İmmun trombositopenik purpura hastalarında tanı anı parametreleri, nüks ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM PİYAN ULUDAĞ
Danışman: Erdal KURTOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İmmun trombositopenik purpura (İTP), izole trombositopeni ile kendini gösteren otoantikor ilişkili bir kanama bozukluğudur. İTP, yetişkinlerde asemptomatik trombositopeninin en sık nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Birinci basamak tedavide kortikosteroid ve intravenöz immunoglobulin (IVIG), ikinci basamak tedavide, splenektomi, rituksimab ve diğer immunsupresif ajanlar,trombopoetin (TPO) reseptör agonistleri bulunmaktadır. Bu çalışmada, hastalık açısından riskli yaş aralığı ve cinsiyetin belirlenmesi, tedavilere verilen yanıtların değerlendirilmesi, tanı anı ve nüks zamanlarında mevsimsel ve aylık dağılımın incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda, tedavi ve takibi yapılan 273 hastanın laboratuar verileri, demografik özellikleri, tedavileri ve tedavi yanıtları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Çalışmamız 2005-2018 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde takip edilmiş 18 yaş üstü, primer İTP tanılı hastaları içermektedir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 273 hastanın 180'i (%65,9) kadın, 93'ü (%34,1) erkektir. Tanı anında ortalama yaşları 40,31±15,70 yıl olarak bulunmuştur. Kadın hastalarda yaş ortalaması 39,94±15,12 ; erkek hastalarda yaş ortalaması 41,02±16,84 yıldır. Kadın hastalarda hemoglobin ortalaması 11,95±1,98 g/dl; erkek hastalarda hemoglobin ortalaması 13,87±1,88 g/dl saptanmıştır. Kadın ve erkek hastalar arasında hemoglobin değerleri arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Hastaların 55'ine (%21,7) ilkbahar, 63'üne (%24,9) yaz, 76'sına (%30.0) sonbahar, 59'una (%23.3) kış aylarında tanı koyulmuştur. Hastalığın %32.8 (n=41) oranında ilkbahar, %19.2 (n=24) oranında yaz, %17.6 (n=22) oranında sonbahar, %30.4 (n=38) oranında kış ayında nüks yaptığı saptanmıştır. Kış ve ilkbahar mevsimlerinde, yaz ve sonbahar mevsimlerine göre daha yoğun nüks ile karşılaşılmıştır (p<0,05). Hastaların %26'sı (n=70) tanı anında ilaçsız olarak izlenmiştir. 31 hastanın (%11,4) oral steroid aldığı, 124 hastanın (%45,4) ise sadece intravenöz (İV) steroid tedavisi aldığı bulunmuştur. İV steroid tedavisi alan hastaların %22,6'sı (n=28) tedaviye yanıtsız iken %9,7'si (n=12) yanıtlı, %67,7'si (n=84) tam yanıtlı olarak bulunmuştur. Oral steroid tedavisi alan hastaların %3,2'si ( n=1) yanıtsız, %12,9'u (n=4) yanıtlı, %83,9' u (n=26) tam yanıtlı saptanmıştır. Elde edilen sonuca göre, steroid tedavisine yanıt almayan hastaların (%22,6) oral steroidten çok (%3,2) İV steroid tedavisi aldığı görülmüştür (p<0,05). 273 hastanın 50'sine (%18,3) tedavinin herhangi bir basamağında splenektomi yapılmıştır. 50 hastanın 43'ü (%86) splenektomiye tam yanıtlı, 4'ü (%8) yanıtlı, 3'ü (%6) yanıtsız bulunmuştur. Eltrombopag tedavisi alan hasta sayısı 23 olup 16 (%69,5) hasta tam yanıt, 4 (%17,5) hasta yanıt vermiştir. 3 (%13) hasta tedaviye yanıt vermemiştir. Trombosit sayıları 10-30x109/L olan hastaların nüks sayılarının diğer gruplardaki hastalara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. (p<0,05). Sonuç: Kadınlarda daha sık görülmekte olan primer İTP'de kadın hastalara ait hemoglobin değerleri erkek hastalardan daha düşük olarak bulunmuştur. Tanı sırasında belirgin bir ay ve mevsim dağılım olmayan erişkin tip İTP'de; nüks en sık kış ve ilkbaharda görülmüştür. Steroid tedavisi hala ilk basamak tedavide yerini korumaktadır ve tedavi yanıtları iyidir. Hastaların oral steroid yanıt oranları İV steroid yanıt oranlarından daha iyi olarak bulunmuştur. Hastaların tanı anı trombosit değeri, verilen ilk basamak tedaviye olan yanıtlarını etkilememektedir ancak nüks varlığı ve nüks sayısı açısından önemli bir parametredir.