İstanbul'daki aile hekimliği asistanlarının erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna yönelik bilgi, farkındalık ve tutumları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASEMİN KOYUN
Danışman: Velittin Selçuk ENGİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağında başlayan ve olguların önemli bir bölümünde erişkinlikte de süren, yaşam boyu belirgin işlevsel bozulmaya yol açabilen bir nörogelişimsel bozukluktur. Erişkinlerde klinik görünüm daha örtük ve heterojen olmaktadır. Hiperaktivite daha az belirgin hâle gelmekte ve semptomlar anksiyete ve depresyonla örtüşebilmektedir. Bu durum tanının gecikmesine ya da yeterince fark edilmemesine yol açabilmektedir. Erişkinlikte tanınmayan DEHB; akademik ve mesleki işlevsellikte süreğen bozulma, kişilerarası ilişkilerde kronik güçlükler, artmış psikiyatrik eş tanı yükü ve uygunsuz ya da yetersiz tedavi kullanımı ile ilişkilidir ve bu da bireysel ve toplumsal yükü anlamlı ölçüde artırmaktadır. Erişkin bireylerin sağlık sistemiyle en sık temas noktası olan birinci basamakta, erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (E-DEHB)'nin zamanında tanınması ve uygun şekilde yönlendirilmesi önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, İstanbul'daki eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinde uzmanlık eğitimi almakta olan aile hekimliği asistanlarının, DSM-5 tanı ölçütlerine dayalı DEHB bilgi düzeylerini, erişkine özgü klinik özellikler ve tanısal güçlükler konusundaki farkındalıklarını ve birinci basamakta E-DEHB tarama ve yönlendirmeye yönelik tutumlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve gözlemsel nitelikteki bu çalışmanın verileri, aile hekimliği asistanlarına çevrim içi anket formu uygulanarak toplanmıştır. Anket formunda, sosyodemografik özellikler ve klinik deneyime ilişkin soruların yanı sıra, literatürden yararlanılarak oluşturulan ve E-DEHB'ye yönelik bilgi, farkındalık ve tutumları değerlendiren sorular yer almıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics for Windows, Version 27.1 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 300 aile hekimliği asistanı katılmıştır. Anket alt boyut puan ortalamaları; DSM-5 bilgi düzeyi için 5,8 ± 1,41, klinik ve tanısal farkındalık için 25,85 ± 3,16 ve birinci basamak tutumlar için 6,76 ± 1,96 olarak hesaplanmıştır. Anketin tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar saptanmıştır (p<0,001). Son bir yıl içinde E-DEHB şüphesiyle 1–5 hasta yönlendiren asistanların birinci basamak tutum puan ortalaması, hiç hasta yönlendirmeyenlere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Sonuç: Bu çalışma, E-DEHB'ye ilişkin bilgi ve klinik farkındalık düzeylerine kıyasla uygulamaya yönelik birinci basamak tutumlarının daha sınırlı kaldığını göstermektedir. Son bir yılda yönlendirme oranlarının düşük olması ve 1–5 hasta yönlendiren asistanlarda hiç yönlendirmeyenlere kıyasla tutum puanlarının daha yüksek bulunması, klinik temasın tutumlarla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Bulgular, aile hekimliği uzmanlık eğitiminde E-DEHB'ye yönelik gelişimsel öykü alma ve işlevsellik değerlendirmesine vurgu yapılmasının, ayrıca birinci basamakta paylaşılmış bakım ve geri bildirim mekanizmalarıyla desteklenen kısa ve uygulanabilir tarama–değerlendirme–yönlendirme algoritmalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: aile hekimliği, birinci basamak, bilgi, erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, farkındalık, tutum