Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan ve kan kültüründe genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz salgılayan klebsıella pneumonıae üremesi olan hastalarda risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE AYDIN
Danışman: Süleyman Nuri BAYRAM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Tüm dünyada özellikle yoğun bakım ünitelerinde izole edilen Klebsiella suşlarında genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) salgılanma oranı artmıştır. Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz salgılanmasındaki artış, tedavi seçeneklerini kısıtlamakta ve mortaliteyi daha da arttırmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de GSBL salgılayan Gram negatif etkenlere bağlı sepsis sıklığı artmaktadır ancak yenidoğan döneminde GSBL salgılayan Klebsiella pneumoniae enfeksiyonları ile ilgili sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışmanın amacı kan ve/veya santral kateter kan kültüründe K. pneumoniae üremesi olan yenidoğanlarda GSBL salgılanması açısından risk faktörlerinin araştırılması ve bu bakterinin antibiyotik direnç durumunu belirlemektir. Materyal ve Metot: Bu çalışmaya, 1 Ocak 2013 - 31 Aralık 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan ve kan ve/veya santral kateter kan kültüründe K. pneumoniae üremesi olan hastalar dahil edildi. Olgu grubu yenidoğan yoğun bakım ünitesinde (YYBÜ) en az 48 saat yatışı olan, kan ve/veya santral kateter kan kültüründe GSBL salgılayan K. pneumoniae üremesi saptanan yenidoğanlar, kontrol grubu ise YYBÜ'de en az 48 saat yatışı olan, kan ve/veya santral kateter kan kültüründe GSBL salgılamayan K. pneumoniae saptanan yenidoğanlardan oluşturulmuştur. Hastalara ait; cinsiyet, yaş, doğum haftası, doğum ağırlığı, yatış tanısı, kan ve/veya santral kateter kan kültüründe üreme olduğu tarih, kan kültürü üremesi öncesindeki hospitalizasyon süresi, kan kültürü üremesi öncesi kullandığı antibiyotikler, toplam yatış süresi, kan ürünü kullanımı, total parenteral nutrisyon (TPN) kullanımı, eşlik eden hastalık varlığı, eşlik eden enfeksiyonlar (idrar kültüründe/beyin omurilik sıvısı kültüründe üreme varlığı), invaziv mekanik ventilasyon (MV) gereksinimi, invaziv MV uygulanma süresi, cerrahi girişimler, kateter varlığı, kateter tipi, kateterin kullanım süresi, cerrahi dışı yapılan girişimler (üriner kateter, umbilikal venöz kateter, santral venöz kateter, periferik yerleşimli santral kateter, toraks tüpü, diyaliz kateteri, vb.), rektal kolonizasyon varlığı, üreyen K. pneumoniae bakterisinin antibiyotik duyarlılığı ve mortalite durumu daha önce hazırlanmış olgu rapor formuna kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 117 hasta dahil edilmiş olup 84 (%71,8) hastada GSBL salgılayan K. pneumoniae üremesi, 33 (%28,2) hastada GSBL salgılamayan K. pneumoniae üremesi saptandı. Cinsiyet, yaş, doğum ağırlığı ve doğum haftası, hastaların kan ve/veya santral kateter kan kültüründe üreme olduğu gün, hastanede yatış süresi ve yatış tanısı GSBL salgılanması için risk faktörü olarak saptanmadı. Olgu grubunda 52 (%61,9) hastaya santral venöz kateter takılmıştı, kontrol grubunda ise 24 (%72,7) hastaya santral venöz kateter takılmıştı ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edildi (p=0,018). Olası risk faktörleri incelendiğinde; kan ürünü kullanımı, TPN kullanımı, cerrahi girişimler, cerrahi dışı girişimler, eşlik eden hastalık varlığı, invaziv MV kullanımı ve invaziv MV kullanım süresi, kullanılan kateter tipi, santral venöz kateterin kullanılma süresi, rektal kolonizasyon varlığı, beyin omurilik sıvısı kültüründe üreme varlığı, kullanılan antibiyotik türleri GSBL salgılanması için risk faktörü olarak saptanmadı. Olgu grubunda idrar kültüründe mikroorganizma saptanma oranı daha yüksek saptandı ve iki grup arasında idrar kültüründe üreme varlığına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edildi (p=0,021). Çalışmamızda GSBL salgılayan grupta antibiyotik duyarlılıkları; ertapenem %48,8, meropenem %78,6, aminoglikozid %77,4, kinolon %51,2, trimetoprim-sulfametoksazol %27,4, kolistin %51,2 olarak bulundu. Sonuçlar: Çalışmamızda K. pneumoniae ile enfekte yenidoğanlarda GSBL salgılanması üzerine risk faktörleri değerlendirildiğinde, sadece üriner sistem enfeksiyonu ile birlikte olduğunda GSBL salgılanmasında artış olduğunu, birbirlerinden farklı sonuçlar elde edilmiş olmasına rağmen diğer çalışmalarda belirtilen santral kateter kullanımı, invaziv MV kullanımı, antibiyotik kullanımı, TPN kullanımı veya uzamış yatışın K. pneumoniae bakterisinin GSBL salgılaması üzerine risk faktörü olmadığı saptandı. Ancak kan ve/veya santral kateter kan kültüründe K. pneumoniae üremesi olan yenidoğanlarda GSBL salgılanması için risk faktörlerini daha iyi değerlendirebilmek için daha fazla sayıda çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: yenidoğan, Klebsiella, beta-laktamaz, sepsis