Elektif sezaryen ameliyatlarında cerrahi sonrası hızlandırılmış iyileştirme ( Enhanced Recovery After Surgery; Eras ) protokolü uygulamanın etkilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK DEMİRDELEN
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Elektif Sezaryen Ameliyatlarında Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileştirme (Enhanced Recovery After Surgery; Eras) Protokolü Uygulamanın Etkilerinin Değerlendirilmesi Amaç: Çalışmamızda hastanemizde yapılan elektif sezaryen ameliyatlarında ERAS protokolü uygulamanın cerrahi sonrası erken dönem sonuçları üzerine etkilerini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Haziran 2019- Eylül 2019 tarihleri arasında hastanemiz Gebe Polikliniği ve Acil Kadın Doğum Polikliniği'ne başvuran 18 yaş ve üzeri, 24. Gebelik haftası ve üzeri, ASA-I ve ASA-II hastalar ve bu hastalar içinde spinal anestezi ile ameliyat olmayı kabul eden gebeler çalışmaya dahil edildi. ERAS protokolü uygulanan gebelerle uygulanmayanlar, operasyon süresi, perioperatif tahmini kanama miktarı, postoperatif; emzirme zamanı, gaita çıkış zamanı, orale geçme zamanı, mobilizasyon süresi, VAS skorları ve taburculuk süresi açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 60 gebe dahil edilmiştir. Bunlardan 30 gebe ERAS grubu, 30 gebe kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Operasyon süresi, intraoperatif verilen sıvı miktarı, gaita çıkış süresi, orale geçme zamanı, mobilizasyon süresi, VAS skoru, taburculuk süresi ERAS grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha az bulunmuştur (p<0.001). Tahmini kanama miktarı ve gaz deşarj süresi ise karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık izlenmemiştir. Sonuç: Elektif sezaryen ameliyatlarında ERAS protokolü uygulamalarının postoperatif süreçte hasta iyileşmesini hızlandırma, erken gayta deşarjı, oral rejime geçişi sağlama, VAS skorunu düşürme, hastaların hayata erken adapte olmasını sağlayarak hastaneden taburculuk süresini azaltma etkileri vardır. Hastanede uzun kalmanın hem anne hem de bebek üzerine olumsuz sonuçlarını düşünecek olursak ERAS protokolünün tüm elektif sezaryenlerde rutin olarak yapılması önerilebilir. Ülkemizde ve dünyada obstetrik cerrahide ERAS protokolü uygulamanın etkilerinin değerlendirildiği farklı hasta gruplarında yapılmış yeteri kadar çalışma yoktur. Konuyla ilgili daha fazla yayına ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: ERAS, spinal anestezi, sezaryen