Bt eşliğinde transtorasik tru-cut ve iğne aspirasyon biyopsisinin akciğerkanserinde malignite tanısını ve mutasyon analizinde doku yeterliliği vegüvenilirliğinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LEVENT ARAFAT

Danışman: Sibel YURT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bilgisayarlı tomografi (BT) kılavuzluğunda transtorasik kesici iğne biyopsisi (KİB) ve ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB), akciğer kanserini tanı için kullanılan önemli prosedürlerdir. Günümüzde, akciğer kanserinin mutasyonlarını belirlemek ve onkologların uygun tedaviyi seçmesini sağlamak için biyopsi örneklerinde moleküler test yapılması gerekli hale gelmiştir. Bu çalışma, tanı değeri, komplikasyon ve moleküler test için örnek yeterliliği açısından iki prosedür arasındaki farkı belirlemeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, retrospektif çalışma ,Ocak 2021 ile Aralık 2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi , Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yürütülmüştür. Bu süre zarfında 304 akciğer lezyonu BT kılavuzluğunda ince iğne aspirasyon biyopsisi veya kesici iğne biyopsisi ile örneklenmiştir. Tüm olgular için, İİAB örnekleri 20 gauge iğne ile alınmış ve KİB örnekleri 18 gauge iğne ile gerçekleştirilmiştir. İşlemlerden sonraki komplikasyonlar incelenmiştir. Akciğer adenokarsinomu, skuamöz hücreli karsinom veya küçük hücreli dışı karsinom örnek sonuçları moleküler test için potansiyel yeterlilik açısından kontrol edilmiştir. Lezyonların yeri, boyutu ve iğnenin akciğer parankimine nüfuz ettiği mesafe ölçülmüştür. Bulgular: Üç yüz dört vaka dahil edildi (90 KİB ve 214 İİAB). İİAB vakalarının %94,3'ünde (214'ün 202'si) ve KİB vakalarının %94,4'ünde (90'ın 85'i) spesifik bir tanıya ulaşıldı. Primer akciğer adenokarsinomları veya küçük hücreli dışı karsinomlar için, ince iğne aspirasyon biyopsisi vakalarının %98'inde (178'in 176'sı) ve KİB vakalarının %96'sında (61'in 59'u) Moleküler inceleme için yeterli doku elde edildi. Biyopsi prosedürü sırasında ve biyopsiden sonra En sık görülen komplikasyon pnömotoraks (%9,3 İİAB için , %12,2 KİB için) ve parankimal hemoraji (%2,8 İİAB ve %11,1 KİB) idi. Spesifik tanıya ulaşmak (p= 0,986, Fisher kesin testi) veya moleküler çalışmalar için yeterli doku sağlamak (p= 0,166) açısından iki prosedür arasında istatistiksel bir fark bulunmadı. Her iki prosedür için de pnömotoraks ile lezyon boyutu (p=0,023), geçilen parankimin mesafesi (p=0,004) arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sonuç: Hem BT kılavuzluğundaki ince iğne aspirasyon biyopsisi hem de kesici iğne biyopsisi, spesifik tanıya ulaşmak ve moleküler çalışmalar için yeterli doku sağlamak açısından aynı değere sahiptir. Ayrıca, her ikisi de invaziv cerrahi prosedürlere olan ihtiyacı azaltmaktadır. BT kılavuzluğundaki ince iğne aspirasyon biyopsisinin, kesici iğne biyopsisine göre daha ucuz olması nedeniyle klinisyen açısından öncelikli bir tercih nedeni olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler : Transtorasik kesici iğne biyopsisi , İnce iğne aspirasyon biyopsisi , Moleküler test.