Manyetik rezonans görüntüleme tabanlı paraspinal yağlı dejenerasyonun kemik mineral yoğunluğu ve sarkopeni parametreleri ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YİĞİT CAN AHISHA
Danışman: Sibel ÇAĞLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, postmenopozal kadınlarda lomber paraspinal kaslardaki yağlı infiltrasyonun sarkopeni ile ilişkili parametreler, kemik mineral yoğunluğu (KMY), ve yaşam kalitesi ile olan ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel nitelikteki bu çalışmaya, 60–80 yaş aralığında 100 postmenopozal kadın dahil edilmiştir. Katılımcıların KMY düzeyleri çift enerjili X- ray absorbsiyometri (DXA) ile, kas kütlesi ise BIA (biyolojik empedans analizi) yöntemiyle değerlendirilmiştir. Sarkopeni tanısı EWGSOP2 kriterlerine göre konulmuştur. Lomber MRG kesitlerinden elde edilen paraspinal kas görüntüleri ImageJ yazılımı ile analiz edilerek kas alanı, yağlı alan, fonksiyonel alan ve yağ oranı hesaplanmıştır. Yağlı infiltrasyon ayrıca Goutallier sınıflamasıyla da kalitatif olarak değerlendirilmiştir. Sarkopeni ile ilişkili yaşam kalitesi, Sarkopeni Yaşam Kalitesi Anketi (SarQoL) aracılığıyla incelenmiştir. Bulgular: Katılımcıların %29'u konfirme sarkopeni tanısı almıştır. Sarkopenik bireylerde L1-L4 KMY düzeyleri anlamlı olarak daha düşük bulunmuş, osteoporoz sıklığı daha yüksek saptanmıştır. Paraspinal kaslardaki yağ oranı tüm seviyelerde, L1-L4 T skorları ve KMY ile negatif; Goutallier skoru ile pozitif korele bulunmuştur. Femur boyun T skoru ve KMY değerleri ile paraspinal kas ölçümleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sarkopeni varlığı, el kavrama gücü, 5OKT, KFPB, yürüme hızı ve ZKYT gibi fiziksel performans testleri ile anlamlı ilişki göstermiş; SarQoL toplam ve alt parametre skorları sarkopenik olmayan bireylerde daha yüksek bulunmuştur. Çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda, paraspinal kaslardaki yüzde yağ oranını anlamlı düzeyde öngören değişkenler; L1–L4 bölgesine ait KMY (B = -8.200, p = 0.035), VKİ'ye göre düzeltilmiş iskelet kas kütle indeksi – SMMI(B = 12.158, p = 0.033) ve Goutallier ortalama skoru (B = 11.435, p < 0.001) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, paraspinal kaslardaki yağlı infiltrasyonun, sarkopeni ve azalmış KMY ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Paraspinal kas kalitesinin bozulması, fiziksel performansın düşmesi ve yaşam kalitesinin azalmasıyla ilişkilidir. Elde edilen bulgular, sarkopeni ve osteoporoz yönetiminde paraspinal kas yapısının ve fonksiyonel durumunun dikkate alınmasının klinik açıdan değerli olabileceğini göstermektedir.