Kandidemi olgularından izole edilen candida'larda antifungal direnç varlığının ve risk faktörlerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İPEK KUZUCUOĞLU
Danışman: Seniha ŞENBAYRAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kan dolaşımı enfeksiyonları arasında Candida türlerinin görülme sıklığı giderek artmaktadır. Bu çalışmada, kandidemi gelişen hastalarda risk faktörleri, epidemiyolojik özellikler ve antifungal direnç profilleri incelenerek, bölgesel epidemiyolojik verilere katkı sağlanması hedeflenmiştir. Ayrıca, kısa sürede etkili antifungal tedavi seçimiyle, kandidemiye bağlı morbidite ve mortalitenin azaltılması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi yataklı servisleri ile yoğun bakım ünitelerinde 1 Ocak 2020- 30 Eylül 2023 tarihleri arasında takip edilen, kan kültürlerinde Candida üremesi olan 18 yaş ve üzeri 120 yetişkin hasta ve bu hastalara ait 127 Candida izolatı dahil edildi. Hastaların demografik, klinik özellikleri, risk faktörleri, laboratuvar bulguları hastane bilgi sisteminden retrospektif olarak incelendi. İSLAB-2 merkez mikoloji laboratuvarında 127 izolatın tanımlanması MALDI-TOF MS (Matrix Assisted Laser Desorption Ionization-Time of Flight Mass Spectrometry) ile, antifungal duyarlılık testi ise prospektif olarak broth mikrodilüsyon yöntemi ile yapıldı. Kategorik değişkenler arasındaki ilişkilerin ve Candida türlerine göre risk faktörlerinin farklılaşmasının analizinde Pearson ki-kare testi ve kontejans tablosunda yer alan hücre büyüklüğü olduğu durumlarda da Fisher'in Kesinlik testi kullanıldı. Demografik değişkenler ve risk faktörlerinin mortaliteye etkisi lojistik regresyon analizi ile tahmin edildi. Bulgular: Hastaların %53.4'ü (n=64) erkek, %46.6'sı (n=56) kadındı. Yaş aralığı 19-95 olan hastaların ortalama yaşı 66.25±16.12 ve medyan yaşı 68.5 idi. Hastaların çoğu (%56.6) 65 yaş üzerindeydi. Kandidemi vakaları en sık %56.67 oranında yoğun bakım ünitelerinde görüldü. Dahili servisler arasında en sık kandidemi görülen branş iç hastalıkları (%17,5) iken, cerrahi servisler arasında genel cerrahiydi (%11,60). Hastaların %65'inde hipertansiyon, %39.17'sinde diabetes mellitus, %36.67'sinde koroner arter hastalığı, %33.3'ünde solid kanser öyküsü mevcuttu. Risk faktörleri arasında en sık; üriner kateter varlığı (%85.0), geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı (%82.5), santral venöz kateter varlığı (%57.50), mekanik ventilasyon varlığı (%57.50) ve sepsis (%49.17) yer aldı. Risk faktörlerinin Candida albicans ve non albicans Candida (NAC) türleri arasında diyaliz (𝑝 = 0.036) ve geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı (𝑝 = 0.013) açısından istatistiksel anlamlılık düzeyinde farklılaştığı izlendi. Kandidemi gelişen olguların %27.55'inde bakteriyemi izlendi. En sık etken gram negatif basillerdi. En sık izole edilen mikroorganizmalar Klebsiella pneumoniae (%7.87) ve Escherichia coli (%6.29)'ydi. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanma öyküsü olguların %83.4'ünde mevcuttu. En sık meropenem (%48), piperasilin tazobaktam (%40.9), teikoplanin (%28.3) ve seftriakson (%25.1) kullanılmıştı. Son üç ay içerisinde hastaların %30.83'ünde gastrointestinal sistemi içeren cerrahi girişim öyküsü mevcuttu. Tüm izolatlar arasında en sık izole edilen etkenler sırasıyla C. albicans (%43.3), C. glabrata (%19.6) ve C. parapsilosis (%16.5)'di. Kandidemi en sık 2022 yılında izlenirken, tüm yıllarda en sık izole edilen etken C. albicans'tı. 2020 yılından 2023 yılına doğru C. albicans görülme sıklığının azaldığını, NAC türlerinin ise arttığını gözlemledik. Kandidemi ile takip edilen hastaların otuz günlük mortalite oranı %54.16'ydı. Candida türlerinde en yüksek mortalite sırasıyla C. kefyr (%75), C. krusei (%60), C. albicans (%54.55), C. tropicalis (%53.85), C. parapsilosis (%52.38), C. auris (%50) ve C. glabrata'da (%48) izlendi. Mortalite açısından demografik özellikler ve risk faktörleri değerlendirildiğinde; cinsiyet, yaş grubu, yıllar ve etkenin C. albicans ya da NAC olmasının mortalite açısından istatistiksel anlamda farklılaşmadığı, fakat tedavi görülen servis (𝑝 = 0.000), solid kanser (𝑝 = 0.038), immünsüpresyon (𝑝 = 0.025), sepsis (𝑝 = 0.000), mekanik ventilasyon (𝑝 = 0.000), üriner kateter varlığı (𝑝 = 0.027) ve travma/yanık (𝑝 = 0.047) gibi risk faktörlerinin istatistiksel anlamlılık düzeyinde mortalite açısından farklılaştığı izlendi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizine göre yaş, kanser, sepsis ve servis mortalite riskini istatistiksel açıdan anlamlı olarak etkilemektedir. YBÜ ve dahiliye servisinde yatan hastaların mortalite ihtimalinin cerrahi servisindekilere göre daha yüksek olduğu saptandı. C. albicans izolatlarının tamamı flukonazol dahil tüm antifungallere karşı duyarlıydı. C. auris ve C. krusei' nin (intrensek dirençli) tamamı flukonazole karşı dirençliyken, C. glabrata'nın tamamı ve C. parapsilosis'in %9.5'i flukonazole doza bağımlı olarak duyarlıydı C. glabtara'nın %28'i ve C. krusei'nin %40'ı posakonazole karşı dirençliyken; C. glabrata'nın %20'si vorikonazole karşı dirençli olarak saptandı. C. parapsilosis'in %9.5'i vorikonazole doza bağımlı olarak duyarlıydı. C. glabrata'nın posakonazol ve vorikonazole karşı direnç oranlarında yıllara göre düşme görülürken, diğer Candida türlerinin antifungallere direnç oranı benzerdi. Sonuç: Çalışmamızda antifungal direnç profilleri literatürdeki diğer çalışmalara kıyasla daha düşük oranda bulunmasına rağmen, 30 günlük mortalite oranımız %54.16'ydı. Bu yüksek mortalite oranı kandidemilerin ciddi bir mortalite riski taşıdığını ve erken tanı ile uygun tedavinin önemini vurgulamaktadır. Kandideminin erken tanınabilmesi için risk faktörlerinin farkında olunması, değiştirilebilir faktörlerin ortadan kaldırılması, epidemiyolojik özelliklerin bilinmesi ve yüksek riskli hastalara uygun ajanlarla preemptif veya profilaktik tedavi başlanması; mortalitenin azaltılmasına katkı sağlarken, gereksiz tedavileri önleyerek NAC enfeksiyonlarını ve antifungal direnç riskini de azaltacaktır. Anahtar kelimeler: kandidemi, risk faktörleri, antifungal direnç, broth mikrodilüsyon testi