Servikal smear patolojisi ascus olan hastalarda HPV tiplendirmesi ve anksiyete arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YILDIZ CEREN İLYA ÇELİK

Danışman: Şükrü YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Smear sonucu ASCUS (Önemi belirlenemeyen atipik skuamöz hücreler) olan hastalarda HPV DNA tiplendirmesi ve hissedilen anksiyete seviyeleri arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Bu hastaların tarama, takip ve tedavisinde çıkacak olan sonuçlar göz önüne alınarak hareket edilmesinin hastaların takip ve tedaviye olan bağlılıklarını, devam yüzdelerini ve tedavi başarısını artırması amaçlanmaktadır. Yöntem: Şubat 2023-Temmuz 2023 arasındaki 6 aylık süreçte hastanemiz Kadın Hastalıkları Ve Doğum Poliklinikleri'ne başvuran hastalardan smear testi ASCUS olarak sonuçlanan 130 hasta ve smear testi negatif olarak sonuçlanan 130 hasta ile prospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Hastaların HPV DNA testi sonuçları ve Beck Anksiyete Ölçeği skoru kullanılarak elde edilecek olan anksiyete düzeylerinin karşılaştırılması yapılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 22 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiş, tüm analizlerde p değeri < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya 130 hasta smear ASCUS grubu, 130 hasta smear negatif kontrol grubu olmak üzere toplamda 260 hasta dahil edilmiştir. ASCUS olan araştırma grubu ve smear testi negatif olan kontrol grubunda yaş değişkenlerinin normal dağıldığı; BECK Anksiyete Ölçeği skoru değişkenlerinin ise normal dağılım göstermediği görülmektedir. Yaş değişkeninde smear ASCUS ve negatif grupları arasında ortalama açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemektedir (p = 0.361). Yaş ve BECK Anksiyete Ölçeği skoru arasında zayıf negatif bir ilişki bulunmaktadır ancak istatistiksel olarak anlamlı değildir (r = -0.020, p = 0.743). Smear ASCUS ve negatif grupları arasında BECK Anksiyete Ölçeği skoru açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır (p = 0.511). ASCUS ve negatif smear grupları BECK anksiyete skoru açısından birbirinden bağımsız olarak farklılaşmamaktadır ve anksiyete düzeyleri her iki grup için de benzerdir. Smear ASCUS ve smear negatif gruplarda BECK anksiyete skoruna göre hesaplanan anksiyete düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır (p = 0.008). Smear sonucu ASCUS olan hastalardan HPV analizine göre oluşturulan gruplar arasında BECK anksiyete skoru değişkeni için ortalama açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemektedir (p = 0.123). Pozitif HPV tipinin risk seviyesi ile BECK anksiyete skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı bir pozitif ilişki görülmektedir (sırayla p = 0.022, p = 0.019). Ancak Spearman's rho korelasyon testi zayıf pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir (r = 0.258). Sonuç: ASCUS tanısı almış ve HPV pozitifliği bulunan kadınların klinik takiplerinde, yalnızca fiziksel sağlıkları değil, psikolojik sağlıkları da dikkate alınmalıdır. Çalışmamız pozitif HPV tipinin risk seviyesi arttıkça BECK anksiyete skorunun da artma eğiliminde olduğunu, ancak ilişkinin zayıf olduğunu göstermektedir. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri pozitif olan hastalarda anksiyete düzeylerinin yüksek olması, bu hastaların psikolojik destek alarak tedavi süreçlerine daha etkin uyum sağlamalarını sağlayabilir. Bu çalışma, ASCUS tanısı almış kadınlarda HPV tiplendirmesi ve anksiyete düzeylerinin değerlendirilmesinin kadın sağlığı ve servikal kanserin erken teşhisi açısından önemli olduğunu vurgulamaktadır. Klinikte HPV tiplendirmesi, anksiyete seviyelerinin değerlendirilmesi ve gerekli psikolojik desteğin sağlanması, tedaviye uyumu artırarak servikal kanserin önlenmesine yönelik etkili bir strateji oluşturabilir. Anahtar Kelimeler: Smear, servikal neoplazi, serviks kanseri tarama, hpv, anskiyete, Beck Aknsiyete Ölçeği