Neoadjuvan tedavi alan rektum kanserlerinde koruyucu ileostomi açılan hastalarla ghost ileostomi açılan hastaların karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SILA GÜÇLÜ METE
Danışman: Hakan GÜVEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kolorektal kanserler (KRK) kadınlarda 2., erkeklerde 3. en sık görülen kanserlerdir. %90-95 adenokarsinom ve müsinöz adenokarsinom zemininden gelişmektedir. Güncel tedavide orta ve distal rektum tümörlerinde pelvik tabana kadar total mezorektal eksizyon yapılmaktadır. Neoadjuvan yaklaşım, T3-T4 rektal adenokarsinomlarda, klinik lenf nodu pozitif olgularda, distal yerleşimli T1 tümörlerde abdominoperineal rezeksiyon (APR) yerine sfinkter koruyucu cerrahi için uygulanır. Aşağı anterior rezeksiyon ameliyatlarında neoadjuvan tedavi gören hastalarda anastomoz güvenliği için koruyucu ileostomi (Kİ) açılması önerilmektedir. Ghost ileostomi (Gİ) ise yeni bir yöntem olup; Kİ yerine anastomoz kaçağı olması durumunda laparotomi yapılmadan, önceden hazırlanmış olan ileum segmentini sadece stoma yerini açarak ileostomi oluşturulmasıdır. Bu çalışma noeadjuvanlı rektum kanserlerinde AAR yapılan hastalarda Kİ ve Gİ gruplarını karşılaştırılarak her neoadjuvanlı AAR'lu hastaya ileostomi açmadan da opere edilebileceğini göstermek amacıyla yapılmış olup böylece gereksiz stoma açılmasının önüne geçmek, stoma komplikasyonlarını önlemek, hastaların toplam hastane yatış günlerini kısaltmak, daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamak ve tekrar kapama ameliyatları ve bunun getirdiği risklerin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Materyal ve Metot: Prof. Dr. Cemil Taşcıoglu Şehir Hastanesi Genel Cerrahi (Gastrointestinal Sistem Cerrahisi) Servisinde 15 Haziran 2020 ile 18 Haziran 2023 tarihleri arasında neoadjuvan kemoradyoterapi (NAKRT) almış, rektum kanseri nedeni ile opere olan, anal verge 4-15 cm arasında yerleşmiş tümörü olan, ASA≤3 hastaların dosyaları geriye dönük tarandı. Gİ; terminal ileumun 20 cm proksimalinden mezonun bağırsağa yakın kısmından 10 F yumuşak feeding sonda geçirildi. İleostomi açılacak yerden ciltten feeding sonda çıkarılarak cilde tespit edildi. Operasyon esnasında kan replasman ihtiyacı ve operasyon süresi anestezi kayıtlarından alındı. Hasta özellikleri hastane otomasyon sisteminden, eksik bilgiler ise arşivden elde edildi. Bulgular: Çalışmamızda 53 hasta dahil edildi. 26 hastaya Gİ, 27 hastaya Kİ yapıldı. Operasyon şekli olarak; Gİ grubunda %80,7 (n=21) hasta açık, %19,3 (n=5) hasta laparoskopik AAR yapılmış iken Kİ grubunda %88,9 (n=24) hasta açık, %11,1 (n=3) hasta laparoskopik başlanmış açık AAR olarak tamamlanmış. Kİ grubunda %25,9 (n=7) hastada komplikasyon gelişmiş olup %11,1 (n=3) hastada anastomoz kaçağı, %7,4 (n=2) hastada ileus, %3,7 (n=1) hastada evisserasyon, %3,7 (n=1) hastada nüks saptandı. Gİ grubunda %23,1 (n=6) hastada gelişen komplikasyonların hepsi anastomoz kaçağı olup ileus ve evisserasyon ve nüks saptanmadı. Çalışmamızda PO 5nci günde WBC değeri anastomoz kaçağı olanlarda anlamlı yüksektir (p=0,037). Anastomoz kaçağı toplamda iki grupta bakıldığında 9 hastada olmuş, 1 hastada drenaj kateteri yeterli olmuş, 1 hasta takip diğer 7 hastaya stoma açılırken 3' ü kalıcı şekilde (Hartman Prosedürü ve APR) end kolostomi olarak yapılmış olup 9 hastada 3 hastanın yani %33' ünün stoması kalıcı olmuştur. Gİ tekniği gereksiz açılan stoma oranını düşürmeyi amaçlamış olup bizim çalışmamız sonunda da %80,7 hastaya stoma açılmasının önüne geçilmiştir. Sonuç: NAKRT alan rektum kanseri hastalarında Kİ açmak yerine Gİ yapılarak en sık ve korkulan komplikasyonlardan anastomoz kaçağında erken dönem RS ile bakılarak olası anastomoz kaçağında erken müdahale ile hastalara relaparotomi yapmadan ghost yerinden ovoid insizyonla gereklilik halinde ileostomiye çevrilip pelvik sepsis kontrol altına alınabilir. Bu sayede gereksiz ileostomi açılmasının önüne geçilir. Bizim çalışmamızda Gİ açılan tüm hastalar neoadjuvan tedavi almıştır. VKİ daha düşük hastalarda Gİ'ye daha eğilimli olunduğunu fakat ASA 1-2-3 hastalarda tümör yerleşim yerinden bağımsız olarak Gİ'ninde Kİ kadar güvenli olduğu hızlıca ve erken müdahale ile koryucu ileostomiye çevirebiliceğimizi tespit ettik. Hastaların hastanede yatış gün sayıları arasında anlamlı fark saptanmasa da tekrar ileostomi kapatılması için operasyon gerekliliği ve sonuç olarak toplam yatış gün sayısı azaltılmış olacaktır. Ayrıca stomaya bağlı komplikasyonların azalacağı, stoma kapatılması için ikincil operasyonu önlemiş olduk. Anahtar kelimeler: Rektum tümörü, ghost ileostomi, koruyucu ileostomi, anastomoz kaçağı, aşağı anterior rezeksiyon