Hipotiroidi tanılı hastalarda TSH düzeyi ve tiroid otoantikorları ile PAİ (Plazma aterojenik indeks), APRI skoru ve FİB-4 indeksi ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEDAT DEMİRHAN
Danışman: Meral MERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Yapılan çok sayıda çalışma hipotiroidizmin, metabolik sendrom, insülin direnci, obezite ve dislipidemi gelişmesi ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Artan insülin direnci, dislipidemi ve metabolik sendromun aterosklerozu hızlandırdığı bilinmektedir. Ayrıca aynı nedenlerin non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) gelişme riskini de artırdığı pek çok çalışmada gösterilmiştir. Bu çalışmamızda hipotiroidi tanılı geniş bir vaka grubunda hem ateroklerozu hem de non-alkolik yağlı karaciğer hastalığını non-invaziv yöntemler olan PAİ, APRİ skoru ve FİB-4 indeksi ile inceledik. Çalışmamıza dahil ettiğimiz 1370 hipotiroidi hastası ile hipotiroidinin; NAYKH ve ateroskleroz üzerindeki etkisini görmeyi amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Araştırmaya 01.01.2017-30.12.2021 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma polikliniklerine ayaktan başvuran, 18 yaş üstü, gebe olmayan hipotiroidi tanılı hastalar dahil edilmiştir. 18 yaşından küçük hastalar, gebeler, tiroid karsinom öyküsü olan hastalar ve siroz tanısı olanlar çalışmaya alınmamıştır. Tüm hastaların hastane bilgi yönetim sistemi (HBYS) üzerinden anamnez ve laboratuvar bulguları incelendi. Yaş, cinsiyet, TSH, T4, Anti TPO, Anti TG, trombosit sayısı, ALT, AST, HDL ve trigliserit (TG) değerleri kaydedildi. PAİ; log 10 tabanında TG/HDL olarak hesaplandı. İstatistiksel analizler için NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 (Kaysville, Utah, USA) programı kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık p 0,05). SONUÇLAR: Ateroskleroz ve NAYKH tanısı için kullanılan PAİ, APRİ akoru ve FİB-4 indeksinin zayıf yönleri olmakla beraber çalışmamız önemli sonuçlar ortaya koymuştur. Çalışmaya dahil edilen hipotiroidi tanılı hastalarda TSH düzeyi ve yaş artıkça PAİ artmıştır. Hipotiroidinin dislipidemi yaptığı bilinmektedir. TSH düzeyi ile PAİ arasında güçlü ilişki saptanmıştır. Bu nedenle hipotiroidi tanılı hastaların düzenli takip ile hastalığın kontrol altında olmasının ateroskleroz riskini azaltacağını düşünmekteyiz. Çalışmamızda TSH düzeyi ile FİB-4 ve APRİ skoru arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Daha önceki çalışmalarda da çelişkili sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bu konuda daha çok çalışma yapılması gerektiğini düşünmekteyiz.Çalışmamızda ayrıca otoimmünite de değerlendirilmiştir. Ancak anti TPO ve anti TG ile her 3 indeks (PAİ, APRİ ve FİB-4) arasında anlamlı ilişki görülmemiştir. ANAHTAR KELİMELER: Hipotirodi, PAİ, FİB-4, APRİ skoru, otoimmünite