Diyabetik hastalarda mesane nöromusküler disfonksiyonunun uzun dönem böbrek fonksiyonu üzerine etkinliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE CEYHAN
Danışman: Meral Gülay KADIOĞLU KOÇAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Diyabetik nefropati, Diabetes Mellitus (DM)' un mikrovasküler bir komplikasyonu olup, son dönem böbrek yetmezliği (SDBY)' nin en önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle DM'si olan hastalar renal fonksiyonlarda bozulma ile basvurduğunda sıklıkla diyabetik nefropati geliştirdiği düşünülür. Bu hastalarda çoğu zaman mesane disfonksiyonu (MD)' nun böbrek fonksiyon testlerindeki yüksekliklere katkısı göz ardı edilir. Çalışmamızda DM'si olup MD tanısı ile tedavi planlanmış hastalarda renal hastalık progresyonunu ve bu yolla MD'nin böbrek fonksiyonları üzerine olan etkilerini değerlendirmek amaçlanmaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamızda 01.06.2018-31.12.2020 tarihleri arasında SBÜ Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Üroloji ve Nefroloji Poliklinikleri'ne miksiyon problemleri ile başvuran ve yapılan tetkikler sonrası MD tanısı alan hastaların retrospektif değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmada 18 yaşından büyük, çalışmaya katılmayı kabul eden DM'li hastalar yer aldı. Çalışma başında tüm hastaların yaş, cinsiyet, kilo, boy, vücut kitle indeksi (VKI), ek hastalıkları, diyabet tedavisi için kullanılan ilaçlar, diyabetik retinopati ve nöropati varlığı, hemogram, Creaktif protein (CRP) düzeyleri, serum açlık kan şekeri, glikozillenmiş hemoglobin A1c (HbA1C) düzeyi, üre, kreatinin, tahmini glomeruler filtrasyon hızı (eGFR), ürik asit, albümin, total protein değerleri, tam idrar tahlili (TİT) , spot idrar albümin /kreatinin veya spot idrar protein /kreatinin oranı, Aşırı Aktif Mesane Semptom Skoru (AAMSS) puanları ve post miksiyonel rezidüel volümleri (PVR) kayıt edildi. Takip süresince MD nedenli kullanılan ilaçlar, bu ilaçların kullanım süreleri, idrar yolu enfeksiyonu (İYE) nedeniyle hastaneye başvuru sıklığı, ayaktan veya yatarak aldığı tedaviler, antibiyotik kullanımı var ise kullandığı gün sayısı hastane kayıtları ve enabız sistemi üzerinden değerlendirildi. MD tedavisi açısından 3 aydan kısa süre ilaç kullanımı olan hastalar tedavi almayan; 3 aydan uzun ilaç kullanımı olan hastalar ise tedavi alan olarak gruplandırıldı. Tüm hastaların takip süreleri kayıt edildi. Takip süresi sonunda hastaların laboratuvar parametreleri yeniden değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmamızda 01.06.2018-31.12.2020 tarihleri arasında MD nedeni ile izlenen 63 diyabetik hastanın verileri yer aldı. Hastaların yaşları 43 ile 80 arasında değişmekte olup ortalama yaşları 62,27±9,47 yıl idi. Katılımcıların 59'u (%93,7) kadın; 4'ü (%6,3) erkekti. MD nedeni ile medikal tedavi alan hasta sayısı 38 (%60,3) iken tedavi almayan hasta sayısı 25 (%39,7) idi. Gruplar arasında yaş, cinsiyet dağılımları, VKI, hipertansiyon, hiperlipidemi, anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörü (ACEİ)/ anjiotensin 2 reseptör blokörü (ARB) kullanımı ve statin kullanım oranları, tedavi başındaki AAMSS skorları ve PVR ölçümleri açısından anlamlı farklılık görülmedi. MD nedeni ile medikal tedavi alan grupta ilaç kullanım süresi en düşük 3 ay, en yüksek 65 ay ve ortalama 19 ± 15 ay idi. Takip süresi sonunda medikal tedavi alan grup almayan grup ile karşılaştırıldığında; hastaların sadece kreatinin değerinde anlamlı fark olduğu görüldü (p=0.006). Ancak fark medikal tedavi grubunda kreatinin değerinde bazale göre anlamlı artış olmasından kaynaklandı. Bunun dışında takip süresi sonunda, serum üre, eGFR spot idrarda protein ve albümin atılımı açısından gruplar arasında fark yoktu (p>0.05). SONUÇ: Çalışmamız diyabetik hasta grubunda MD tedavisinin, renal fonksiyonlar ve proteinüri üzerine olumlu etkisinin olmadığı gösterdi. Ancak bu alan da daha geniş katılımlı prospektif çalışmalara gerek duyulduğunu düşünüyoruz. Bu hastalarda renal fonksiyonlar üzerine olumlu etki sağlamasa da MD' nun tedavisi ile yaşam kalitesinde artma sağlanabilir.