıllık kliniğimiz izlemindeki olgularımızın verilerinin derlenmesinin önemli tespitler ve bilgiler sağlayacağını düşündük. Gereç ve yöntem: Çalışmaya TC Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatrik Endokrinoloji Kliniği'nde, 2010-2020 yılları arasında, konjenital hiperinsülinemik hipoglisemi tanısı ile takip ve tedavi edilen, düzenli izleme gelen ve izlem verilerine ulaşılabilen olgular dahil edildi. Bulgular: Konjenital hiperinsülinizm ile takipli 36 olgu dahil edildi, olguların kız/erkek oranı 1,5 olduğu, tiplerine göre %61,2'si konjenital kalıcı hiperinsülinizm, %38,8'i geçici hiperinsülinizm, doğum haftası ortanca 38 (32-41) hafta, %80 kadarı term doğum, %20 kadarı prematür doğum, doğum ağırlıkları ortanca 3040 gram (1550-5133 gram), ortanca doğum ağırlıkları SDS'leri 0,0 [(-3,0)-(4,5)], olguların; %77,7 AGA, %13,8'i SGA, %8,3 LGA olduğu, başvuru yakınmaları; %47,2'sinde semptomsuz hipoglisemi, %33,3'ünün hipoglisemik nöbet, %16,7'sinin emmeme ve huzursuzluk, %2,8'inin sarılık ile başvurunda hipoglisemisinin saptandığı, %50'sinde hiperinsülinizm risk faktörü varlığı, %33,3'ünde anne baba arasında akrabalık olduğu, tanı zamanları ortanca 2,5 (1-180) gün, hipoglisemi anında plazma glukoz değeri ortanca 29,5 mg/dL (7-50 mg/dL), kan ve idrar ketonu negatif, hipoglisemi anında insülin değeri ortanca 5 µIU/mL (2,1-174 µIU/mL), glukoz infüzyon hızı ortanca 10 (5-20) mg/kg/dk, olguların %72,2'sinde hiperinsülinizm gen paneli çalışıldığı, %33,3'ünde tanımlanmış hiperinsülinizm genlerinde mutasyon saptandığı, olguların 6'sında; 4'ü ABCC8, 2'si KCNJ11 olmak üzere K ATP kanal düzenleyici genlerde, 5'inde HADH, 1'inde HFN1A mutasyonu saptandığı, olgularda ilk tedavi seçeneğinin diazoksit olduğu, ortanca 10 (5-15) mg/kg ile başlandığı, %44,4'ünde tedaviye hidroklorotiyazid eklendiği, %11,1'inde hipogliseminin devam etmesi üzerine diazoksit yanına oktreotid eklendiği (başlama dozu ortanca 22,5 (20-40) µg/kg/gün), oktreotid kullanılan 4 olgunun K-ATP kanal genlerinde mutasyon (3'ünde ABCC8 geninde, 1'inde KCNJ11 geninde) ile izlenen kalıcı hiperinsülnizmli olgular olduğu, diazoksit ve oktreotid birlikte kullanılmasına rağmen hipoglisemileri devam eden 1 olguya subtotal pankreatektomi operasyonu uygulandığı saptandı. Olguların izlem süresi ortanca 33 (7-264) ay, geçici hiperinsülinizm olgularında tedavi kesilme süresi ortanca 6 (3-30) ay, son kontrol vücut ağırlığı SDS değerleri ortanca 0,3 [(-1,6)-(+2,8)], son kontrol boy SDS değerleri ortanca -0,1 [(-2,4)-(+2,9)] SD, son kontrolde olguların %50'si diazoksit tedavisi [dozu ortanca 5,5 (1,7-10) mg/kg/gün], %27'sinin hidroklorotiyazid tedavisi [dozu ortanca 1,2 (0,3-7) mg/kg/gün], %5,5'inin oktreotid tedavisi [dozu ortanca 11,1 (9,5-12,8) µg/kg/gün] almakta olduğu, olgulardan %13,8'inde anormal nörogelişim; %8,3'ünde hafif mental retardasyon, %5,5'inde ağır mental motor retardasyon, olguların %19,4'ünün epilepsi tanısı aldığı (%42,8'i hipoglisemik konvülsiyon ile başvuru), olguların takibinde diyabet görülmediği, %8,3'ü HbA1C yüksekliği ile takipli olduğu saptandı. Sonuç: Olgularda kronik hastalık izleminin gerekliliği, genotip özelliklerine göre hastalık şiddeti ve tedavinin değişebileceği, ayrıca aynı mutasyonun farklı fenotipte karşımıza çıkabileceği, yakın takip ve tedavinin olası hipoglisemi sekellerini önleyebileceği sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Konjenital hiperinsülinemik hipoglisemi, hipoglisemi, K ATP kanal genleri, ABCC8, KCNJ11, HADH, diazoksit, oktreotid, anormal nörogelişim, epilepsi