Kalp yetersizliği hastalarında menopozun hastalığın seyri üzerine olan etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE TUĞÇE BAN ŞAHİN
Danışman: Mehmet ÖZEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Kalp yetersizliği (KY) artan yaşla birlikte belirgin mortalite ve morbidite sebebi olan, çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir klinik tablodur. Son zamanlarda gelişen tedavi yöntemleri ile kalp yetersizliği hastalarında yaşam beklentisi belirgin derecede artmıştır. Ancak yine de hastalığın seyri; yaş, hipertansiyon, diyabetes mellitus, diyet uyumsuzluğu gibi birçok faktörden olumsuz etkilenir. KY hastalarının izleminde ek komorbiditelerin akılcı yönetiminin hastalığın prognozunu belirgin derecede iyileştirdiği bilinmektedir. Menopoz, başta kardiyovasküler sistem olmak üzere, çeşitli organ ve sistemleri etkileyen fizyolojik değişikliklerle karakterize bir süreçtir. Başta östrojen olmak üzere hormonal değişikliklerin kardiyovasküler sistem üzerine olan etkileri kısmen bilinmektedir. Menopoz sonrası oluşan östrojen eksikliği, kadınları KY risk faktörlerine yatkın hale getirir. Menopozal dönemde oluşan hormonal değişikliklerin KY olan hastalardaki etkileri net olarak bilinmemektedir. Bu çalışmanın birincil amacı; kalp yetersizliği olan kadınlarda perimenopazal sürecin fonksiyonel kapasitede ve N-terminal pro-B tipi natriüretik peptid (NT-proBNP) düzeylerinde değişiklik yapıp yapmadığını belirlemektir. İkinci amacı ise menopozun KY hastalarında kardiyak nedenli hastaneye yatışa ve tedavi ihtiyacında herhangi bir değişikliğe etkisinin olup olmadığını saptamaktır. Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Yetersizliği Polikliniği'nde izlenen 40-60 yaş arası, sol ventrikül (LV) ejeksiyon fraksiyonu (EF) ≤%50 olan, kayıtlarda son adet tarihi verileri bulunan, son adet tarihinden itibaren en az bir yıldır takipte olan 26 kadın hasta alındı. Hastaların demografik bilgileri (KY etiyolojisi, eşlik eden hipertansiyon, diyabetes mellitus, kronik obstruktif akciğer hastalığı gibi komorbidite varlığı), New York Heart Association (NYHA) fonksiyonel sınıfı, fizik muayene bulguları (boy, kilo, nabız, kan basıncı, KY semptom ve bulguları), ekokardiyografik bulguları (LV-EF, LV sistolik ve diyastolik çapları, sol atrium boyutu) KY izleminde kullanılan rutin laboratuvar parametreleri (hemogram, sodyum, potasyum, kreatinin, troponin, NT-proBNP, kan şekeri, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz), 12 derivasyonlu yüzey EKG bulguları, kullandığı ilaçları ve dozları gibi geriye dönük verilerine poliklinik dosyalarından ve hastane kayıt sisteminden ulaşıldı. Ayrıca hastaların son adet tarihini takip eden 12 aylık süreçte NYHA değişimleri ve NT-proBNP düzeyleri, KY izleminde kullanılan rutin laboratuvar ve klinik verileri de kaydedildi. Çalışma başlangıcında toplanan veriler 12. ay kontrolündeki bulgularla karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 26 kadının kayıt tarihindeki yaş ortalaması 47±4 yıl olarak hesaplandı. Eşlik eden komorbiditelerden; hipertansiyon 13 (%50) hastada, diyabetes mellitus 12 (%46,2) hastada, hiperlipidemi ise 9 (%34,6) hastada saptandı. Çalışmaya alındıktan sonraki bir yıllık takip sürecinde dört hastada KY nedenli hastaneye yatış olduğu görüldü. Hastaların kalp yetersizliğine yönelik medikal tedavilerine bakıldığında, %76.92'si anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü (ACEi) veya anjiyotensin reseptör blokeri (ARB), %7.69'u anjiyotensin neprilisin reseptör inhibitörü (ARNI) kullanmaktaydı. Hastaların %92,31'i beta bloker, %80,7'si mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) almaktaydı. Loop diüretiği kullanımı %76,92, tiyazid diüretik kullanımı ise %38,46 oranında saptandı. Hastaların başlangıçtaki NYHA fonksiyonel sınıfları değerlendirildiğinde yarısından fazlasının (%53,85) Sınıf I olduğu saptandı. Hastaların başlangıç ve 12. ay kontrol kilo, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, MRA dozu, LV diyastolik çap, LV-EF, LA boyutu, kreatinin, sodyum, potasyum ve troponin değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim izlenmedi. Ortalama NT-proBNP değerleri başlangıçta 1990±3839 iken kontrolde 2410±4076 olarak saptandı. Ancak kontrol değerlerindeki bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p: 0.058). 12 aylık takibin sonunda hastaların kullandığı günlük furosemid dozunda istatistiksel olarak anlamlı bir artış (50,50 mg'dan 72,38 mg'a) olduğu saptandı (p: 0,034). Hastaların başlangıçta ortalama kalp hızı 80,4±20,1 atım/dk iken kontrolde 69,3±10,1 atım/dk saptandı. Kalp hızındaki bu azalma istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p: 0.008). Hastaların ekokardiyografik olarak ölçülen LV sistolik çaplarında başlangıca göre kontrolde anlamlı bir artış (41,2±7,4 mm'den 45,8±7,0 mm'ye) olduğu saptandı (p: 0,002). Sonuç: Menopoz sürecinde oluşan hormonal değişiklikler kardiyovasküler sistem üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabilmektedir. Çalışmamızda KY tanısıyla izlenen hastalarda, menopozal dönemin hastaların tedavi ihtiyacında artışa neden olduğu saptandı. Kalp yetersizliğinde prognostik değeri olan troponin ve NT-proBNP gibi değerlerde istatistiksel olarak anlamlılığa ulaşmasa da numerik artışlar olduğu görüldü. Bu nedenle çalışmamızda elde edilen veriler; KY olan hastaların, özellikle menopoz gibi major hormonal değişikliklerin olduğu dönemde izlemlerinin daha sık yapılmasının ve tedavilerinin hasta bazlı değerlendirilmesinin gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.