Kliniğimizde idiyopatik intrakranial hipertansiyon ön tanısıyla yatırılmış olan çocuk olguların demografik özellikleri etiyoloji ve prognoz yönünden değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PEDİATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FIRAT BEDİR
Danışman: Çağatay NUHOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Genellikle obezite ve ilaç kullanımı söz konusu olan sıklıkla adolesanlarda saptanan, ancak yıllar içinde normal tartılı ve daha küçük yaş gruplarında sıklığı giderek artan İdiyopatik İntrakranial Hipertansiyonun (İİH) yaş gruplarına göre olası nedenlerini ortaya koymak,böylece risk gruplarına göre ileri inceleme gereksinimin önceliklerini belirlemek için planlanmış bir araştırmadır.İİH uzun dönemde kalıcı görme alanı ve görme keskinliği kaybıyla sonuçlanabileneceğinden diğer kafa içi basınç nedenlerinden ayırıcı tanısı hızlıca yapılmalı ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Bu araştırma kendi kliniğimiz ölçeğinde yukarıda sunulan araştırma sorusuna yanıt aramaktadır. Gereç ve Yöntem Araştırma; Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğin'de, İİH tanısıyla 01/01/2015 ile 30/12/2019 tarihleri arasında yatıralarak tetkik edilen 26 çocuk olgu dosyasının retrospektif incelenmesine dayalıdır. Bulgular Çalışmamız yaşları 5 ile 17 arasında değişmekte olan, 14'ü (%53,8) kız ve 12'si (%46,2) erkek toplam 26 çocuk olguyu kapsamaktadır. Olguların ortalama yaşı 11,2'dir. Çalışmamıza dahil edilen olguların 9'u (%34,6) şişman, 5'i (%19,2) obezdi. Olguların; 21'inde (%80,7) baş ağrısı şikayeti mevcuttu. Olguların 10'unda (%38,4) geçici görme kaybı, 6 'sında (%23,7) kusma şikayeti mevcuttu. Yedi (%26,9) olgunun diplopi şikayeti, 1(%3,84) olguda kulak çınlanması mevcuttu. On beş olgunun (%57,8) görme muayenelerinde çeşitli patolojiler saptandı.On bir (%42,3) olgunun görme muayenesi doğaldı. On sekiz (%69.2) olguya kraniyal magnetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemi kullanıldı. Dokuzunun (%50) MR bulguları normaldi, 9 olguda ise çeşitli patolojiler raporlandı. Sekiz hastada ise Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile görüntüleme yapıldı. BT sonuçları bütün olgularda normal olarak değerlendirilmişti. Üç (%11,5) olguya tek seferlik boşaltıcı Lomber Ponksiyon (LP) yapıldı. On bir (%42,3) olguda tedavi olarak tek başına Asetazolamid kullanıldı. Beş (%19,2) olguya ise önce Asetazolamid tedavisi başlanmış olup izlemlerinde yeterli klinik cevabın olmaması üzerine tedaviye Topiramate eklendi. Beş (%19,2) olguda kombine tedaviye yeterli klinik cevap alınamayınca tekrarlayıcı LP yapıldı (Ortalama 5+-2kez) . İki (%7,6) olguda ise tedavilere yeterli klinik yanıt alınamadı. Bu olgulardan birine (%3,8) optik kılıf fenestrasyonu yapıldı. Bir olguya ise Lumboperitoneal Şant cerrahisi yapıldı. Sonuç İİH çoğunlukla doğurganlık çağı obez kadınlarda görüldüğü düşünülen bir hastalık olsa da pediatrik yaş grubunda da görülme sıklığı artmaktadır. İHH tanılı olgular ergenlik öncesi dönemde ön planda vizüel semptomlar ile başvururken adelosan çağında baş ağrısı ön plandadır. İHH yeterince tedavi edilemediği durumda kalıcı görme kaybıyla sonuçlanabileceğinden sebebi bulunamayan baş ağrılarında İİH dışlanmalıdır.