Parotidektomi yapılan hastalarda fasiyal sinir çap ve dağılımını etkileyen faktörlerin prospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMÜRHAN ULUDOĞAN
Danışman: Aykut İKİNCİOĞULLARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Parotis cerrahisi yapılan hastalarda, fasiyal sinir çapını ve postoperatif fasiyal disfonksiyonu etkileyen faktörlerin araştırılması ve fasiyal sinir dağılım varyasyonlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Bu prospektif çalışmaya Ankara Bilkent Şehir Hastanesi' nde parotis cerrahisi yapılan, yaşları 22-79 arasında değişen, 10' u kadın, 21' i erkek, toplam 31 hasta dahil edilmiştir. İntraoperatif ölçülen fasiyal sinir çapına; yaş, cinsiyet, boy, vücut ağırlığı, boyun çevresi, aurikula şekli, lobül uzunluğu ve genişliği gibi demografik ve antropometrik özelliklerin etkisi araştırılmıştır. Aynı zamanda, fasiyal sinirin, ana trunkus ve pes anserinus dallarının seyri incelenmiştir. Bunlarla birlikte, demografik ve antropometrik özelliklere ek olarak; fasiyal sinir çapının, cerrahi sürecinde sinirde meydana gelen çap değişiminin, diyabetin, hiperlipideminin, HbA1c ve kan lipid değerlerinin ve intraoperatif kortikosteroid dozunun postoperatif fasiyal disfonksiyon üzerine etkileri araştırılmıştır. Bulgular: Fasiyal sinir ana trunkus çapı, ortalama 2,09±0,42 mm olarak bulunmuştur. Pes anserinusun, 2 hastada (%6,4) üç dala, 29 hastada (%93,5) iki dala ayrıldığı görülmüştür. 2 hastada (%6,4) pes anserinus öncesinde ayrılan bir temporal dal olduğu görülmüştür. Fasiyal sinir ana trunkus çapı ile yaş arasında negatif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p=0.043). HbA1c (p=0,011), diyabet (p=0,021) ve intraoperatif metilprednizolon dozu 1 mg/kg' dan az ve çok uygulanan gruplar (p=0,011) ile postoperatif fasiyal disfonksiyon arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sonuç: Fasiyal sinir ana trunkus çapını etkileyen tek faktörün yaş olduğu ve yaşla çapın azaldığı bulunmuştur. Cinsiyet, boy, ağırlık ve vücut kitle indeksinin ise çap üzerine anlamlı bir etkisi saptanamamıştır. Fasiyal sinir dağılımında, literatürde nadir yer alan ve pes anserinus öncesinde ana trunkustan ayrılan temporal dal varyasyonu görülmüştür. Pes anserinusun genellikle iki dala, daha nadiren üç dala ayrıldığı izlenmiştir. Sinir çapının ve cerrahi sürecindeki çap değişiminin postoperatif fasiyal disfonksiyon üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı; buna karşılık diyabetin ve yüksek HbA1c düzeylerinin anlamlı etkiler gösterdiği; ayrıca 1 mg/kg' dan yüksek doz metilprednizolon kullanımının disfonksiyondan koruyucu etki sağladığı saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, preoperatif dönemde fasiyal sinir disfonksiyonuna yönelik risk faktörlerinin belirlenmesinde ve postoperatif disfonksiyonu önlemeye yönelik intraoperatif uygulamaların planlanmasında yol gösterici nitelikte olabilir. Anahtar Kelimeler: Fasiyal Sinir, Parotidektomi, Yüz Felci