Erişkin yoğun bakım ünitesinde kör, ultrasonografi ve bronkoskopi ile perkütan dilatasyonel trakeostomi yöntemlerinin retrospektif karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF SELVA TAŞ
Danışman: Mehmet Salih SEVDİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ: Trakeostomi, genellikle Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi'nde (YBÜ'de) takip edilen ve uzun süreli mekanik ventilasyon gerektiren hastalar için stabil bir havayolu desteği sağlayarak uzamış translaringeal entübasyonun yol açtığı hasarı sınırlamak amacıyla kullanılan cerrahi bir işlemdir. Bu çalışmanın amacı solunum yetmezliği nedeniyle erişkin yoğun bakımda takip edilirken perkütan dilatasyonel trakeostomi açılmış hastalarda seçilen yönteme göre (kör, ultrasonografi kılavuzluğu ve bronkoskopi kılavuzluğu olmak üzere) gelişen komplikasyonları, enfeksiyon varlığını, morbidite ve mortalite gelişimini karşılaştırmak, böylece komplikasyonları en aza indirmek için uygun hasta tipinde uygun trakeostomi yöntemi seçimine imkan tanımaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan; tek merkezli, geriye dönük, tanımlayıcı tipteolan bu araştırmanın verileri Aralık 2013–Aralık 2023 tarihleri arasında Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi'nde perkütan dilatasyonel trakeostomi açılan, 18 yaş ve üzeri olan 254 hastadan elde edilmiştir. Gruplar fiberoptik bronkoskopi kullanılan (Grup A), ultrasonografi kullanılan (Grup B) ve cihaz kullanılmadan kör teknikle perkütan trakeostomi açılanlar (Grup C) olarak belirlenmiştir. Bu üç gruptaki hastaların demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi (APACHE II skoru), Ardışık Organ Yetmezliği Değerlendirme Skoru (SOFA skoru)), ve prosedüre ilişkin verileri (yoğun bakım yatış nedeni ve kronik hastalıkları, mekanik ventilasyon süresi, trakeostominin yoğun bakıma yatışın kaçıncı gününde açıldığı, trakeostomi sonrası mekanik ventilatördekalış süresi (gün), yoğun bakımda yatış süresi (gün), hastanede yatış süresi (gün)), gelişen komplikasyonlar (hemoraji, trakeoösefagial rüptür, aspirasyon pnömonisi, ciltaltı amfizem, pnömotoraks, pnömomediastinum, kardiyak arrest), hemodinamik verileri (ortalama arter basıncı (mmHg), kalp tepe atımı (dk), ateş (°C) ile laboratuar verileri (hemoglobin (g/dl), trombosit sayısı (x10³/UI), lökosit sayısı (mm³), CRP (mg/L), prokalsitonin (ng/ml), trakeal kültürü), enfeksiyon varlığı, taburculuk (ev tipi ventilatöre bağımlı/değil, dekanüle/değil) ve mortalite sebepleri (çoklu organ yetmezliği, septisemi, hemoraji, akciğer problemi) kaydedilmiştir. BULGULAR: İkiyüzellidört hastanın %62,2'sinin erkek, %37,8'inin kadın olduğu görüldü. Hastaların yaş ortalaması 64,5±16,56 idi. Bu hastalar arasında birincil yoğun bakım yatış nedeninin en sık postoperatif takip, ikinci sıklıkta sepsis olduğu görüldü. Hastaların trakeostomi açılmadan önce entübe kaldığı gün sayısı ortalama 16,4±8,10'tür. Hastanede ortalama yatış süresi bronkoskopi grubunda 74,8±68,35 gün, ultrasonografi grubunda 73,8±49,14, kör teknik grubunda ise 52,3±26,8 gündür. Yoğun bakımda ortalama kalış süresi ise bronkoskopi grubunda 65,9±66,89, ultrasonografi grubunda 55±32,70, kör teknik grubunda 43,2±25,04 gündür. Trakeostomilerin%46,5'i bronkoskopi kılavuzluğunda, %19,70'i ultrasonografi kılavuzluğunda, %33,90'ı kör yöntem ile açılmıştır. Hastaların yoğun bakım yatış nedeninin perkütan dilatasyonel trakeostomi yönteminin seçimi üzerine etkili olduğu saptanmıştır. Yine kör teknik uygulanan grupta yoğun bakım süreci ve sonrasındaki mortalite oranı istatistiksel olarak yüksek bulunmuştur. Seçilen trakeostomi yönteminin işlem sonrası komplikasyonlar üzerine anlamlı etkisi olduğu görülmüştür. Kör yöntemde total komplikasyon oranı artarken, ultrasonografi kılavuzluğunda açılan trakeostomilerde kanama oranının daha düşük olduğu saptanmıştır. Ultrasonografi kılavuzluğunda açılan trakeostomiler, taburculuk ve sağkalım oranları açısından diğer iki gruba göre (istatistiksel olarak anlamlı) yüksek bulunmuştur. SONUÇ: Yardımcı cihaz olarak ultrasonogafi veya bronkoskopi kullanımı ya da kör teknik uygulanması arasında komplikasyonları önlemek açısından önemli bir fark saptanmıştır. Kör teknikte total komplikasyon ve mortalite oranının yüksek olduğu saptanmıştır. Ultrasonografi kullanımında taburculuk ve sağkalım oranı yüksek bulunmuştur. Bu durumda yoğun bakımda trakeostomi açılacak hastalarda primer yatış nedeni, ek hastalıkları, klinik ve laboratuvar değerleri birlikte değerlendirilerek mortalite riski yüksek olan hastalarda ultrasonografi kullanımı uygun olacaktır.