Prostat adenokanserinde GA-68 PSMA PET/BT pozitifliğinin gleason skorları ve serum PSA değeri ile korelasyonu, PET/BT incelemesinin hasta yönetimine katkısı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İPEK ÖZTÜRK

Danışman: Gülin UÇMAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Prostat kanseri tüm dünyada ikinci en sık görülen kanser türü olup, kanser ile ilişkili ölümler listesinde beşinci sırada yer almaktadır. Serum PSA yüksekliği ve/veya şüpheli DRM bulguları biyopsi endikasyonu oluşturmakta ve prostat kanseri tanısında ultrason eşliğinde iğne biyopsisi standard yöntem olarak kullanılmaktadır. Prostat kanserinin doğru şekilde evrelemesi ve rekürren hastalıkta mümkün olan en erken sürede hastalığın tespit edilmesi tedavi planı açısından oldukça önemlidir. Morfolojik yöntemler bu aşamada yetersiz kalmakta olup, fonksiyonel görüntüleme olan Ga-68 PSMA PET/BT incelemesinin özellikle son dönemde yapılan çalışmalarda hastalık yönetimine olan katkısı ve önemi vurgulanmaktadır. PSMA primer olarak prostat dokusunda bulunan bir transmembran proteindir. Prostat bezinin adenokarsinomlarının hemen tümünde primer ve metastatik lezyonlarda PSMA ekspresyonu mevcuttur. Ge-68/Ga- 68 jeneratöründen üretilen bir pozitron yayıcı olan Ga-68 ile PSMA radyoligandları bağlanıp, PET ile Ga-68 PSMA nın üç boyutlu dağılımı ölçülmekte ve oluşan kantitatif görüntülerle PSMA ekspresyonu non-invazif bir şekilde görüntülenebilmektedir. Yapılan çalışmalarda PSMA PET/BT ile primer hastalığın yüksek tanısal doğruluk ile evrelendirildiği, rekürren hastalıkta ise oldukça düşük PSA düzeylerinde bile hastalığın tespit edilebilmesi nedeniyle tedavi planına oluşturduğu olumlu etkiler vurgulanmaktadır. Çalışmamızda primer tanı aşamasında, evreleme amacıyla PET/BT incelemesi yapılan prostat adenokanseri tanılı toplam 37 hasta dahil edilmiş olup, bulgular retrospektif olarak incelenmiştir. Otuz yedi kişilik evreleme hasta grubunda primer lezyona ait SUV maks değerlerinin serum PSA düzeyleri ve Gleason grade grup ile korelasyonuna bakılmış, ayrıca primer tümöre ait PSMA ekspresyon düzeyinin prostat dışı yayılımı öngörebilirliği araştırılmıştır. Ayrıca serum PSA düzeyleri ve Gleason grade'lerin ekstraprostatik tutulumlar ile olan ilişkileri de incelenmiştir. Ayrıca PET/BT incelemesi ile eş zamanlı olarak TVKS yapılmış olan 33 hastanın TVKS bulguları ile PET/BT bulguları kıyaslanmıştır. 27 kişilik seçilmiş hasta grubunda ise yapılan dual faz incelemenin kliniğe katkısı, serum PSA ve Gleason grade grupların geç görüntülerdeki SUV maks değerlerinin gösterdiği değişiklik ile korelasyonu araştırılmıştır. Bulgular incelendiğinde 37 kişilik evreleme hasta grubunda tüm hastalarda prostatta primer tümör ile uyumlu artmış PSMA tutulumu izlenmiş olup, serum PSA ve Gleason grade'lerin primer tümöre ait SUV maks değerleri ile korele olduğu gözlenmiştir (sırasıyla p<0,001, p=0,005). Gleason grade'in lenf metastazı ile istatistiksel olarak korele olduğu (p=0,04) saptanmış olup, kemik metastazı saptanması ile korele olmadığı ve ayrıca serum PSA düzeylerinin lenf ve kemik metastazı saptanması ile arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca prostattaki primer tümöre ait SUV maks değerleri ile prostat dışı yayılım arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmış olup, SUV maks düzeyi 8.97 nin üzerindeyken %81,25 sensitivite ve %66,67 spesifite ile prostat dışı yayılım öngörülebilmektedir. Ayrıca TVKS'de metastaz açısından şüpheli bulgular saptanan hastaların %76' sında PET/BT incelemesinin lezyonların ayrımında başarılı olduğu, hastalığın evresi ve tedavi planı değişikliği açısından önemli klinik katkı sağladığı gösterilmiştir. Dual faz çalışmada geç görüntülerde PSMA pozitifliği gösteren ek lezyon saptanmamıştır. Serum PSA ve Gleason grade ile SUVmaks değerlerinin geç görüntülerde gösterdiği değişim arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmamakla birlikte, serum PSA değerleri ile anlamlı düzeye yakın sonuç elde edilmiştir (p=0,06). Serum PSA ve Gleason grade grup ile geç SUV maks değerleri ile arasında erken görüntülerde olduğu gibi istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur (sırasıyla p=0,002, p=0,013). Sonuç olarak çalışmamızda dual faz görüntülerin belirgin katkısı ortaya konamamış olmakla birlikte, şüpheli milimetrik lenf bezi varlığında, serum PSA düzeyi ile korele olarak geç görüntülerin klinik katkı sağlayabileceği akla gelmektedir. Bütün sonuçlar değerlendirildiğinde, Ga-68 PSMA PET/BT primer ve metastatik hastalığı yüksek doğrulukta tespit edebilmektedir. Primer evrelemede PSMA ekspresyonunun serum PSA seviyeleri ve Gleason grade grup ile korele olduğu ve metastatik hastalık saptanması ile ilişkili olduğu sonuçlarına varılmış olup, Ga-68 PSMA PET/BT incelemesinin hasta yönetimine belirgin katkı sağlayabileceği öngörülmüştür. Ancak bulguların daha geniş serilerde prospektif çalışmalar ile desteklenmeye ihtiyacı vardır.