Mekonyum boyalı doğan bebeklerin neonatal prognozu


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM DURDAĞ ÖZTÜRK

Danışman: Fatma NARTER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Mekonyum boyalı doğumun sıklığını belirlemek, mekonyum boyalı doğan bebeklerin morbiditelerini saptayarak prognozlarının gösterilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 1 Ocak 2022 ile 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesinde doğan mekonyum boyalı bebekler çalışma grubunu ve amniyon sıvısında mekonyum olmayan term yenidoğanlar kontrol grubunu oluşturmuştur. Randomizasyon, kontrol grubuna çalışma grubundaki bebekten hemen sonra doğan term bebek alınarak yapılmıştır. Her iki gruptaki bebeklerin prenatal, natal ve postnatal özellikleri, klinik seyirleri ve gelişen morbiditeleri retrospektif olarak incelenmiştir. Bu çalışmada istatistiksel analizler NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah, USA) paket programı ile yapılmıştır ve p 0,05). Akraba evliliği öyküsü olması çalışma grubundaki bebeklerde anlamlı bulunmuştur (p=0,018). Mekonyum boyalı doğan bebeklerden %8,02'sinin doğumhanede resüsitasyon ihtiyacı olmuştur ve 1. ve 5. dakika APGAR skoru ortalamaları daha düşük bulunmuştur; kontrol grubu ile karşılaştırıldığında bu veriler istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,001, p=0,004). Mekonyum boyalı doğan bebeklerden %40,35'i, amniyon mayide mekonyum olmayan bebeklerden %17,72'si yenidoğan yoğun bakım ünitemize yatırılmıştır; çalışma grubundaki bebeklerden %75,76'sına doğumhaneden, kontrol grubundaki bebeklerden ise %39,53'üne doğumhaneden yatış yapılmıştır. Yatış oranlarının çalışma grubunda daha yüksek olduğu ve yaşamın daha erken saatlerinde yatış ihtiyacı olduğu saptanmıştır (p=0,0001). Yatış tanıları arasında intrauterin büyüme kısıtlılığı (IUBK), yenidoğanın geçici takipnesi (TTN) ve MAS daha sık görülmüştür (p<0,05). Mekonyum boyalı doğan bebeklerin %4,64'ü asfiksi tanısı almıştır; asfiksi varlığı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,006). Solunum desteği mekonyum boyalı doğan bebeklerin %20,68'ine verilmiştir, bu gruptaki bebeklerde daha çok solunum sıkıntısı görüldüğü saptanmıştır (p=0,0001). Antibiyotik kullanımı mekonyum boyalı doğan bebeklerde istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,0001). Gruplar arası laboratuvar değerleri karşılaştırıldığında çalışma grubundaki bebeklerin laktat dehidrogenaz (LDH) ve kreatin kinaz (CK) değerlerinin ortalamaları anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,009, p=0,0001). Kordon kan gazları incelendiğinde pH, bikarbonat (HCO3), baz açığı değerlerinin ortalaması mekonyum boyalı doğan bebeklerde anlamlı derecede düşük bulunurken, parsiyel karbondioksit basıncı (pCO2) ve laktat değerlerinin ortalaması bu grupta anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05); bu bebeklerden %20,47'sinin kordon kan gazında pH değeri 7,2 ve 7,2'nin altında saptanmıştır. Sonuç: Gestasyon haftasının artması mekonyum boyalı doğum için risk faktörü olarak saptanmıştır. Mekonyum boyalı doğan bebeklerde solunum sıkıntısı daha fazla görülmüş ve daha yüksek oranda hastane yatışı gerekmiştir; aynı zamanda doğumhanede resüsitasyon ihtiyacı ve asfiksi görülme oranı daha fazla bulunmuştur. Mekonyum boyalı doğan bebeklerin sorunlarının bilinmesi bu bebeklerin doğum sonrası izlemlerin multidisipliner bir yaklaşımla yönetilmesi, kısa ve uzun dönemde meydana gelebilecek morbidite ve mortalitenin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Anahtar kelimeler: Mekonyum, mekonyum boyalı amniyon sıvısı, mekonyum aspirasyon sendromu, yenidoğan, morbidite