Posterior sirkülasyon anevrizmalarının anatomik lokalizasyonlarına göre endovasküler tedavi etkinliğinin ve güvenliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AFŞİN EMRE AKPINAR
Danışman: Ergün DAĞLIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İntrakraniyal anevrizmalar damar duvarında zayıflama sonucu oluşur, yırtılmaları Subaraknoid Kanama'ya (SAK) yol açar. Yüksek ölüm oranı, sakatlık, uzun iyileşme süreci ve tedavi maliyeti ciddi yük oluşturur. Anevrizmaların çoğu ön dolaşımda, daha azı arka dolaşımda yer almaktadır. Posterior sirkülasyon anevrizmaları küçük boyutta dahi yüksek rüptür riski taşır. Çalışmamızın amacı, posterior sirkülasyon anevrizmalarının boyutları ve anatomik lokalizasyonları ile parent arter çapı arasındaki oranın anevrizma kanama riski ile ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2011-Eylül 2022 tarihleri arasında Ankara Numune Hastanesi ve devamı olan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'ne başvurup tanı alarak tedavi edilen hastaların klinik ve radyolojik verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların cinsiyet, yaş, şikâyet, sigara kullanımı, hipertansiyon (HT), subaraknoid kanama (SAK) varlığı, Posterior dolaşımdaki lokalizasyonu, parent arter çapları, anevrizma boyutları Sarus Workstation® programı ile ölçüldü. Postop 6. ay Digital Subtraction Anjiografi (DSA), Manyetik Rezonans Anjiografi (MRA) ile kontrol görüntülemeler yapıldı. Bununla beraber hastaların peroperatif gelişen komplikasyonları, mortalite ve morbiditesi değerlendirildi. Hastaların preoperatif ve postoperatif birinci, altıncı ve on ikinci ay Modifiye Rankin Skorlaması (mRS) yapıldı ve mortalite belirlendi. Bulgular: Çalışmaya 80 hasta dahil edilmiştir. Yaş ortalaması 6l olup %40'ı erkek, %60'ı kadındır. Başvuruda %71,2'sinin GKS 15'tir. %78,8 baş ağrısı, %71,2 hipertansiyon öyküsü saptanmıştır. Anevrizmaların %31,3'ü baziller tepe, %17,5'i vertebral arter yerleşimlidir; %78,7'si sakkülerdir. SAK öyküsü %38,7'dir. Tedavide %52,6 Flow Diverter (FD), %38,7 stent coils uygulanmıştır. Postop kontrollerde %22,5 rezidü nüks, %5,2 komplikasyon görülmüştür. Ortalama dome genişliği 12,56 mm, boyun genişliği 8,71 mm, dome yükseklik ortalaması 11,52, boyun genişlik ortalaması 8,71, distal parent Arter ortalaması 3,87, proximal parent arter ortalaması 4,79 mm' dir. Tedavi sonrası 1. yılda %77,5 bağımsız, %7,5 bağımlı, %15,0 eksitus bulunmuştur. Sonuç: İntrakraniyal anevrizmalar yüksek mortalite ve morbiditeye sahiptir. Posterior sirkülasyon anevrizmaları karmaşık yapıları nedeniyle tedavi ve takipte zorluk göstermektedir. Çalışmamızda anevrizma boyutlarının parent arter çapına oranı ile rüptür riski değerlendirilmiş, küçük anevrizmaların bile bu oranı yüksek olduğunda rüptür riskinin artabileceği gösterilmiştir. Anevrizma rüptürü bulunan hastalarda boyut/parent arter oranlarının daha düşük olduğu, tedavi seçiminde lokalizasyon, damar çapı ve oranların belirleyici olduğu saptanmıştır. Bulgular, orantısal değerlendirmelerin klinik karar sürecine eklenmesinin önemini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anevrizma, Parent Arter, Subaraknoid Kanama, Posterior Sirkülasyon