Serum zonulin düzeylerinin apandisit hastalarını öngörmedeki faydasının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMET ALİ DAŞKIN
Danışman: Asım KALKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Akut apandisit, dünyadaki en sık karşılaşılan karın cerrahisi acil durumu olup; klinik tanısı, öykü, fiziki muayene, laboratuvar değerlendirme ve görüntülemeye dayanır. Apandisitin klasik semptomları arasında belirsiz periumblikal ağrı, anoreksiya/mide bulantısı/aralıklı kusma, ağrının sağ alt kadrana kayması ve düşük dereceli ateş yer alır[1]. Akut apandisit, apendiksin en yaygın patolojisi olup, genişletilemeyen bir duvara sahip olan ve yırtılabilecek olan iltihaplı apendiks, içeriğini karın boşluğuna salabilir, bu da peritonite yol açabilir[2]. Zonulin, bağırsak geçirgenliğini yansıtan ölçülebilir tek kan proteinidir. Zonulin çoğunlukla karaciğerden salgılanmakla birlikte enterositler, yağ dokusu, beyin, kalp, bağışıklık sistemi hücreleri, akciğer ve böbreklerden de salgılanabilir. Yüksek serum zonulin seviyeleri, çölyak hastalığı ve tip 1 diyabet gibi çeşitli otoimmün hastalıkların yanı sıra tip 2 diyabet ve obezitede de görülebilir[3]. Akut Apandisitte bağırsak duvarında öncelikle ödem, sonrasında nekroz gelişir. Bu ödeme binaen bağırsak duvar geçirgenliğinin artacağını ve akut dönemde serum zonulinin bundan dolayı yükseleceğini düşündük. Bu sebeple Apandisit hastalarında serum zonulin seviyesini değerlendirip, biyomarker olarak kullanılıp kullanılamayacağını araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif, gözlemsel bir çalışmadır. Hastalarımızın verileri etik kurul izni alındıktan sonra 01.09.2023 – 01.12.2023 tarihleri arasında toplandı. Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Acil Kliniği'ne başvuran, klinik ve muayene bulguları ile şüphelenilerek gerekli hematolojik ve biyokimyasal tetkikleri yapılan ve süreci görüntüleme yöntemleri ile de desteklenen, daha sonrasında genel cerrahiye konsulte edilen, konsültasyon sonucunda apandisit düşünülüp ameliyat sonucu patolojisi apandisit olarak sonuçlanan, çalışma için gönüllü onayı veren, 18 yaş ve üstü hastalar dahil edildi. Kontrol grubu olarak Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne non spesifik şikayetlerle ayaktan başvuran (halsizlik, yorgunluk), tetkiklerinde patoloji saptanmayan, kan serum zonulin seviyesini yükseltebilecek (dışlama kriterlerimize uyan), hastalığı veya semptomu olmayan, onam aldığımız gönüllüler dahil edildi. Hasta grubu için 78 gönüllü hasta değerlendirildi. 8 hasta dahil etme kriterlerine uymadığı, 6 hastanın da operasyon sonrası patoloji sonucu apandisit ile uyumlu olmadığı için çalışma dışı bırakıldı ve sonuçta 64 kişilik hasta grubu elde edildi. Kontrol grubu için ise 68 gönüllü değerlendirildi. Ancak 5 adet kan biyolojik materyal kaybından, 4 adet kan da örnek alınan bireylerin sigara kullandığı anlaşıldığı için çalışmanın kontrol grubundan çıkarıldı. Kontrol grubuna 59 adeti dahil edildi. Tek merkez, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği'nde yapılan çalışmamızda, çalışma grubu ile kontrol grubu serum zonulin değerleri karşılatırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan ve gönüllü olan 123 katılımcı kabul edildi; 64 katılımcı (%52) hasta grubunda, 59 katılımcı (%48) kontrol grubundaydı. Hastaların %65,6'sı erkek, %34,4'ü kadın, kontrol grubunun %64,4'ü erkek, %35,6'sı kadındı. Grup ile cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağlantı yoktu (p=1,000). Hastaların yaş ortalaması 35,61 ± 14,01 ve kontrol grubunun 31,95 ± 10,5 olarak elde edildi. Gruplara göre yaş ortalama değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktu (p=0,261). Apandisit hasta grubunda serum zonulin düzeylerinin ortalama 15,2 ± 10,3 ng/mL (P < 0,001) ile anlamlı derecede düşük olduğu görüldü. Hastalık patolojisine göre akut apandisit, akut flegmonoz apandisit ve akut perfore apandisit arasında serum zonulin düzeylerinde anlamlı farklılık gözlenmedi. Demografik verilere göre serum zonulin düzeyleri kıyaslanamasında anlamlı farklılık görülmedi. Hasta grubunda, serum zonulin düzeyleri ile CRP ve BKH düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı bir korelasyon görülmedi. Sonuç: Apandisit hastalarında serum zonulin düzeylerinin anlamlı derecede azaldığı tespit edildi. Bu da serum zonulinin akut apandisit patogenezinde potansiyel bir negatif biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir. Ancak bunun yanında serum zonulin düzeyi ile akut apandisit patolojisi, demografik veriler ve CRP, BKH arasında anlamlı fark yoktu. Anahtar kelimeler: Apandisit, Serum zonulin