Pulmoner tromboemboli ön tanılı hastalarda CtO2 ve trombosit/lenfosit oranı parametrelerinin tanısal ve prognostik değeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASİP KIZILAY

Danışman: Hakan OĞUZTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, akut pulmoner tromboemboli (PTE) tanısı alan hastalarda arteriyel oksijen içeriği (CtO₂) ve trombosit/lenfosit oranının (TLO) tanısal ve prognostik değerlerinin araştırılması amaçlanmıştır. CtO₂'nin hipoksemiye bağlı doku perfüzyonunu, TLO'nun ise inflamatuvar yanıtı yansıttığı düşünülmektedir. Bu doğrultuda söz konusu parametrelerin emboli yerleşimi ve kısa dönem mortalite ile ilişkisi değerlendirildi. Materyal ve Metot: Tek merkezli, prospektif ve gözlemsel olarak planlanan bu çalışmaya, 18 yaş üzeri ve BT anjiyografi ile değerlendirilen 1251 hasta dahil edildi. Hastalar emboli varlığı ve yerleşimine göre üç gruba ayrıldı: kontrol (embolisi olmayanlar), lober emboli ve ana pulmoner emboli. Tüm olgularda klinik, laboratuvar ve prognostik veriler ile birlikte CtO₂ ve TLO düzeyleri kaydedildi. İstatistiksel analizlerde parametrik ve non-parametrik testler, post-hoc ikili karşılaştırmalar ve lojistik regresyon yöntemleri kullanıldı. Bulgular: Çalışmada 3 grup arasında CtO₂ ve TLO düzeylerinde anlamlı fark saptandı (p<0.001). CtO₂ düzeyleri emboli şiddeti arttıkça azalma gösterdi; TLO ise özellikle lober emboli grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0.007). Ayrıca d-dimer, troponin ve BNP gibi klasik biyobelirteçlerin yanı sıra, CtO₂ ve TLO'nun da 28 günlük mortalite ile anlamlı ilişkili olduğu belirlendi. Lober ve ana pulmoner emboli gruplarında mortalite oranı kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde daha yüksekti (p<0.001). Sonuç: Çalışmanın bulguları, CtO₂ ve TLO PTE'de sadece tanısal değil, aynı zamanda prognostik açıdan da değerli biyobelirteçler olabileceğini göstermektedir. Bu parametrelerin emboli yerleşimi, inflamatuvar süreçler ve oksijenasyon durumu ile ilişkili olması, erken risk sınıflaması ve mortalite öngörüsünde klinik kararlara katkı sunabileceğini ortaya koymaktadır.