Tip 2 diyabetli hastalarda SGLT 2 inhibitörü kullanımının polisitemi ile ilişkisi ve tromboembolik olay gelişim oranlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF DANIŞMAN

Danışman: Mustafa Kemal KILIÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Diyabet dünya genelinde görülme sıklığı giderek artan kronik bir metabolizma hastalığıdır. Uzun dönemde böbrekleri, sinirleri, gözleri, kardiyovasküler ve serebrovasküler sistemi, arterleri etkileyerek morbidite ve mortalitede artışa sebep olmaktadır. Bu durum erken tanı ve tedaviyi önemli hale getirmektedir. SGLT 2 inhibitörleri diyabet tedavisinde kullanılan yeni grup ilaçlardandır. Literatürde SGLT 2 inhibitörlerinin hemoglobin/hematokrit değerlerinde artış yaptığını gösteren araştırmalar mevcuttur. Bu çalışma ile hastanemizde takipli diyabetik SGLT 2 inhibitörü kullanan hastalarda; SGLT-2 inhibitörlerinin (empagliflozin, dapagliflozin) hematokrit ve eritrosit değerleri üzerine etkisi, polisitemi sıklığı ve ilaca başlandıktan sonra gelişen tromboembolik olay riski hakkında bilgi edinerek SGLT 2 inhibitörlerinin demografik özellikleri ve komorbid hastalıkları farklı hasta gruplarında güvenle kullanılıp kullanılamayacağı hakkında bilgi edinmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma tip 2 diyabet tanılı SGLT 2 inhibitörü kullanan (monoterapi ya da diğer oral antidiyabetiklere ek olarak) 140 ve SGLT 2 inhibitörü dışında diğer oral antidiyabetik ilaçları kullanan 140 olmak üzere toplam 280 hasta ile yürütüldü. Hastaların hastane bilgi sistemindeki tıbbi öykü, ilaç raporları ve tetkik sonuçları retrospektif olarak incelenerek; cinsiyet, yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi, sigara öyküleri, eşlik eden diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçları not edildi. SGLT 2 inhibitörü başlamadan önceki, başladıktan 6 ay ve 1 yıl sonraki laboratuvar değerleri (tam kan sayımı, glukoz, HbA1c, üre/kreatinin, GFR, albümin, AST/ALT, lipid paneli); ilaç başlanmadan önceki ve başlandıktan sonra gelişen arteriyel ve venöz tromboembolik olaylar (inme, miyokard infarktüsü, periferik arteriyel tromboz, derin ven trombozu, pulmoner tromboemboli) değerlendirildi. Bulgular: SGLT 2 inhibitörü kullanan grupta hastaların hemoglobin ortanca değeri bazalde 14,3 gr/dL (13-16), 6. ayda 14,8 gr/dL (13-18) ve 12. ayda 14,8±1,3 gr/dL olup 6. ay ve 12. ay hemoglobin değişimi anlamlı saptandı (p<0,001 ve p<0,001). Rbc ortanca değeri bazalde 5x106/mm3 (4-6), 6. ayda 5,1 x106/mm3 (4-6) ve 12. ayda 5,2 x106/mm3 (4-6) olup 6. ay ve 12. ay rbc artışı istatistiksel anlamlı saptandı (p<0,001 ve p<0,001). Bazalde tüm hasta grubunda (n=280) 1 (%0,4), 6. ayda 20 (%7,1) ve 12. ayda ise 23 (%8,2) hastanın hemoglobin değerinin polisitemi eşiğini aştığı görüldü. P<0,001 olup bazale göre polisitemi sınırına giren hasta sayısında anlamlı fark tespit edildi. Tüm hastaların 78'inde (%27,8) tromboembolik olay öyküsü mevcuttu ve 1 yıl içinde 18 hastada yeni arteriyel trombotik olay gelişti. Yeni trombotik olay görülen 18 hastanın 9'u SGLT 2 inhibitörü kullanırken, yeni trombotik olay görülmeyen 262 hastanın 131'i SGLT 2 inhibitörü kullanmaktaydı. SGLT 2 inhibitörü ve diğer oral antidiyabetikleri kullanan grup arasında yeni trombotik olay sıklığı farklı saptanmadı (p=0,24). Yeni trombotik olay gelişen (n=18) ve gelişmeyen grupta (n=262) 6. ve 12. ay hemoglobin değerleri ve polisitemi durumları farklı saptanmadı (hemoglobin için p=0,3 ve p=0,55, polisitemi için p=0,63 ve p=1). Sonuç ve Tartışma: SGLT 2 inhibitörü kullanan diyabetik hastalarda saptanan hemoglobin/hematokrit artışının anlamlı düzeyde polisitemi sınırına girmekte olduğu; ancak polisitemi sıklığındaki artışın yeni arteriyel trombotik olay gelişimi üzerine etkisi olmadığı görüldü. Elde edilen bu sonuçlar polisitemisi veya polisitemiyi kolaylaştırabilecek ilaç kullanımı, ek hastalığı ve durumu olan hastaların SGLT 2 inhibitörü kullanımı sırasında gelişebilecek şiddetli eritrositoz açısından yakın izlenmesinin faydalı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte literatürde SGLT 2 inhibitörlerinin hemoglobin/hematokrit değerleri üzerine etkisi kardiyovasküler mortalitede ve kalp yetmezliği nedenli hastaneye yatışta azalma ile ilişkilendirilmiş olup tedaviye devam edilmesinin faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu konuda çok merkezli, prospektif olarak tasarlanmış, daha geniş katılımlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Eritrositoz, Polisitemi, SGLT2 İnhibitörleri, Tromboemboli, Trombotik Olay.