Prokalsitonin ölçümü akut kolesistitin şiddetinin derecelendirilmesinde yararlı mıdır?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER KARADAĞ
Danışman: Mehmet Ali UZUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akut kolesistit, lokal inflamatuvar değişikliklerle başlayıp organ yetmezliğine kadar ilerleyebilen, morbidite ve mortaliteye neden olabilen klinikte sık karşılaşılan bir hastalıktır. Hastalığın erken tanı ve şiddetinin belirlenmesi kritik bir öneme sahiptir. Tokyo Kılavuzları 2018 (TG18)'de akut kolesistitin şiddet derecelendirmesi yapılırken prokalsitonin (PCT) ölçümü henüz bu kriterler arasında yer almamaktadır. Ancak şiddet derecelendirmesi için PCT'nin ileride araştırma konusu olabileceği de vurgulanmıştır. Bu çalışmada PCT'nin akut kolesistitin şiddeti hakkındaki etkinliği araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: 2021-2024 yılları arasında akut kolesistit nedeniyle takip ve tedavi ettiğimiz hastalar retrospektif olarak tarandı. Hastalardan 18 yaş ve üzeri, akut kolesistit tanısıyla yatırılmış olan, ek enfeksiyöz veya inflamatuvar komorbiditesi olmayan 150 hasta çalışmaya dahil edildi. PCT değeri ölçülmemiş olan hastalar ve ek enfeksiyöz- inflamatuvar hastalığı olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. TG18 kriterlerine göre hastaların şiddet dereceleri hesaplandı. Hastane kayıtlarından hastaların anamnez ve fizik muayene bulguları, hastaların yaş, cinsiyet gibi demografik bulguları, tanı esnasında laboratuvar tetkiklerinden rutin olarak gönderilen beyaz küre (WBC) (1–24, 25–48 ve 49–72. saatler), C- reaktif protein (CRP) (1–24, 25–48 ve 49–72. saatler), PCT (1–24, 25–48 ve 49–72. saatler), AST, ALT, GGT, ALP, amilaz, lipaz, total bilirubin, direkt bilirubin ve INR parametreleri ile birlikte yapılmış olan radyolojik görüntüleme bulguları, uygulanan tedaviler, radyolojik girişimler, kültür antibiyogram sonuçları ve kullanılan antibiyoterapi, komplikasyonlar ve hastanede yatış süresi oluşturulan veri giriş formuna kaydedildi. İstatistiksel analizlerde Kruskal–Wallis, Ki-Kare, Mann–Whitney U ve ROC eğrisi yöntemleri kullanıldı, p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların %50,7'si (n=76) kadın, %49,3'ü (n=74) erkek olup yaş ortalaması 60,01 ± 16,30 yıl idi. Şiddet derecesi %38,7'si grade 1, %57,3'ü grade 2 ve %4'ü grade 3 şeklindeydi. PCT, CRP ve WBC değerleri (1–24, 25–48 ve 49–72. saatler) TG18'e göre sınıflandırılmış hastalık şiddetiyle karşılaştırıldı. PCT düzeyleri ile tüm şiddet dereceleri arasında tüm zaman dilimlerinde anlamlı fark saptandı (p<0,001). ROC analizine göre PCT'nin grade 2 ve grade 3 olguları grade 1 olgulardan ayırt etmedeki ayırt edici gücü 25–72 saat aralığında yüksekti (AUC≈0,81; duyarlılık %75–80; özgüllük %78–79). WBC'nin tanısal performansı orta düzeyde (AUC≈0,66–0,69), CRP'nin ise özellikle erken dönemde daha yüksekti (AUC=0,79). Sonuç: PCT düzeyleri, akut kolesistitin tüm şiddet dereceleriyle istatistiksel olarak anlamlı ilişki göstermiştir. ROC analizine göre PCT'nin 25-72.saatlerde grade 2 ve grade 3 olguları grade 1 olgulardan ayrımında etkili bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini, ancak tek başına şiddet belirlemede yeterli olmadığını göstermektedir. Çalışma sonuçlarımız, TG18 kılavuzlarında belirtildiği gibi, PCT'nin akut kolesistit şiddet derecelendirmesinde gelecekte kullanılabilirliği desteklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Akut kolesistit, Tokyo kılavuzları 2018, Prokalsitonin