Yeni tanı alan kronik hepatit B hastalarında kardiyometabolik risk faktörlerine göre laboratuvar sonuçları, görüntüleme bulguları ve karaciğer histopatolojisinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RUKİYE SAKA TUNA
Danışman: Elif YORULMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hepatit B virüsü; akut ve kronik enfeksiyonlara neden olan, tedavi edilmediği takdirde kronik taşıyıcılık, karaciğer sirozu ve hepatosellüler karsinom gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir DNA virüsüdür. "Metabolik disfonksiyon ilişkili steatozlu karaciğer hastalığı, kardiyometabolik risk faktörlerinin karaciğerdeki yansıması olarak değerlendirilen kronik tablodur ve basit karaciğer yağlanmasından alkolsüz steatohepatit, karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine varan patolojilere neden olabilmektedir. Bu çalışmada Kronik Hepatit B tanısı alan hastalarda kardiyometabolik risk faktörleri varlığının karaciğer laboratuvar, radyoloji ve histopatolojisi üzerine etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ocak 2023 – Ocak 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Polikliniği'nde kronik hepatit B tanısı alan ve karaciğer biyopsisi yapılan toplam 68 erişkin hasta dahil edildi. Retrospektif kesitsel bir çalışma olması planlanarak hastaların demografik bilgileri, biyokimyasal ve serolojik belirteçleri, ultrasonografi değerlendirmeleri, patoloji sonuçları geriye dönük taranarak kayıt altına alındı. Histopatolojik bakıda fibrozis evresi ve histolojik aktivite indeksi; Ishak skorlama sistemine göre belirlendi. Karaciğer yağlanması tüm hastalarda aynı radyoloji uzmanı tarafından, sonografik kriterlere göre derecelendirildi. Kardiyometabolik risk faktörlerinin varlığı 2023 Delphi bildirgesi kriterlerine göre tanımlandı. Toplanan veriler ve ölçek puanları SPSS programına geçirilip analiz yapıldı. Bulgular: Dahil edilen hastaların yaş ortalaması 45,9±12,8 yıl olup %54,4'ü kadın, %45,6'sı erkek olarak saptandı. Ultrasonografik (USG) incelemede hastaların %50'sinde, histopatolojik değerlendirmede ise hastaların %17,6'sında steatoz tespit edildi. Hem USG hem patolojik bakıda steatoz saptanan hasta oranı ise %13,2 idi. Kadın ve erkeklerde USG' ye göre yağlanma oranı sırasıyla %52,9 ve %47,2 , patoloji bakıda yağlanma oranı her iki grupta %50 saptanmış olup cinsiyet ve yağlanma arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). UGS ile saptanan yağlanma ile disglisemi(p=0.04), hipertrigliseridemi(p=0.01), erkeklerde düşük HDL düzeyi (p=0.001), kadınlarda artmış bel çevresi (p=0.03) arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı iken; histopatolojik olarak saptanan yağlanma ile artmış vücut kitle indeksi xii (VKİ)(p=0.001), disglisemi (p=0.002), ve kadınlarda artmış bel çevresi (p=0.03) ile istatistiksel olarak anlamlı saptandı. Her iki yöntem (USG ve histopatoloji) ile hastaların serolojik belirteçleri değerlendirildiğinde anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: Kronik hepatit B hastalarında, kardiyometabolik risk faktörleri ile hepatik steatoz ve fibrozis arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Özellikle disglisemi, yüksek VKİ, abdominal obezite, düşük HDL düzeyi hem steatoz hem fibrozis ile istatistiksel olarak anlamlı korelasyon göstermiştir. HBV'ye ait virolojik belirteçlerle (HBV DNA, HBeAg pozitifliği) ise steatoz arasında anlamlı ilişki izlenmemiştir.