Kolistin kullanılan çocuk yoğun bakım hastalarında biyokimyasal parametreler ve yoğun bakım skorlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: POLAT AKSOY

Danışman: Nevin HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocuk yoğun bakımlarda yatan hastalarda çoklu ilaca dirençli gram negatif enfeksiyonların sayısı Dünya çapında giderek artış göstermektedir. Çoklu ilaca dirençli gram negatif enfeksiyonların tedavisinde karbapenemler ve beta laktam antibiyotikler kullanılmış olup, giderek artan karbapenem dirençli patojenleri ortaya çıkmasıyla yıllar önce kullanılan ancak olası yan etkileri nedeniyle kullanımı giderek azalan kolistin tekrar gündeme gelmiştir. Pediatrik popülasyonda çoklu ilaca dirençli gram negatif bakterilerin neden olduğu yüksek mortalite oranına sahip ventilatör ilişkili pnömonide, sepsiste, kateter enfeksiyonlarında, kistik fibroziste ve birçok hayatı tehdit eden enfeksiyonda kolistin kullanılabilir. Kolistin bu avantajının yanında pediatrik ve yetişkin popülasyonda nefrotoksisite ve nörotoksisitenin de içinde bulunduğu birçok yan etki bildirilmiştir. Kolistine ait birçok çalışma yetişkin popülasyona yönelik olup pediatrik popülasyona yönelik veriler sınırlıdır. Çalışmamızdaki amaç pediatrik kritik hastalardaki kolistin kullanımının güvenliliğinin ve etkinliğin tespit edilmesine yöneliktir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım servisinde 01.01.2015 ile 01.04.2022 tarihleri arasında yatmış olan 0-18 yaş arası tıbbi kayıtları tam olan 48 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, yatış süreleri, tıbbi özgeçmişleri, komorbiditeleri, kültürlerde hangi mikroorganizmaların ürediği, kolistin kullanımı sonrasında nefrotoksisite ve hepatotoksisite gelişme durumu, tedavi öncesi ve sonrası karaciğer fonksiyon testleri, hemogram, böbrek fonksiyon testleri, akut faz reaktanları, GKS, PRISM değerleri, tedavi öncesi ve sonrası PELOD değerleri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Hastaların %52,1'i (n=25) erkek, %47,9'u (n=23) kadın olmak üzere toplamda 48 gözlemle yapılmıştır. Olguların yaşları 0,1 ile 15,6 arasında değişmekte olup ortalama 4,52±4,91 yaştır. Olguların %39,6'sına (n=19) pnömoni, %10,4'üne (n=5) status epileptikus, %6,3'üne (n=3) travma, %16,7'sine (n=8) metabolik hastalık, %6,3'üne (n=3) Merkezi sinir sistemi (MSS) enfeksiyonu, %6,3'üne (n=3) aspirasyon sonrası kardiyak arrest, %8,3'üne (n=4) Akut böbrek yetmezliği (ABY), %4,2'sine (n=2) intoksikasyon, %2,1'ine (n=1) Makrofaj Aktivasyon Sendromu (MAS) yatış tanısı konulmuştur. Araştırmaya katılan olguların hiçbirinde hepatotoksisite (n=48) gözlemlenmemiştir. Olguların %72,9'unda (n=35) nefrotoksisite gözlemlenmemiştir. Olguların kolistin kullanılma nedenleri %25'i (n=12) kültür kanıtlı enfeksiyon, %75'i (n=36) ampirik tedavi nedenleri olarak gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan olguların alınan kültürlerinde %13,6'sında (n=3) E. cloacae, %27,3'ünde (n=6) K. pneumoniae, %22,7'sinde (n=5) P. aeruginosa, %36,4'ünde (n=8) A. baumannii üremesi gözlemlenmiştir. Ek antibiyotik gözlemlenen olguların %8,5'inde (n=4) Geniş Spektrumlu Sefalosporinler, %36,2'sinde (n=17) karbapenemler, %48,9'unda (n=23) glikopeptidler, %14,9'unda (n=7) oksazolidinonlar, %57,4'ünde (n=27) antifungaller, %8,5'inde (n=4) TMP-STX, %8,5'inde (n=4) aminoglikozidler, %14,9'unda (n=7) kinolonlar gözlemlenmiştir. Olguların %72,9'unda (n=35) klinik ve laboratuvar yanıtı gözlemlenmiştir. Kolistin nedenine göre olguların cinsiyetleri, yaşları, etnik kökenleri, yoğun bakıma yatış sayıları, yatış günleri, akraba evlilikleri, yatış tanıları, komorbiditeleri ve taburcu olma durumları, istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Kolistin nedenine göre olguların nefrotoksisite durumları, kolistin süreleri, kültür, medikal cihazları, ek antibiyotikleri ve ekstra nefrotoksik ilaç sayıları, GKS, PRISM, Pelod ilk 24 saat, Pelod 96-120 saat, istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Kültür kanıtlı enfeksiyon grubundaki olguların kolistin öncesine göre sonrası CRP ölçümlerindeki 118,17±100,48 birimlik düşüş istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0,003; p<0,01). Ampirik tedavi grubundaki olguların kolistin öncesine göre sonrası CRP ölçümlerindeki 44,53±83,54 birimlik düşüş istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0,004; p<0,01). Sonuçlar: İncelenen olgularda hepatotoksisite gözlenmemiş olup düşük oranda nefrotoksisite gözlemlenmiştir. Ancak birçok olguda kolistin yanında nefrotoksik başka ajanların kullanımı, hastaların birçoğunun ciddi komorbiditeye sahip hastalar olduğu, yoğun bakımda yatan hastalarda kolistin dışı başka nedenlerle de nefrotoksisite gözlenebileceği unutulmamalıdır. Nefrotoksisite gelişen tüm olgularda böbrek fonksiyonlarının ek bir tedaviye ihtiyaç duymadan tekrar normale döndüğü de belirtilmelidir. Tedavi etkinliğinin değerlendirilmesinde ise kritik hastalarda gelişen gram negatif enfeksiyonların tedavisinde kolistin halen güçlü bir ajan olarak etkili ve güvenlidir. Anahtar Kelimeler: Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi, Kolistin