Konya il merkezinde non alkolik yağlı karaciğer hastalığı prevalansı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VAHİDE BETÜL CANITEZ
Danışman: İbrahim GÜNEY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dünya çapında non alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) prevalansı arttığı bilinmektedir. İlerleyen yıllarda da karaciğer sirozu ve hepatoselüler karsinom (HCC) gelişimi için bir risk faktörü olabileceği öngörülmektedir. Ülkemizde ve dünyada prevalansı tam olarak bilinmemektedir. Bizim çalışmamızda amacımız, Konya il merkezinde NAYKH prevalansını belirlemektir. Yöntem: Çalışmamız için örneklem büyüklüğünü belirlemek amacıyla küme örneklem yöntemi kullanıldı. d (iki yana sapma yüdesi) = %7, p = 0,5 B (güç) = %80, güven aralığı=%95 olarak belirlendi. Buna göre n (kişi sayısı) = 196 idi. Desen etkisi (dizayn effect) = 2 olarak kabul edilerek alınacak minimum kişi sayısı 392 olarak hesplandı. Her Aile Sağlığı Merkezi (ASM) bir küme olarak kabul edildi. Buna göre çalışmaya Konya il merkezindeki rastgele seçilen 10 adet ASM'den 18-65 yaş arası 40'ar gönüllünün alınması plandı. Çalışmaya katılan bireylerin kan basıncı, bel çevresi, boy ve kilosu ölçülüp kaydedildi. Bireylerden hemogram, biyokimyasal tetkikler [glukoz, kreatinin, alaninaminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalen fosfataz (ALP), gamaglutamil transferaz (GGT), laktat dehidrogeneaz (LDH), total bilirubin, kolesterol, high density lipoprotein (HDL), low density lipoprotein (LDL), trigliserit, insülin], HbsAg, Anti-HCV istendi. Hepatobiliyer ultrasonografi (hUSG) yapıldı. Vücut kitle indeksi (VKİ), Homeostasis Model Assessment of İnsülin Resistance (HOMA-IR), Fibrozis-4(FIB-4) ve BARD skorları hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya alınan toplam 395 bireyin [%50,1 erkek, ortanca yaş 38 yıl (18-65)] %55,7'sinde hUSG ile karaciğer yağlanması olduğu tespit edildi. Karaciğer yağlanması olanlarda (n=220), evre 1, 2 ve 3 karaciğer yağlanması sıklığının sırasıyla %59,1, %35,5 ve %5,5 olduğu görüldü. Tek değişkenli analizlerde; karaciğer yağlanması olanlarda olmayanlara göre yaş, VKİ, bel çevresi, DM (diyabetes mellitus), HT (hipertansiyon), WBC (White blood cell), lenfosit, RBC (Red blood cell), ALT, AST, ALP, GGT, HDL, TG düzeyleri, HOMA, FIB-4 ve BARD skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklar olduğu tespit edildi (tüm değerler için p<0,05). Çok değişkenli lojistik regresyon analiz modelinde, yaş (OR: 1,042, %95 GA: 1,016-1,068, p=0,001), VKİ (OR: 1,132, %95 GA: 1,038-1,235, p=0,005), bel çevresi (OR: 1,077, %95 GA: 1,034-1,122, p<0,001) ve ALT (OR: 1,048, %95 GA: 1,022-1,074, p<0,001) düzeyinin karaciğer yağlanması ile bağımsız ilişkili faktörler olduğu gösterildi. Sonuç: Ülkemizde obezite ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Buna bağlı olarak da non alkolik yağlı karaciğer hastalığı sıklığının attığı düşünülmektedir. NAYKH prevalansını daha net bir şekilde belirlemek için ülke genelinde çok merkezli fazla birey sayısı içeren çalışmalar yapılmalıdır. Obezite konusunda Sağlık Bakanlığı tarafından gerekli önlemler alınmalı ve halk bu konuda bilinçlendirilmelidir. Anahtar kelimeler: Nonalkoloik yağlı karaciğer hastalığı, metabolik sendrom, insülin direnci, hiperlipidemi, hipertansiyon, obezite